Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    VİTRİN

    Chicago’dan Sevgilerle: Adam Larson

    Turgay YalçınBy Turgay Yalçın9 Eylül, 2022

    Her ne kadar, caz, dünyanın her köşesine yayılmış bir müzik türü olsa da bazı şehirlerin isimleri cazla özdeşleşmiş durumda. Misal, cazı erken dönem icralarıyla tanıyanlar için New Orleans; modern dönem cazını takip edenler için New York bu türün en ‘iyi’ yapıldığı şehirleri simgeliyor. Cazı tutku düzeyinde sevenler için ise durum o kadar basit değil. Öyle şehirler var ki, sadece geçmişin değil günümüzün cazına yaptıkları katkıyla da önemlerini koruyorlar.

    Örnek mi? Rüzgârlı şehir Chicago.

    Birçok insan için New Orleans cazın doğumunu simgeliyor olabilir ancak swing çağının kuluçka merkezi Chicago olmuş. Great Migration, Büyük Göç olarak anılan hareketlilikte ABD’nin yoksul bölgelerinden Chicago gibi büyük şehirlere 6 milyon insanın göç ettiğini yazıyor tarihçiler. İşçi sınıfının yanı sıra King Oliver, Jelly Roll Morton ve Louis Armstrong gibi cazın öncül isimleri de sefahatın, varsıllığın sembolü olan Chicago’ya taşınmış. Alkol yasağının büyüttüğü devasa eğlence sektöründen akan para ile caz, hem müzisyenler hem de halk arasında yaygınlaşmış ve büyük orkestra müziğinin temelini oluşturan swing bu şehirde olgunlaşmış. 2. Dünya Savaşı sonrasında merkezin New York’a kayışına değin Chicago’nun adı cazla anılmış.

    Serbest cazın ya da daha doğru ifadeyle cazda serbest doğaçlamanın öncülleri olarak Cecil Taylor, Ornette Coleman ve John Coltrane isimleri -haklı olarak- anılıyor olsa da bu türdeki niteliksel sıçramanın yaşandığı şehirlerden birisi yine Chicago olmuş. Büyük göç ile şehre taşınanların çocuklarının temelini oluşturduğu AACM* kolektifi sadece serbest doğaçlamanın değil aynı zamanda Afro Amerikan özgürlük hareketinin de savunucusu, avukatı olmuş.

    Serbest doğaçlamanın geleneğin bir parçası haline gelmesinde; bir tavır ve üslup olarak günümüzün straight-ahead müzisyenlerinin stillerine dahi nüfuz etmesinde kilit role sahip AACM hareketi, tüm canlılığıya yaşamaya ve gelişmeye devam ediyor.

    Tabii ki bebop sonrası cazın güleryüzlü biçimini oluşturan Eddie Harris, Gene Ammons; hard bop stilinin büyük ustaları Johnny Griffin, Clifford Jordan ve her haliyle parexcellence Von Freeman gibi büyük ustalar, tenor saksofonun korkusuzları Ari Brown ve Fred Anderson da hep Chicago’lu.

    Şairin “bir içimi genç ormanları yüzyıllığa büyüten diri su”** dediği, Chicago’nun ırmağı olsa gerek.

    Chicago’nun caz öyküsü başka bir zaman daha geniş yazılmayı hak ediyor. Biz bu girizgaha vesile olan albümü tanıtmaya geçelim.

    New York’ta yaşayan besteci ve saksofoncu Adam Larson‘ın yeni albümü Şubat ayında Outside in Music etiketiyle yayınlandı. “With Love, From Chicago” ile müzisyen, kariyerinin başında ihtiyaç duyduğu desteği sağladığını belirttiği şehre borcunu ödüyor. Kısa süre sonra tamamlanacak olan trio üçlemesinin bu ilk albümünde Larson’a basta Clark Sommers ve davulda Dana Hall eşlik ediyor.

    Larson, eleştirmen Nate Chinen’in dediği gibi ‘gelecek vaat ettiği erken yaşında fark edilen ve başarı için gerekli ne koşul varsa yerine getirmek için didinen’, çalışkan bir müzisyen. 2008-2014 arasında tam burslu olarak okuduğu Manhattan School’dan yüksek lisans diplomasıyla mezun olduktan sonra lider ya da eşlikçi olarak ABD’nin ve dünyanın kalburüstü tüm kulüplerinde sahne aldığı gibi Avrupa ve Uzak Doğu’da birçok ülkede konserler verdi. 2015’de ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “American Music Abroad” programına seçildikten sonra 35 gün süreyle, dörtlüsüyle birlikte, Afrika kıtasında turneye çıktı ve yaşamını adadığı cazın köklendiği toprakların müziği ile tanıştı.

    Halen UMKC Konservatuarı’nda Sanat Girişimciliği programında ders veren Larson’ın yayınlanmış 12 caz etüt kitabı var.

    Albüm üçü hariç Sommers veya Larson bestelerinden oluşuyor. Thelonious Monk’un son zamanlarda sık ziyaret edilen bestesi “We See” keskin, köşeli ve coşkulu bir üslupla yorumlanıyor.

    1948 tarihli caz standardı Portrait of Jennie icrası, liderin balad yorumlamadaki ustalığını sergilemesine imkan verdiği gibi, 20 yıldır birlikte çalan Hall ile Sommers arasındaki uyumun ne denli güçlü olduğunun da göstergesi.

    Larson “Twirl” ile, 2014’de Chicago’nun ünlü kulübü Jazz Showcase’de, Sommers ve Hall ile çaldığı ilk konserde gruba katılan ve her daim destekçisi olan saksofoncu John Wojciechowski’ye saygısını gösteriyor.

    Standart icraları Larson’ın çalışının klişelerden uzak olduğunu gösteriyorken, Sommers ve Larson imzalı orijinal besteler grubun kimyasının gücünü, üçlünün birbirine duyduğu güveni ortaya koyuyor. Üçlü, zekice kurgulanmış bestelerin armoni dizisinde kendinden emin ve titiz bir tavırla yürüyor.

    Açılış icrası, Larson bestesi Angolan Babysitter üçlünün güven ve güç gösterisi niteliğinde. Larson folk şarkısı kıvamındaki girişi coşkuyla çaldıktan sonra Hall ve Sommers’in etkileyici ritmik kurgusunun üstünde, melodiden çok uzaklaşmadan ama yeteri kadar renklendirdiği usta işi solosunu atıyor; liderle giriştiği atışma sonrasında Hall solosunu sunuyor ve sahneyi şarkının enfes melodisi ile kapatıyorlar. Son derece akıllı ve akıcı bir düzenleme. Larson’ın ritm desenlerinin ilhamını Afrika turnesi esnasında aldığını, bestenin B bölümündeki bas partisyonunu ise 2Pac‘ın “I Ain’t Mad at Cha” şarkısından ödünç aldığını ekleyelim.

    Dikkati çeken diğer bir icra ise Tierney’s Song. Larson, bu beste için, kendisi de vokalist olan eşi Tierney’nin güzelliğini yansıttığından emin oluncaya kadar üzerinde uzun süre çalıştığını söylüyor. Bana kalırsa, yazılacak sözlerle etkileyici bir pop baladı olmaya aday.

    Albümü kapatan ve her üçünün de solo aldığı Firestarter müthiş bir gövde gösterisi. Baş döndürücü bir ritmde mükemmel tekniklerini sergiledikleri bu Sommers bestesi sonrasında icrayı bir kez daha dinleme isteğine karşı koymak imkansız.

    Arkasında bıraktığı 7 albüme rağmen, adı yüksek sosyete müzisyenler arasında -henüz- anılmıyor olabilir ancak Adam Larson kökü geçmişte olan gelecek paradigmasının eksiksiz bir temsilcisi. Daha çok tanınmayı hak edecek donanıma sahip ve sanıyorum yakın gelecekte onu daha sık dinleyeceğiz.

    Rastlamayı boşverin; satınalın, indirin ya da açın Spotify’yı ve her anına Chicago ruhunun sindiği bu mükemmel post bop albümünü baştan sona dinleyin. Pişman olmazsınız, bana güvenin.

    *Association for the Advancement of Creative Musicians
    ** Turgut Uyar, “Büyük Kavrulmuş”

    AACM Adam Larson Caz Chicago Jazz
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleYeni Sezonuyla CSO ADA Ankara
    Next Article Şehirler, Yağmur ve Taksiler II: Singin’ In The Rain
    Turgay Yalçın

      Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

      Related Posts

      İki müzisyen, iki enstrüman ve bir ömürlük zarafet

      11 Haziran, 2026

      Harvie S ve zarif geri dönüşü: Bright Dawn

      11 Haziran, 2026

      Kenny Barron: So Many Lovely Things: Live in Brecon (Elemental 2026)

      11 Haziran, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle