Romeo ve Juliet: Aşk, Nefret, Ölüm ve Kader
“Daha acıklı bir öykü yoktur, bunu böyle bilin
Bu öyküsünden, Prokofiev’in “Romeo” için müziğinin”
— Balerin Galina Ulanova, Romeo ve Juliet’in 11 Ocak 1940 temsilinden sonra Prokofiev’e kadeh kaldırırken.
15 Mart Cumartesi günü İstanbul Devlet Opera ve Balesi yıllar sonra Rus besteci Sergei Prokofiev’in Romeo ve Juliet balesini prömiyerini yapacak. William Shakespeare’in ölümsüz oyununun oldukça çarpıcı bir uyarlaması olan eser, şüphesiz bale repertuarının en özel ve büyük eserlerinden birisi. 15 Mart günü prömiyeri yapılacak olan yeni İDOB yapımının koreografisini Brezilyalı koreograf Ricardo Amarante yaparken orkestrayı son yıllarda İDOB ile pek çok işe imza atan şef Zdravko Lazarov yönetecek. Balenin geçmişi ve ortaya çıkışı, bestecinin kullandığı çalgılar, eserin sahneleri ve yapısı gibi pek çok detayı mercek altına alacağım bu yazının yeni yapıma gitmeyi planlayan sanatseverler için bilgilendirici ve keyifli bir rehber olmasını umuyorum.
Prokofiev’in dokuz balesinden yedincisi olan Romeo ve Juliet’in çok acayip bir geçmişi var. Rusya’da rejim değişikliğine sebep olan Bolşevik Devrimleri sonrasında Sergei Prokofiev uzun bir süre yurtdışında gezgin bir hayat yaşadı. 1930’ların başında Büyük Buhran, bale ve operalarının Amerika ve Avrupa’da sahneye konulma ihtimalini ortadan kaldırınca, yeni eser siparişleri ve iş fırsatları için tekrar memleketi Rusya’ya yönelen Prokofiev, 1934 yılında St. Petersburg’daki Kirov Balesi ile (günümüzde Mariinsky) çalışan dramaturg Adrian Ivanovich Piotrovsky ile tanıştı. Piotrovsky, Prokofiev’e Romeo ve Juliet konusu üzerine bir bale yazmayı önerince, besteci bu teklifi kabul edip işe koyuldu. İkili, Rus yönetmen Sergei Radlov’un da yardımıyla eserin librettosu üstüne de çalıştı.

İlk başta Kirov Balesi’nde temsil edilmesi planlanan Romeo ve Juliet, Radlov’un Kirov’dan olaylı istifasıyla birlikte rafa kaldırıldı. Kirov işten çekilince, Prokofiev, Moskova’daki Bolshoi Tiyatrosu ile anlaştı. Fakat Prokofiev’i ve balesini büyük sorunlar bekliyordu. Neden mi? Öncelikle Bolshoi yetkilileri Prokofiev’in müziğinin bale müziğine benzemediğini ve o müziklerle dans edilemeyeceğini söylediler. Hatta bazıları balenin fazla kısa olduğundan, müziğin duyulmadığından ve ritimlerin fazla karmaşık olduğundan yakındılar.
Müzikle ilgili şikayetler dışında, William Shakespeare’in oyununun ilk basımının “Romeo ve Juliet’in Trajedisi” olarak yayınlamış olmasına ve son derece karamsar bir sonla bitmesine rağmen Prokofiev baleyi mutlu sonla bitirmişti! Bu, geleneğe çok bağlı olan ve modernizmin her türlüsüne karşı olan Sovyet kültürel otoriteleri arasında tartışmalara sebep oldu. Bu denli meşhur olan bir klasiğin değiştirilip adapte edilmesi söz konusu değildi. Ardından Sovyet otoritelerinin Prokofiev’e karşı şüpheli yaklaşımı ve Bolshoi yönetiminde yapılan değişiklikler yüzünden eserin temsili ertelendi, nihayetinde ise 1937 sezonunda temsil edilmesi planlanan bale hükümet tarafından Devrim’in 20. yılı için uygun bulunmayıp rafa kaldırıldı. Piotrovsky ise Dmitri Shostakovich’in bir balesine libretto yazması ve ‘modernist’ olması gerekçesiyle tutuklanıp esirken idam edildi. Bu karışıklıklardan dolayı Prokofiev balenin prömiyerini Çekoslovakya’da yapmak durumunda kaldı. Romeo ve Juliet, ilk defa Çekoslovakya’nın ikinci en büyük şehri olan Brno’daki Mahen Tiyatrosu’nda izleyicilerle buluştu. Brno’da sahnelenen yapım asıl balenin sönük bir gölgesinden ibaretti. Aslı 3 perdelik olan eser tek perde sahnelendi ve müziklerin sadece bir kısmı çalındı. Bale 1940 yılına kadar Sovyet Rusya’da sahnelenmedi. Sonunda Kirov’da sahnelendiğinde ise mutlu son değiştirilip eski trajik sona dönülmüş ve bale çok ciddi şekilde revize edilmişti.
Prokofiev eserde geniş bir orkestra kadrosu kullanıyor. Besteci standart bir üçlü orkestraya bazı farklı çalgılar ekleyerek geniş bir renk paleti ve güzel tınılar elde ediyor. Orkestra kadrosuna yapılan ilk ekleme, tenor saksafon. Orkestra kadrosunda kullanılan diğer alışılmadık enstrümanlar ise 1 kornet, 2 mandolin, ve 1 viola d’amore. Kornet; Romeo’nun, Capulet’lerin balo salonuna girişini duyuran enstrüman. Pek çok bakımdan trompete benzeyen bu tatlı aletin trompete kıyasla daha olgun ve yumuşak bir sesi var, ayrıca daha dar bir biçime sahip. Eser boyunca pek çok solo kısım çalan kornetin tınısı esere çok güzel uyuyor. Mandolinler ise üçüncü ve beşinci sahnelerdeki şenliklerde ön plana çıkıyorlar. Prokofiev, mandolinleri esere İtalyan-vari bir atmosfer katacak şekilde çok etkili kullanmış. Barok döneme ait, viyolanın atası niteliğinde bir enstrüman olan Viola d’amore ise eserin altıncı sahnesinde Romeo’nun Juliet’le vedalaşması sırasında çok güzel bir solo ile ön plana çıkıyor. Günümüzün 4 telli yaylı çalgılarına zıt olarak 6 veya 7 tele sahip olan viola d’amore viyolaya ve günümüz yaylılarına kıyasla çekingen titrek ve bence çok sevgi dolu bir sese sahip. Leopold Mozart “Keman Çalmanın Temel Prensipleri Üzerine Bir İnceleme” adlı eserinde bu çalgıdan bahsederken “özellikle gecenin sessizliğinde çok çekici” demiş. İDOB yapımında da bu dönem çalgısını göreceğimizi ummakla birlikte çok emin olamıyorum. Bakalım altıncı sahnedeki viola d’amore solosu gerçekten bu büyüleyici enstrümanda mı çalınacak yoksa soloyu standart bir viyoladan mı dinleyeceğiz.

Bale, 3 perde ve 1 epilogdan oluşuyor. 3 perdede sırasıyla 2, 3 ve 3 sahne var. Epilog (ya da 4. perde) ise 1 sahneden oluşuyor. Eserin konusuna çoğunuz aşinasınızdır: İtalya’nın Verona şehrinde birbiriyle çok uzun süredir kavgalı olan iki ailenin çocukları Romeo ve Juliet birbirlerine aşık oluyorlar fakat ailelerinden ve gerçekleşen bazı olumsuzluklardan dolayı bir araya gelemiyorlar. Prokofiev’in partisyonu, Shakespeare’in ünlü oyununun duygu dünyasını mükemmel bir şekilde destekliyor: aşk, arkadaşlık, masumiyet, onur, kader, zıtlık, ölüm… Bale müzikleri oyunun bütün temalarını çok güzel betimleyip anlatıyor.
Eser, bir Giriş ile başlıyor, orta hızdaki bu giriş eserin dramatik aksiyonu başlamadan önce eserin dünyasına girmemizi sağlıyor.
Geçici bir huzur hali
Perde açılır açılmaz karşımızda Verona’nın caddelerinde uykulu bir biçimde yürüyen Romeo’yu görüyoruz. Romeo’nun temasını fagotlardan dinliyoruz: Andante temposunda Romeo’nun uykulu halini temsil eden sersem bir melodi çalıyorlar. Verona’nın sokakları kalabalıklaştıkça, insanlar meydanlarda toplandıkça müzik de hareketleniyor. Romeo’nun uyku sersemi melodisi yerini hareketli ve neşeli bir dansa bırakıyor. Adı “Sabah Dansı” olan bu kısımda Verona halkının çıkacak tatsızlıklardan habersiz bir biçimde eğlendiğini görüyoruz. Heyecan verici, şen motifler çalan kornolar ve eğlenceli bir tenor saksafon solosu dinleyicileri keyifli bir hale sokup güvende hissettiriyor. Fakat düşman aileler Montague ve Capulet’lerin hizmetçilerinin birbirine laf atması sonucu aniden çıkan bir kavga, eğlenceye son veriyor. Tiz ve cırtlak kemanlar ve tehditkar timpaniler bizi bu kavga ortamına sokarken bu laf dalaşı kılıçlı bir çatışmaya dönüşüyor. Düşman ailelerin fertleri Benvolio ve Tybalt’ın dahil olmasıyla çatışma iyice büyüyor. Aptalca bir laf dalaşı olacak başlayan bu mevzunun saniyeler içinde onlarca insanın dahil olduğu meydan savaşını andıran bir şeye dönüştüğünü izliyoruz. Montague ve Capulet ailelerinin liderlerinin de sahneye girmesiyle zirveye ulaşan çatışma Verona prensi Escalus’un askerleriyle sahneye girmesiyle bir son buluyor. Devasa bir kreşendonun son derece gür ve disonant bir akora bağlanmasıyla Prens ailelere durmalarını emrediyor. Barışı bozan ailenin çok ağır biçimde cezalandırılacağını söylüyor. Ardından gelen fazlasıyla görkemli, fanfar karakterinde bir İnterlüd ile ilk sahne sona eriyor.
Juliet’in odasında
Perde tekrar açıldığında kendimizi Capulet’lerin evinde buluyoruz. Pizzicato yaylılar ve muzip tahta üflemeliler, düzenleyecekleri balo için hazırlık yapmakta olan Capulet’lerin tatlı telaşını duyuruyor. Balonun sebebi Lord Capulet’in kızı Juliet’in reşit oluyor olması. Scherzando (sevinç dolu, şakayla) olarak işaretlenmiş müzik, Capulet hizmetçilerinin koşuşturmasına ve Dadı’nın Juliet’i aramasına eşlik ediyor. Ardından sahneye Juliet giriyor. Kemanlarda hızlı diziler ve uçarı üflemeliler 14 yaşındaki kızın masumiyetini ve gençliğin neşesini o kadar güzel hissettiriyor ki bu satırları yazarken kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Öyle eğlenceli, büyüleyici bir müzik ki düşüncesi bile insanı heyecanlandırıyor! Juliet’in ani hareketlerini takip eden müzik yavaşlayıp hızlanıyor. Müziğin iyice yavaşladığı bir anda bir flüt düeti başlıyor ve Juliet’in anne ve babası odaya giriyor. Bu noktada önceden fazlasıyla neşeli olan müzik ansızın daha olgun ve ciddi bir hale bürünüyor. Besteci, Juliet’in çocukluğunun bitiyor olduğunu çok güzel bir biçimde sembolize ediyor; lirik bir çello solosuyla bu anlatımı iyice pekiştiriyor.

Ardından bir menüet eşliğinde misafirler balo salonuna doluşmaya başlıyorlar. Burayla ilgili bana acayip gelen bir detaydan bahsetmeden edemeyeceğim: Romeo ve Juliet, Rönesans döneminde belki de daha da eski dönemlerde geçen bir hikaye. Shakespeare, oyununu 1590 yılı civarında yazmış ve hikaye daha eski bir zamanda geçiyor, en azından Shakespeare’in eserine yazdığı prologdan öyle anlıyoruz. Görünen o ki Montague ve Capulet adında iki ailenin kavgası 1300’lere kadar dayanan bir anlatı. Hatta Dante, 1321 yılında tamamladığı İlahi Komedya’nın Purgatorio kısmında bu ailelerden bahsediyor. Menüet ise bir dans formu ve müzik biçimi olarak en erken 1660’ta yani Shakespeare öldükten 34 yıl sonra ortaya çıkmış. Bu durumla ilgili hiçbir yerde bir bilgi bulamadığım için iki ihtimal olduğunu düşünüyorum; ya Prokofiev menüet’in o denli eski bir dans formu olmadığından bihaberdi ki buna pek ihtimal vermiyorum ya da Prokofiev’in balesi tiyatro oyununun aksine Barok dönemde veya sonrasında geçiyor. Neyse.
Baloda üç kaçak
Balo salonuna gelen misafirleri duyuran menüet’ten sonra Romeo, Benvolio ve arkadaşları Mercutio sarhoşumsu defler eşliğinde kaçak bir biçimde balo salonuna giriyorlar. Bu üç arkadaşı sırasıyla kornet, klarnet ve obua soloları duyuruyor. Müzik gitgide yavaşlayıp sessizleşirken birdenbire Capulet ailesinin erkekleri ortaya gelip son derece görkemli bir dansa başlıyorlar. Tüm balenin en meşhur kısmı burası: Şövalyelerin Dansı.
Bu parça muhtemelen Prokofiev’in en bilinen müziği; kemanlar eserin gizemli ve heybetli melodisini çalarken, bakır üflemeliler neredeyse metronom-vari bir ritimle eşlik ediyor. Prokofiev, bu parçada da tenor saksafona çok güzel bir solo veriyor, Capulet’lerin dansı ağır adımlarla biterken parçanın ana temasını tenor saksafon çalıyor. Hemen ardından müzik yavaşlayıp sakinleşiyor ve balo salonuna Juliet giriyor. Capulet’ler Juliet’i Paris adında genç bir soylu ile evlendirmeye çoktan karar vermişler. Juliet salona girdikten sonra Paris dahil pek çok misafirle selamlaşıyor. Bu esnada misafirler arasında bulunan Romeo, Juliet’i görünce ilk bakışta aşık oluyor; Juliet’in misafirler arasında gezinmesini izliyor. Romeo da Juliet’in ilgisini çekiyor, genç kız balosuna gelen bu davetsiz misafire bakakalıyor.
Ardından salonun ortasına gelen Mercutio, son derece eğlenceli bir müzik eşliğinde dans ediyor, akrobatik ve çevik hareketleriyle adeta salondakilere hava atıyor. Bu kısımda Prokofiev yaylı çalgılardan “col legno” çalmalarını istiyor. Bu, yaylıların arşelerinin tahta kısmıyla tellere vurarak ses ürettiği bir çalım tekniği. Ortaya çıkan ses kuru ses, Mercutio’nun şakacı ve muzip karakterini yansıtmada fazlasıyla etkili oluyor. Besteci aynı zamanda kemanlar ve klarnetlerde hızlı diziler ve parlak vurma çalgılar ile pek eğlenceli bir doku yaratıyor. Bu komik parçanın bitimiyle ortam sakinleşiyor ve besteci daha romantik bir anlatıma geçiyor: Romeo ve Juliet, yavaş ve sevgi dolu bir madrigal eşliğinde dans ediyorlar.
Madrigal, en çok Rönesans döneminde ve erken Barok dönemin bir kısmında ünlü olan bir müzik türü. Çalgı eşliği olmaksızın insan sesleri için yazılan, din dışı metinler üzerine bestelenen bu müzik türü; zamanında amatör müzisyenlerin ya da ilgili insanların bir araya gelip zaman geçirmesine yarayan bir eğlence aracı olarak görülüyormuş. Tanıştığım birkaç müzisyen dahil pek çok insan, “madrigal” sözcüğünü Rönesans müzik biçiminden çok aynı isimdeki benim de çok sevdiğim Türk alternatif rock grubu ile özdeşleştiriyor. Hatta birkaç yıl önce Rönesans madrigal kültürüne ilişkin bir oda müziği eseri yazdığımda eseri gösterdiğim ve isminden bahsettiğim insanlar “Aa, ne güzel. Müzik grubundan izin aldın mı? Hangi şarkılarını düzenledin” gibi tepkiler vermişlerdi. Madrigal aslında rock grubu değil, bir Rönesans müzik türü. Besteci eserin başında sadece yaylı sazları kullanarak madrigal hissini çok iyi yakalıyor. Sonuçta madrigal birkaç şan partisi bulunan bir vokal müzik türü, bu yüzden yaylıların homojen tınısı bu müzik türüne çok güzel uyuyor. İki aşığın bu sevgi dolu ve içten müzik eşliğinde dans edişi, Juliet’in aksi kuzeni Tybalt’ın müdahalesiyle son buluyor. Tybalt, Romeo’nun baloya kaçak bir şekilde gelen bir Montague olduğunu anlıyor. Bu noktada “Şövalyelerin Dansı” parçasından da tanıdığımız Capulet teması, bakır üflemeliler tarafından çok kuvvetli bir şekilde duyuruluyor.

Sert bir uyarı, 20 yaşında bir Gavotte ve balkon sahnesi
Tybalt, Romeo’yu tehdit ederken Tybalt’ın amcası Lord Capulet müdahale edip baloyu mahvedecek bir taşkınlık yapmaması için yeğenini uyarıyor. Sonra ise misafirler balo salonundan ayrılırken neşeli bir gavotte duyuyoruz; gavotte, 2’li veya 4’lü zamanda çalınan bir Barok dans biçimi. Prokofiev, bu dans parçasını kendi 1. Senfoni’nden almış, bu gavotte aslında Romeo ve Juliet’ten 20 sene önce yazılmış olan “Klasik” lakaplı senfoninin üçüncü bölümünü oluşturuyor. Balonun bitimiyle birlikte Shakespeare’in oyununun en ünlü kısmına geliyoruz: Balkon Sahnesi. Juliet odasının balkonuna çıkıyor ve düşüncelere dalıyor. Bu sahnedeki müzikte besteci surdinli yaylı çalgılardan faydalanıyor. Sessiz, fısıltıyı andıran tremololar kırılgan ve naif bir doku oluşturuyor. Parça, sakin ve romantik bir org solosu ile devam ediyor. Bu esnada ansızın Romeo beliriyor, birbirlerine aşklarını ilan ediyorlar. Saniyeler içinde Romeo ve Juliet bir araya gelip, birbirlerini kucaklayıp son derece tutkulu bir şekilde dans etmeye başlıyorlar. İsmi “Aşk Dansı” olan bu kısım, kemanların çaldığı tutku dolu melodileri ışıldayan arp eşlik ediyor. Böylelikle ilk perdenin sonu geliyor.
Verona sokaklarında müzik, dans ve içki
İkinci perdenin başında, Verona sokaklarında bir şenlik düzenlendiğine tanık oluyoruz. Romeo, Mercutio ve Benvolio, neşe içinde mandolin çalan müzisyenleri hayranlık ve sevinçle seyrediyorlar. Prokofiev daha önce bahsettiğim gibi, mandolinleri müzige İtalyan bir lezzet katacak şekilde çok etkili kullanıyor. Bu sahnenin çoğunluğunda dans eden insanlar ve sokak çalgıcıları görüyoruz; halk şarkılarını anımsatan müzikler dinliyoruz. Tabii bu esnada Romeo, Juliet’i düşünüp onunla alakalı hayaller kuruyor. Derken, Juliet’in dadısı; Romeo’ya Juliet’ten bir mektup getiriyor. Dadı mektubu Romeo’ya verirken çalan müzik, Juliet’in ilk sahneye çıktığında çalan uçarı müziğin bir röprizi. Mektubun içeriği de Juliet’in evlenmek istiyor olması!
Peder’in hücresinde
Romeo ve Juliet, sonraki sahnede iki aşık, Peder Lawrence’ın yanına gidip gizlice evleniyorlar. Sahne iki kısımdan oluşuyor, Peder’in yanına giden iki aşık için birer bölüm. Yaşlı din adamını temsil eden müzikler oldukça sakin ve oturaklı; adeta insanın gözünün önünde sevgi dolu bir dede canlandırıyorlar. Peder, Romeo ve Juliet’in birlikteliğinin Montague ve Capulet’ler arasındaki kan davasını bitirebileceğini düşünüyor (çok bekler.)
Bu sahneden sonra Peder, Romeo ve Juliet’in sırdaşı oluyor, onlara her fırsatta yardım ediyor.
Mercutio ve Tybalt’ın sonu
Bu sırada Verona’nın caddelerinde eğlence devam ediyor, insanlar öncekine benzer neşeli müzikler eşliğinde dans ederken Romeo, Mercutio ve Benvolio da eğlencenin tadını çıkarıyor. Romeo ve arkadaşlarını baloda yakalayınca hesap soramamış, saldıramamış olan Tybalt, caddede gördüğü anda saldırıya geçiyor. Şövalyelerin Dansı’ndan bildiğimiz Capulet teması yine baskın ve kavgacı bir biçimde duyuluyor. Tybalt’ın Romeo’ya sataşması ile birlikte, Mercutio müdahale ediyor. Dakikalar süren düello esnasında hem Capulet teması, hem de Mercutio’nun balodayken ettiği danslara eşlik eden şakacı müzik beliriyor. Müzik ciddiyet ile muziplik arasinda gidip gidip geliyor ama her zaman felaketin eşiğinde olduğumuzu hissediyoruz müzik bize gerilimi yaşatıyor. Romeo’nun bu esnada kavga eden ikiliyi ayırma çabaları başarısız olduğunu görüyoruz. Çatışmanın zirve noktasında Tybalt Mercutio’yu çok ağır yaralıyor. Mercutio ölümün eşiğinde olmasına rağmen dakikalarca mücadele ediyor ve ölecekken bile şakalar yapmayı hoplayıp zıplamayı sürdürüyor. Fakat sonunda bitkin düşüp arkadaşlarının kollarında can veriyor. Bu anları takip eden müzik ‘poco calando’ olarak işaretlenmiş. Parçanın hem gürlüğü hem de temposu gitgide düşüyor ve parça sönerek bitiyor. Öfkeden gözü kör olan Romeo dayanamayıp Tybalt’a saldırıyor ve alt edip saniyeler içinde canına kıyıyor. İkinci perde Capulet ailesinin Tybalt’ın cansız bedenini kaldırmasıyla bitiyor.
Sürgün, vedalaşma ve zoraki bir evlilik
Üçüncü perde açılmadan önce, ilk perdede Prens Escalus’un ailelerin kavgasını ayırdığı zaman duyduğumuz tehditkar müziği duyuyoruz. Bu röpriz, Prens’in ailelere ettirdiği barış yemininin bozulduğunu ve Prens’in Romeo’ya olan öfkesini temsil ediyor. Perde açıldığında ise Juliet’in odası görünüyor. Juliet’i tremolo yaylılar ve lirik bir flüt solosu duyuruyor. Romeo, barışı bozduğu için Verona’dan kovuldu, gitmesi gerek: Juliet’le vedalaşmak için odasına gelmiş. Romeo ve Juliet birbirlerini kucaklayarak birlikte son dakikalarını geçiriyorlar. Daha önceden bahsettiğim ağlak viola d’amore solosu bu anları çok vurucu kılıyor. Romeo odadan ayrıldıktan hemen sonra Dadı geliyor ( Dadı’ya birinci perdenin ikinci sahnesinde, Juliet girmeden çalan müziğin aynısı eşlik ediyor.) Hemen ardından da Juliet’in anne ve babası yanlarında Paris’le odaya geliyorlar. Paris Juliet’e evlenme teklif ediyor fakat Juliet Paris’i reddediyor. Paris kırılıp gidiyor ama anne-babası bu durumu kabul etmeyip Juliet’e evlenmesi için baskı yapıyorlar ‘Juliet Paris’le evlenmeyi reddediyor’ adlı parça, ilk perdede Juliet’in giriş müziğinin bir röprizi ama Juliet’in tedirgin ve öfkeli hareketleri müziğe yansıyor. Örneğin başta sadece yaylılar ve tiz tahta üflemelilerin çaldığı melodinin bu tekrarında trombonlar vurgulu motiflerle Juliet’in öfkesini gösteriyorlar. Babası Juliet’in üstüne öfkeyle yürürken parçanın başından beri hakim olan Capulet temasını çok agresif bir biçimde duyuyoruz.
Anne-babası Juliet’i evlatlıktan reddetmekle tehdit edince kız (kısa bir interlüd eşliğinde) tavsiye almaya Peder Lawrence’a koşuyor. Acıklı bir müzik eşliğinde Juliet yardım etmesi için Peder’e yalvarıyor. Peder şu çözümü sunuyor: Juliet, bir tür zehir içerek ölüm gibi görünen aşırı derin bir uykuya dalacak. Öldüğünü sanan ailesi Juliet’i aile mezarlığına defnedecek bu sırada Peder Romeo’ya haber verecek. Romeo gecenin sessizliğinden faydalanarak gelip Juliet’i kaçıracak. Capulet temasını duyuran bir interlüd eşliğinde Juliet yine ailesiyle Paris’le evlenme meselesini tartışıp bu sefer kabul ediyor. İsteksizce Paris’le dans ettikten sonra Capulet temasının bir çeşitlemesi eşliğinde düşüncelere dalıyor. Solo flütte Capulet melodisi duyulurken titrek bir solo viyola glissandolar ile (ses kaydırması) eşlik ediyor. Odasında derin düşüncelere dalan Juliet bir süre sonra Peder’in verdiği zehiri içip ölüm gibi gözüken çok derin bir uykuya dalıyor.
Sabah olduğunda çok neşeli bir müzik başlıyor: parçanın ismi Aubade. Aubade, şafak sökerken seslendirilen bir tür aşk şarkısı yani tanım itibariyle Serenad’ın tam zıttı. Bu eğlenceli parçada orkestraya iki mandolin katılıyor. Tatlı bir telaşla düğün gününe hazırlanan Capulet’ler ve hizmetkarları gayet mutlu bir biçimde zaman geçiriyorlar. Fakat hizmetçiler Juliet’i düğüne hazırlamak için odasına gittiklerinde kızı baygın halde yatarken görüp öldüğünü düşünüyorlar. Gayet neşeli bir şekilde başlayan sahnenin müziği sönerek bitiyor.
Peder Lawrence’ın mesajı eline ulaşmayan Romeo Juliet’in ölüm haberini alınca üzüntüden kafayı yiyor. Romeo kendi motifiyle oluşturulmuş heybetli ve gürültülü bir müzik eşliğinde kendini yerden yere vuruyor.
Aşıkların encamı
Ailesi Juliet’i toprağa verirken ‘Juliet’in Cenazesi’ parçası çalıyor. 1. ve 2. kemanlar titrek bir tremolo motifi çalarak yas dolu ve ürpertici atmosferi çok güzel bir şekilde sağlıyorlar. Müziğin tempo işareti ‘Adagio funebre’ yani yavaş ve kasvetli (ya da yavaş ve cenazeyle ilgili.) Fazlasıyla duygu dolu ve ağıtsal bir parça olan ‘Juliet’in Cenazesi’ boyunca Capulet’ler büyük bir hüzünle ‘ölen’ kızlarının yasını tutup üzülüyorlar. Tabutun etrafındaki kalabalık dağıldıktan sonra Romeo geliveriyor. Aşık olduğu kızın öldüğünü zannettiği için hayata isyan edip durumu kabul etmekte zorlanıyor. Dayanamayınca ölümcül bir zehir içerek hayatına son veriyor. Romeo’nun cansız bedeninin yerde yattığı anlarda Prokofiev çello ve kontrabaslardaki disonant tremololarla ölümü karamsarlığı ve hüznü iliklerimize kadar hissettiriyor. Saniyeler sonra, içtiği iksirin etkisi geçen Juliet etrafına bakıyor ve yerde yatan Romeo’yu görüyor. Dakikalar önce Romeo’nun yaşadığı sarsıntıyı yaşayan Juliet de bir süre çırpındıktan öfkelendikten sonra aynı zehirden alıyor. Yaşamının son saniyelerinde ölü sevgilisine son bir kez sarılan Juliet hemen ardından ölüyor. Olay yerine gelen Capulet ve Montague’ler, çocuklarının cansız bedenleriyle karşılıyorlar ve perde iniyor.
William Shakespeare’in eseri Romeo ve Juliet, tiyatro tarihinin en çok sahnelenen oyunlarından biri olmakla kalmıyor eser dünyanın en zamansız ve meşhur hikayelerinden biri. İnsan doğasının karanlık taraflarının, çok yoğun duyguların ön planda olduğu bu çarpıcı eser yüzyıllardır sanatseverleri büyülemeye devam ediyor. Sergei Prokofiev de böylesine önemli ve etkileyici bir hikayeyi kendi eşsiz müzikal tarzıyla işleyip daha da kuvvetlendirmiş. Söz konusu eserin konusu böylesine önemli ve çarpıcı bir hikaye, müzikler zaten şaheser niteliğinde. Eğer yapımın koreografisi de başarılı olursa bizi çok keyifli saatler bekliyor demektir.
■ Dark Blue Notes’da Klasik Batı Müziği
■ Devlet Opera ve Balesi programı
Not. Kapak görseli Frederick Leighton’un “The Reconciliation of the Montagues and Capulets over the Dead Bodies of Romeo and Juliet” resminden detay.