Browsing: VİTRİN
Seksenlik davulcu Al Foster‘ın, modern cazın birinci sınıf müzisyenlerinden kurulu grubuyla birlikte kaydettiği yeni albümü, uzun kariyerinde birlikte çalıştığı efsane caz müzisyenlerini şereflendiriyor.
New York’lu saksofonist Owen Broder’ın Hodges’ın müzikal kütüphanesine merak sarması kendisinin müzikle ilk tanıştığı dönemlere denk geliyor. Ellington orkestrasındaki konumuyla başlayan bu hayranlık, Hodges’ın grup lideri olarak kayıtlar gerçekleştirmesi ve kendisine daha geniş doğaçlama alanları açmasıyla devam etmiş. ** New York based saxophonist Owen Broder‘s interest in Hodges’ musical library coincides with his first encounter with music. This admiration, which began with his position in the Ellington orchestra, continued as Hodges recorded as bandleader and opened up more improvisational spaces for himself.
Morten Schantz 1980 Danimarka doğumlu bir piyanist ve kompozitör. Piyanoyla tanışması henüz ergenken 90’ların sonlarına denk gelmiş. 2005`de kurduğu JazzKamikaze‘yle beş kıtayı turlamış, müzikal deneyimler kazanmış. Passenger pandeminin ve izolasyon sürecinin en yoğun yaşandığı dönemlerden Mayıs 2020’de Kopenhag’da yer alan Kole Studios’da kaydedildi ve 2022 yılında April Records aracılığıyla raflarda yerini aldı. Albümde kendisine 15 yıllık yol arkadaşları kontrbasçı Morten Ankarfeldt ve davulcu Janus Templeton eşlik ediyor.
Live in Marciac, müziğin, insanların arasındaki yapay ayrımları yok edebilme gücünü hatırlamamıza vesile oluyor. Rubalcaba’nın çalışı bir şarkıcıya nasıl eşlik edilmesi gerektiğinin ansiklopedik karşılığı neredeyse. Nerede geri durması, ne zaman vokale yön vermesi gerektiğini çok iyi bilen bir piyanist.
Piyanist Orrin Evans, basçı Eric Revis ve davulcu Nasheet Waits’den oluşan Tarbaby grubu beşinci albümünü kısa süre önce yayınladı. Daha önce de grupla çalmış olan efsanevi saksofoncu Oliver Lake’ın konuk sanatçı olarak yer aldığı albümün tanıtımını yapalım ve bu vesileyle grubun öyküsünü de aktaralım istedik.
Korhan Futacı, kendini konfor alanından çıkmaya teşvik eden ve kalıplara uymayan bir müzisyen. İcra ettiği müziğin imkânlarını genişletmekten çekinmeyen sanatçı, tamamı sözlü şarkılardan oluşan yeni uzunçalarında mistik bir deneyim sunuyor. Diskografisinde kararlı bir şekilde yalnızca kendi sanatsal çizgisini izleyen sanatçının nitelikli çalışması Karmaşaya Aşina, aynı zamanda yerli alternatif müzik sahnesi için kıymetli bir kilometre taşı.
Her ne kadar, caz, dünyanın her köşesine yayılmış bir müzik türü olsa da bazı şehirlerin isimleri cazla özdeşleşmiş durumda. Misal, cazı erken dönem icralarıyla tanıyanlar için New Orleans; modern dönem cazını takip edenler için New York bu türün en ‘iyi’ yapıldığı şehirleri simgeliyor. Cazı tutku düzeyinde sevenler için ise durum o kadar basit değil. Öyle şehirler var ki, sadece geçmişin değil günümüzün cazına yaptıkları katkıyla da önemlerini koruyorlar. Örnek mi? Rüzgarlı şehir Chicago.
Yeni Eric Alexander albümü Gentle Ballads VI farklı dinleme biçimlerine açık. Kendinizi tümüyle teslim etmediğinizde sakince akıyor. Yüzeyi sakin, dalgasız. Dibe dalındığında ise müzik berraklığını kaybetmeden hareketleniyor; nezaketle ve sükunetle ilerleyen icraların içinde ortaya koyulan zengin fikirlerin derinliği ve akışın mükemmel detayları belirginleşmeye başlıyor.
Chicago’lu gitarist Tim Fitzgerald, Wes Montgomery’i çok seven bir müzisyen. İnsanın sevdiği müzisyenin adımlarına basarak yürümesinden daha güzel bir şey olabilir mi? Bu uğurda 20 yıldan fazla süredir Montgomery’nin nevi şahsına münhasır, stil sahibi ve duyulara hükmeden müziğini tahlil edebilmek için çalışıyor.
Nerede görürsem göreyim Monk ismine kayıtsız kalamayanlardanım. Bir albümde Monk bestesi varsa, en azından hızlıca kulak verilmeyi, eğer ilk intiba iyi ise derinlemesine dinlenmeyi hak ediyordur. Aynı durum Shorter ve Ellington başta, caz standartlarından orijinal bestelere geçiş dönemindeki büyük besteci-müzisyenler için de geçerli. Çok öznel bir dinleme şekli, haklısınız ama kendi içinde tutarsız da gözükmüyor sanki. Her şeyden önce bu durum liderin caza bakış tarzını, zanaata bağlılığını yansıtır. Öte yandan bir gövde gösterisi de sayılabilir. Öyle ya, bestecisi tarafından zamanında mükemmel şekilde icra edilmiş olmaları bir yana, neredeyse her caz müzisyeni tarafından çalınmış bestelere yeni bir yorum getirmeye niyetlenmek cesaret işi.

