Keith Richards’ın “Biz blues’un piçleriyiz” cümlesi, bir müzik türünü sahiplenmekten çok, onunla araya konulan mesafeyi tarif ediyor. Cümle, blues’un içinden doğmamış ama onunla büyümüş bir geleneğin…
Browsing: 2026
Following The White Rabbit, ait olmanın değil arayışta kalmanın müziği. Çağrı Sertel, minimalist piyanosuyla dinleyiciyi köksüzlük, merak ve dönüşüm arasında dolaşan sezgisel bir iç yolculuğa davet ediyor.
Ayşegül Yeşilnil’in 1995’de kaydedilen ve türlü nedenlerle dinleyisine ulaşamayan albümü Rüzgâra Şarkılar Söyle, dijital dünyanın içinde yeniden doğuyor, nefes alıyor.
Brownswood Recordings etiketiyle Vinyl olarak da yayınlanan yeni Yussef Dayes albümü “Live From Mt. Fuji”, en net ifadeyle ‘canlı’ bir albüm.
In Two Minds, Ruben Fox’un müzisyenliği ve sanatsal yaklaşımı hakkında net bir fikir edinebileceğiniz, birkaç kez dinlemeyi isteyeceğiniz nitelikte, ‘caz gibi caz’ albümü.
Peter Somuah, ACT etiketli yeni albümü Walking Distance ile cazın dilini Accra’dan Rotterdam’a uzanan bir hat üzerinde yeniden kuruyor. Highlife ritimleri, modern caz armonileri ve sokakların gündelik hareketi bu albümde aynı yürüyüşün parçalarına dönüşüyor.
13 Mart 2026’da SteepleChase Records etiketiyle yayımlanan yeni Kirk Knuffke albümü Brother, Yusef Lateef besteleri üzerinden cazın hafızasına dokunan zarif bir trio kaydı.
Philadelphia’nın ağır caz mirasını sırtlanmadan, onunla birlikte yürüyen bir trio kaydı. Philly 3, James Fernando’nun sakin ama iddialı liderliğinde, geleneği güncelleyerek piyano trio formuna yeni bir nefes kazandırıyor.
Pyroclastic Records etiketli yeni Simon Hanes albümü Gargantua, müzisyenin obur ve cesaretli deneyciliğini gösteriyor ki ileride müzik tarihinde belirli yerini bulacak işler üretebileceğini de ima ediyor.
Duke Ellington: Copenhagen 1964, arşiv meraklıları için bir koleksiyon parçası olmanın ötesinde, 1960’ların ortasında büyük orkestra cazının nasıl evrildiğini gösteren canlı bir belge. Burada geçmiş, gelecek ve an aynı anda duyuluyor.

