Browsing: VİTRİN
Honora, kusursuz bir caz albümü değil; Flea geçmişle temas ediyor, sanatçı dinleyicisine kendi evrenini açıyor, bugünün içinde dolaşan bir anlatıyı aktarıyor bizlere.
Immanuel Wilkins, Yeni Coltrane’lerden. Saksofonuyla hem derinlerindeki hem de yüzeyindeki kendi Coltrane’i ile iletişim içinde çalıyor gibi hissediyorum. Coltrane hep rehber. Dönüp dolaşıp atıf yapılacak bir Platon, bir Aristoteles gibi işliyor bu müzisyenler için.
1997’den bugüne uzanan bu kayıt, zamanı askıya almış bir sesin geri dönüşü. Yuri Honing’in White House’u, geçmişin içinden bugüne sızan, şehrin ritmini ve hafızanın derinliğini taşıyan bir hatırlama hâli.
Modern big band estetiğini kültürel hafıza ve kimlik arayışıyla buluşturan Alkebulan, 2026’nın en güçlü büyük orkestra caz kayıtlarından biri olarak öne çıkıyor.
Her aşkta olduğu gibi, kendimizi anılar denizine atmıştık. Etrafımızı çoktan bedelini ödediğimiz imkansızlıklar sarmıştı. Her kulaçta aşktan biraz daha uzaklaşmıştık. Elimizde bir tek hatıralar kalmıştı. Hatıralar nasıldır? Bilirsiniz; size bazen bir elmas getirir ve bazen de yıllanmış bir pas…
İsveçli vokalist Stella Gustin, ilk albümü Stella Gustin Sings ile cazın en tanıdık şarkılarını yeniden söylemekten çok, onları yeniden hissetmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Keith Richards’ın “Biz blues’un piçleriyiz” cümlesi, bir müzik türünü sahiplenmekten çok, onunla araya konulan mesafeyi tarif ediyor. Cümle, blues’un içinden doğmamış ama onunla büyümüş bir geleneğin…
Following The White Rabbit, ait olmanın değil arayışta kalmanın müziği. Çağrı Sertel, minimalist piyanosuyla dinleyiciyi köksüzlük, merak ve dönüşüm arasında dolaşan sezgisel bir iç yolculuğa davet ediyor.
20. yüzyıl ile 21. yüzyıl arasında estetik köprü kuran bir müzisyen James Hunter ve yeni albümü Off the Fence, modernliği radikal bir kırılmada değil, bilinçli bir sadelikte arıyor.
Brownswood Recordings etiketiyle Vinyl olarak da yayınlanan yeni Yussef Dayes albümü “Live From Mt. Fuji”, en net ifadeyle ‘canlı’ bir albüm.

