Black Nile’in Indigo Garden albümü, çağdaş cazın teknik gösterişten uzaklaşıp birlikte düşünme hâline dönüştüğü bir manifesto niteliğinde. Bu müzik, birbirine yer açan, birbirini dinleyen bir kolektifin sesi. 2026’nın en içe dönük, en derin işlerinden biri, gürültü yapmadan büyüyor.
Browsing: 2026
Bir konser kaydı gibi açılıyor ama kısa sürede bambaşka bir şeye dönüşüyor: Live in Europe, Billy Mohler’ın bestelerini sahnede yeniden düşünmeye bıraktığı, parçaların çözülüp yeniden kurulduğu ve müziğin kontrolsüz ama dağılmadan akabildiği nadir anların kaydı.
Honora, kusursuz bir caz albümü değil; Flea geçmişle temas ediyor, sanatçı dinleyicisine kendi evrenini açıyor, bugünün içinde dolaşan bir anlatıyı aktarıyor bizlere.
Immanuel Wilkins, Yeni Coltrane’lerden. Saksofonuyla hem derinlerindeki hem de yüzeyindeki kendi Coltrane’i ile iletişim içinde çalıyor gibi hissediyorum. Coltrane hep rehber. Dönüp dolaşıp atıf yapılacak bir Platon, bir Aristoteles gibi işliyor bu müzisyenler için.
1997’den bugüne uzanan bu kayıt, zamanı askıya almış bir sesin geri dönüşü. Yuri Honing’in White House’u, geçmişin içinden bugüne sızan, şehrin ritmini ve hafızanın derinliğini taşıyan bir hatırlama hâli.
Modern big band estetiğini kültürel hafıza ve kimlik arayışıyla buluşturan Alkebulan, 2026’nın en güçlü büyük orkestra caz kayıtlarından biri olarak öne çıkıyor.
İsveçli vokalist Stella Gustin, ilk albümü Stella Gustin Sings ile cazın en tanıdık şarkılarını yeniden söylemekten çok, onları yeniden hissetmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Keith Richards’ın “Biz blues’un piçleriyiz” cümlesi, bir müzik türünü sahiplenmekten çok, onunla araya konulan mesafeyi tarif ediyor. Cümle, blues’un içinden doğmamış ama onunla büyümüş bir geleneğin…
Following The White Rabbit, ait olmanın değil arayışta kalmanın müziği. Çağrı Sertel, minimalist piyanosuyla dinleyiciyi köksüzlük, merak ve dönüşüm arasında dolaşan sezgisel bir iç yolculuğa davet ediyor.
Ayşegül Yeşilnil’in 1995’de kaydedilen ve türlü nedenlerle dinleyisine ulaşamayan albümü Rüzgâra Şarkılar Söyle, dijital dünyanın içinde yeniden doğuyor, nefes alıyor.

