İstanbul’da başlayan bir merak, New York’un jam session gecelerine uzanıyor. Cemre Necefbaş için caz yalnızca bir müzik değil; ustalardan öğrenilen, şehirler arasında büyüyen ve her sahnede yeniden kurulan bir dil.
Yazar: Mine Gürevin
Forever Yours: The Final Performance albümünü Chick Corea diskografisinde bulunan epilog ya da özet kayıt gibi algılamamak gerekiyor. Daha çok bir fısıltı gibi. Ve o fısıltı, şaşırtıcı biçimde çok güçlü.
Çocukluktan beri hayatının doğal bir parçası olan ses, zamanla sahneye, besteye ve cazın özgür alanına dönüşüyor. Fulya Akça ile şarkı yazarken beslendiği duyguları, sahne heyecanını ve cazın onun için neden bir aşk ve sığınak olduğunu konuştuk. İçtenlik, onun müziğinin merkezinde duruyor.
Anadolu ezgilerini caz-rock estetiğiyle buluşturan İstanbul merkezli KAM grubunun kurucusu Can Ömer Uygan ve Mine Gürevin, grubun oluşumunu, gelişimini ve bugününü konuştular.
Kenny Wheeler’ın besteleri, Dave Holland’ın derin omurgası ve Norma Winstone’un şiirsel sesiyle yeniden hayat buluyor.
Youn Sun Nah’ın Lost Pieces albümü, dramatik zirveler yerine asılı kalan gerilimleri, gösterişli vokal çıkışlar yerine kontrollü kırılganlığı seçiyor.
Black metal’in kontrollü sertliğiyle Nebbiolo’nun sabrı arasında beklenmedik bir paralellik var. Sigurd Wongraven için ikisi de yapı, denge ve zamana dair.
Chet Baker: ” İnsanlar sana baktığında bir simge görüyordu. Diane Vavra ise, ışığın altında kalan gölgeyi fark etti.
The Messthetics ve James Brandon Lewis, Deface the Currency ile post-punk’ın kaslı ritmik ısrarını, çağdaş cazın özgür nefesi ile birleştiriyor.
Sting ve Il Palagio: Bu bir ünlü şarapçılığı hikâyesi değil. Bu, saniyelerle yaşayan bir adamın yıllarla düşünmeyi öğrenmesinin kaydı.

