Ahmet Ertegün, yalnızca bir yapımcı ya da iş insanı değildi. O, sesi duyan ve o sesi dünyaya taşıyan bir köprüydü. Ve bazı köprüler, üzerinden geçildikten sonra bile varlığını hissettirmeye devam eder.
Browsing: Duke Ellington
Duke Ellington: Copenhagen 1964, arşiv meraklıları için bir koleksiyon parçası olmanın ötesinde, 1960’ların ortasında büyük orkestra cazının nasıl evrildiğini gösteren canlı bir belge. Burada geçmiş, gelecek ve an aynı anda duyuluyor.
Nisan ayında doğmuş iki caz efsanesinin dostluğu ve harikalar yaratan müzikal ortaklığı: Ella Fitzgerald & Duke Ellington
Mine Gürevin Dünya Caz Günü’nü caz tarihinin en büyük efsanelerinden birisinin portresi ile kutluyor: cazı sanat mertebesine yükselten Duke Ellington ve Harlem Rönesansı.
Dexter Gordon! Saksofonunu eline her aldığında, hayatın bütün o karmaşası bir anda düzene girer, sesi bir gölge gibi üzerimize düşerdi; sakin, ağır ve unutulmaz…
Başak Oksay, Henry Mancini imzalı The Pink Panther müziklerinden başlayarak caz müzisyenlerinin sinemaya katkılarını yazdı.
Andaç Üzel, solo Thelonious Monk albümlerine dalıyor, karşılaştırmalı kayıtlarla cazın en eksantrik müzisyeninin dünyasında dolaşıyor.
Mine Gürevin, Ella Fitzgerald ile caz standartlarının izini sürüyor. Songbook serisinin ikincisinde Duke Ellington var.
Ben Webster, caz âleminde bir saksafon devi olmanın ötesinde, müzik dünyasında kalıcı iz bırakan nadir icracılardan biriydi. Turgay Kantürk yazdı.
Turgay Yalçın, yazamama krizini aşmanın çaresini Murakami’de arıyor, yaşadığı mahallede çıktığı yürüyüşlere eşlik eden müziği yazıyor.

