Browsing: Rock

Bundan tam 25 yıl önce herkes ona, kariyeri bitti gözüyle bakarken Robbie Williams, Life Thru a Lens adını taşıyan ilk solo albümünü yayınladı. 1995 yılında Take That grubundan ayrılığı sonrası girdiği derin bunalım ve madde bağımlılığı karşısında tedavi gördüğü dönemde hazırladığı albüm, Brit Pop marşına da ev sahipliği yapıyordu. Robbie Williams’ın en sevilen şarkılarına orkestral yorum kattığı Robbie Williams XXV hakkında bir şeyler söylemek gerekiyor.

Şanslı birileri Londra’da, Crazy Coqs adlı canlı performans salonunda Barb Jungr’un Leonard Cohen şarkılarını yorumladığı bir konsere tanık olmuşlar. Şurdan anlıyoruz; üzerinden iki aydan biraz uzun süre bile geçmemişken, 75 dakikalık bu konserden 5 parçayı içeren bir EP yayınlandı. Bu muhteşem performansa tanık olamamaya mı hayıflanmalıyız, yoksa bu kaydın yayınlanmış olmasına mı şükretmeliyiz, orası tartışmalı.

80’lerin sonunda veya daha sonra doğup Queen şarkılarıyla tanışan kuşaklar grubun yeni bir şarkısını dinleme şerefine nail olamadı. En azından biz öyle olduğunu düşünüyorduk. Ta ki bu yılın Eylül ayında bir açıklama gelene kadar. Grubun davulcusu Roger Taylor 13 Ekim’de daha önce dinleyicilerle hiç paylaşılmamış bir şarkıyı yayınlayacaklarını duyurdu. Bu, elbette büyük bir olaydı. 33 yıl önce yayınlanan The Miracle albümünden çıkartılan Face It Alone isimli şarkı 13 Ekim’de dinleyiciyle buluştu.

Evet; asıl adı Malcolm John Rebennack Jr. 1968 yılında yayınlanan Gris Gris aynı zamanda zirve albümü olarak kabul ediliyor. Bu ilk albümde 19. Yüzyıldan bir vudu dininden esinlenerek bir karakter yarattı kendisine ve bu kahramanın ismiyle rock tarihindeki yerini aldı. Bu isim hepinizin bildiği gibi Dr. John’du; Dr John olarak gerçek bir efsaneydi ve 2019 yılında yitirdik onu.

İkonik kadın figürlerimden biri Suzi Quatro. Onu sıradışı buluyorum. Kısa boyuna rağmen bir silah gibi tuttuğu bas gitarı ve sahnede giydiği tüm bedenini saran tulumları ile fantastik bir super hero kahramanı benim için. Suzi bu yıl bir albüm yayınlayarak, sevenlerine büyük bir sürpriz yaptı; 1960’ların ve 1970’lerin popüler rock ‘n’ roll ve soul klasiklerini kendine özgü müzikalitesi ile yorumluyor. Kışkırtıcı, cezbedici ve sert!

John Lennon, 1975 yılında oğlu Sean‘ın doğumuyla müziğe 5 yıllık bir ara vermiş; bu süreç içerisinde dünyadan uzaklaşmış, evinde çocuk bakmış, evinin erkeği olmuştu. Ancak bu simge şarkı yazarı 1980 Haziran’ında Yoko Ono’nun astroloji danışmanlarının önerileri üzerine Amerika Birleşik Devletleri’nden bir yatla yola çıktı ve bu zorlu ve tehlikeli yolculuk sonucu ulaşılan adanın ismi Bermuda’ydı.

David Bowie’nin neden iki farklı göz rengine sahip olduğunun hikayesi, tam olarak yukarıda aktardığım şekilde gerçekleşiyor. Siz DarkBlueNotes okuyucularından benim de nacizane bir ricam var. Lütfen bu makalenin altında yer alan yorumlar kısmına, en sevdiğiniz David Bowie şarkısını ya da albümünü yazabilir misiniz? İnanılmaz merak ediyorum hangi şarkısı ya da albümü okuyucular arasında en çok seviliyor. Ve son olarak bir sırrımı paylaşmak istiyorum. David Bowie sevgisi, benim gözlerimi kör etti.

Multi-enstrümantalist, söz yazarı, ses mühendisi ve prodüktör kimliğiyle tanıdığımız Alan Parsons, özgün ve yenilikçi ritmik örgüler ekseninde kurduğu müzikal çatısıyla solo kariyerine ivme kazandırmaya devam ediyor.…

Talking Heads dinler misiniz? Ben dinlerim ve çok severim. Tabiri caizse acayip bir gruptur Talking Heads. Herşeyden önce çok değişik bir ses örgüsüne sahiptir ve buna ek olarak da yaptığı müziğe şaşırır kalırsınız. 1977 tarihli kendi isimlerini taşıyan ilk albümden kariyerlerini sonlandıran 1988 tarihli Naked albümü dahil toplam 8 albümde de geçerlidir bu durum.

Düşünsenize, şöhretli bir sanatçısınız. Kimliğinizin en bilinen parçası, doğaldır ki, ürettikleriniz. Bir gün başınıza bir dert musallat oluyor ve kendinize geldiğinizde zanaatınız hakkında hiçbir şey hatırlamıyorsunuz. Hiç-bir-şey! Geride bıraktığınız yaşamınızı anlamlandıran en temel olgu artık yok. Mecazi anlamda siz artık yoksunuz. Nasıl hissederdiniz?