Judith Hill ten renginin onu bağladığı köklerinin, soyadını aldığı ebeveynlerinin ve en önemlisi yaşadığı zamanın müziğinin, bazen toplamını, bazen de bileşkesini yapıyor. 11 Kasım Cuma akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki konsere gideceklere, şüphe duymadan söyleyeceğim net özet şudur: Hatasız çalan bir gruptan ve muhteşem vokale sahip bir müzisyenden iyi müzik dinleyeceksiniz; eğleceneksiniz ve konserden gülümseyerek çıkacaksınız!
Browsing: Rock/Pop
80’lerin sonunda veya daha sonra doğup Queen şarkılarıyla tanışan kuşaklar grubun yeni bir şarkısını dinleme şerefine nail olamadı. En azından biz öyle olduğunu düşünüyorduk. Ta ki bu yılın Eylül ayında bir açıklama gelene kadar. Grubun davulcusu Roger Taylor 13 Ekim’de daha önce dinleyicilerle hiç paylaşılmamış bir şarkıyı yayınlayacaklarını duyurdu. Bu, elbette büyük bir olaydı. 33 yıl önce yayınlanan The Miracle albümünden çıkartılan Face It Alone isimli şarkı 13 Ekim’de dinleyiciyle buluştu.
En sonda söylenmesi gerekeni en başta söylemek istiyorum. Elimdeki albüm belki de tüm zamanların en iyi saygı albümlerinden biri ve bu albüm ile blues ve rock tarihinin ikonik isimlerinden Johnny Winter anılıyor.
Evet; asıl adı Malcolm John Rebennack Jr. 1968 yılında yayınlanan Gris Gris aynı zamanda zirve albümü olarak kabul ediliyor. Bu ilk albümde 19. Yüzyıldan bir vudu dininden esinlenerek bir karakter yarattı kendisine ve bu kahramanın ismiyle rock tarihindeki yerini aldı. Bu isim hepinizin bildiği gibi Dr. John’du; Dr John olarak gerçek bir efsaneydi ve 2019 yılında yitirdik onu.
İkonik kadın figürlerimden biri Suzi Quatro. Onu sıradışı buluyorum. Kısa boyuna rağmen bir silah gibi tuttuğu bas gitarı ve sahnede giydiği tüm bedenini saran tulumları ile fantastik bir super hero kahramanı benim için. Suzi bu yıl bir albüm yayınlayarak, sevenlerine büyük bir sürpriz yaptı; 1960’ların ve 1970’lerin popüler rock ‘n’ roll ve soul klasiklerini kendine özgü müzikalitesi ile yorumluyor. Kışkırtıcı, cezbedici ve sert!
John Lennon, 1975 yılında oğlu Sean‘ın doğumuyla müziğe 5 yıllık bir ara vermiş; bu süreç içerisinde dünyadan uzaklaşmış, evinde çocuk bakmış, evinin erkeği olmuştu. Ancak bu simge şarkı yazarı 1980 Haziran’ında Yoko Ono’nun astroloji danışmanlarının önerileri üzerine Amerika Birleşik Devletleri’nden bir yatla yola çıktı ve bu zorlu ve tehlikeli yolculuk sonucu ulaşılan adanın ismi Bermuda’ydı.
Konuya ait metaforumu şu cümle ile ifade edebilirim. “Bir İngiliz, bir İngiliz’i ancak bu kadar güzel gömebilir.” The Who bateristi Keith Moon, İngiliz içten yanmalı motor(a sahip) Rolls Royce’unu egzantrik bir şekilde bir gecede harcadı. Fatura ise The Who’ya vahşice çıktı.
David Bowie’nin neden iki farklı göz rengine sahip olduğunun hikayesi, tam olarak yukarıda aktardığım şekilde gerçekleşiyor. Siz DarkBlueNotes okuyucularından benim de nacizane bir ricam var. Lütfen bu makalenin altında yer alan yorumlar kısmına, en sevdiğiniz David Bowie şarkısını ya da albümünü yazabilir misiniz? İnanılmaz merak ediyorum hangi şarkısı ya da albümü okuyucular arasında en çok seviliyor. Ve son olarak bir sırrımı paylaşmak istiyorum. David Bowie sevgisi, benim gözlerimi kör etti.
Evet; Buika gerçekten büyülü bir ses ve kariyerinin en güzel şarkılarını okumak için İstanbul ve Ankara’nın ardından 26 Ağustos 2022’de bu kez Antalya’da.
Onu ilk izlediğimde yek bir piyano ve çıplak sesi vardı sahnede. Koyu yeşil, önü kısa, arkası uzun, bacaklarını boydan boya açıkta bırakan drapeli bir elbise giymişti ve o buğulu sesi ile bir dişi aslan gibi kükrüyordu. Her yerde mumlar yanıyordu. Arada bir flamenko dans ediyordu. Bacakları, ayakları, albümlerini sürekli döndürdüğüm sesi canlı olarak karşımdaydı ve muhteşemdi.

