Browsing: RÖPORTAJ
Nefesli çalgıları ustası Meriç Demirkol ile klasikten caza uzanan çok katmanlı müzik yolculuğu ve sanat yaşamı.
Ankaralı blues grubu Jumpin’ Cats, Blues Aperitiv yarışmasında kazandığı birinciliğin ödülü olarak, 2026 Kasım’ında Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenecek Blues Alive festivalinde sahne almaya hak kazandı. Bu başarıyı fırsat bildik ve grup üyeleriyle, blues’un çekiciliği, Ankara’nın blues geleneği ve müzikal hedefleri üzerine söyleşi gerçekleştirdik.
35. Akbank Caz Festivali’nde doğan, Akbank Sanat sahnesinde büyüyen bir fikir… Ediz Hafızoğlu’nun Jazz Meets Rap projesi, cazın doğaçlamacı dili ile rap’in keskin sözünü aynı groove içinde buluşturuyor. Nazdrave köklerinden beslenen bu yapı, bir füzyondan çok, birlikte düşünmeyi öğrenmiş bir müzik hâli.
Interview with Cape Town Internatioal Jazz Festival director Georgia Jones. Behind the Scenes informations from CTIJF2026
Ayşegül Yeşilnil’in hikâyesi sadece ürettiklerinde değil, kaybettiğini sandığı duyuyu nasıl geri çağırdığında gizli. Müzisyenin 39 yıldır süregelen müzik serüvenini, sahnenin o tarif edilmez büyüsünü, işitme kaybıyla sınanan bir hayatı ve sanatı yeniden doğuşa çeviren iradesi üzerine konuştuk.
Recep Ordu’nun hikâyesi, dinleyerek, izleyerek, düşe kalka öğrenerek kendi yolunu açan birinin hikâyesi. Jen Sessions ise bu yolun sahnedeki karşılığı gibi duruyor. Prova edilmeden kurulan, risk alan, farklı insanları ve farklı sesleri bir araya getiren canlı bir buluşma alanı.
Ayşegül Yeşilnil’in 1995’de kaydedilen ve türlü nedenlerle dinleyisine ulaşamayan albümü Rüzgâra Şarkılar Söyle, dijital dünyanın içinde yeniden doğuyor, nefes alıyor.
Beyaz yakalı bir hayatın ardından mutfağa yönelen Cenk Akkaya, Britanya Kolombiyası’na uzanan yolculuğunda ritmini kaybetmemiş. Penticton’daki mutfağında bugün hem Anadolu’nun hafızasını hem de müziğin disiplinini taşıyor.
İstanbul’da başlayan bir merak, New York’un jam session gecelerine uzanıyor. Cemre Necefbaş için caz yalnızca bir müzik değil; ustalardan öğrenilen, şehirler arasında büyüyen ve her sahnede yeniden kurulan bir dil.
Çocukluktan beri hayatının doğal bir parçası olan ses, zamanla sahneye, besteye ve cazın özgür alanına dönüşüyor. Fulya Akça ile şarkı yazarken beslendiği duyguları, sahne heyecanını ve cazın onun için neden bir aşk ve sığınak olduğunu konuştuk. İçtenlik, onun müziğinin merkezinde duruyor.

