Youn Sun Nah’ın Lost Pieces albümü, dramatik zirveler yerine asılı kalan gerilimleri, gösterişli vokal çıkışlar yerine kontrollü kırılganlığı seçiyor.
Yazar: Mine Gürevin
Black metal’in kontrollü sertliğiyle Nebbiolo’nun sabrı arasında beklenmedik bir paralellik var. Sigurd Wongraven için ikisi de yapı, denge ve zamana dair.
Chet Baker: ” İnsanlar sana baktığında bir simge görüyordu. Diane Vavra ise, ışığın altında kalan gölgeyi fark etti.
The Messthetics ve James Brandon Lewis, Deface the Currency ile post-punk’ın kaslı ritmik ısrarını, çağdaş cazın özgür nefesi ile birleştiriyor.
Sting ve Il Palagio: Bu bir ünlü şarapçılığı hikâyesi değil. Bu, saniyelerle yaşayan bir adamın yıllarla düşünmeyi öğrenmesinin kaydı.
10. Yıl A, bir yıldönümünü işaretlemekten çok, sahnede geçen yılların bıraktığı izi kayda alan bir durak. Ediz Hafızoğlu liderliğindeki Nazdrave, zamanı albüm formunda düşünmeye devam ediyor.
ECM Records’un ilk nefesi. 1969’da sessizlik, sadelik ve içsel özgürlük; Free at Last modern cazın yönünü değiştirdi. Waldron, Avrupa’da sadece yeniden çalmadı, yeniden var oldu.
Volkan Öktem, Alp Ersönmez ve Çağrı Sertel, 23 Ocak’ta yayımlanan albümleri ÜÇ üzerine Mine Gürevin ile konuştular.
Rock müzikteki ‘27’ler Kulübü’ ne kadar gürültülüyse, cazın ‘33’ler kulübü’ o kadar sessizdir. Paul Chambers, gürültüsüz bir trajedinin içinden geçerek zamanı notalarla çizen o adamlardan biriydi.
İstanbul’u bir şarkı değil, bir ritim ve topografi olarak okuyan İlhan Erşahin ve İstanbul Sessions, yeni albüm “Mahalle” ile kenti melodiden çıkarıp akustiğe, tarihten şimdiye taşıyor.

