Art Tatum ve Thelonious Monk: Mine Gürevin, iki caz dehasının piyano çalma becerileri ve parmakları hakkında yazdı, etkileşimlerini inceledi.
Browsing: Duke Ellington
Efsanevi müzisyene saygı duruşu. Mine Gürevin’den, modern cazın başlangıcını da anlatan, saksofonun babasının epik kariyerine yakışır bir Coleman Hawkins portresi.
Yeni Gonzalo Rubalcaba albümü Borrowed Roses, tümüyle standartlardan ve popüler şarkılardan oluşan ilk albümü; solo çaldıklarınınsa üçüncüsü.
Sahnede bir piyano, bir tabure ve bir piyanist.
Piyanist tuşlara yumuşakça dokunuyor, çekiç tele dokunuyor; sertçe vuruyor, çekiç de tele sertçe vuruyor. Çekiçler ve teller, tuşeye, piyanistin dokunma şekline öylesine mükemmel cevap veriyor ki, bu olsa olsa bir sihir. Nasıl ki parmakları vücudunun organik bir parçası, piyano ona cevap verdikçe parmaklarıyla tuşlar birleşiyor, piyanist o devasa enstrumanla yekvücut oluyor. Tuş da piyanist, tel de, pedal da, çekiç de… Mindiff işte böyle başlıyor.
Tren kalkmak üzere, düdüğü birazdan çalacak. New York uyanıyor. Tan ağarıyor. Uykulu insanlar tren garına varıyorlar. Kalıba dökülen pirinç, altın sarısı üflemeli çalgılara dönüşüyor. Eline bir kalem alan Duke Ellington Daybreak Express’in giriş notalarını yazmaya başlıyor.

