Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Al Foster: Fıkır fıkır bir davulcu

    Turgay YalçınBy Turgay Yalçın31 Mayıs, 2025

    Odada koltuğuma oturmuş, amfinin ısınmasını beklerken ne dinleyeceğimi düşünüyordum ki haberi geldi. Faal olduğu altmış seneyi aşkın süre boyunca çalışıyla, yarattığı hissiyatla caz tutkunlarını mest eden büyük davulcu Al Foster da göçenler kervanındaki yerini almıştı. Ne dinleyeceğim olmasa da kimi dinleyeceğim, kaçınılmaz şekilde belli olmuştu.

    X’de yavaş yavaş belirmeye başlayan taziye metinleri ve görseller arasında dikkatimi ilk çeken trompetçi Blue Mitchell’ın klasikleşmiş albümü oldu. Hatırladım ki The Thing to Do (1964 Blue Note), Foster’ın çaldığı ilk kayıttı. Mitchell, yanına caz dünyasında tanınmasına vesile olan Horace Silver beşlisinden bildiği iki kıdemli müzisyeni, tenor saksofoncu Junior Cook ve basçı Gene Taylor’ı almış, piyano ve davul için ise iki genç müzisyeni seçmiş ve bu beşli Mitchell diskografisinin (hatta hard bop ekolünün) en güzel albümlerinden birine imza atmıştı. Chick Corea ikinci kez stüdyoya giriyordu ama bu kayıt seansı, davulcunun ilk deneyimiydi.

    Açılıştaki Fungii Mama, davulcunun üslubuna dair ipuçlarını veriyordu, Foster müziğin önüne geçmiyor, renkli ve swinging çalışıyla varlığını sürekli hissettiriyordu. Albüm kapağına bakınca tam ismini öğrenmiştim: Aloysius Foster!

    Aloysius Tyrone Foster, 82 yıl önce ABD’nin Virginia eyaletinin başkentinde, Richmond’da doğdu, gençliği New York’da, Harlem’de geçti. Müziksever bir aileye mensup; babası basçı, ağabeyi kongacı. İlk enstrumanı tencere tava iken büyük teyzesinin bir çalışma pedi hediye etmesiyle daha o yaşta davulcu olma hayali kurmaya başladı. Kendisi bunu hayal meyal hatırlıyorsa da, yedisinde maaile izlemeye gittikleri Count Basie konserinde sahneye çıkmış, bir parçada davul çalmış, hatta kısa bir solo bile yapmasına izin verilmişti. On iki yaşındayken kendi davul setine kavuşmuştu.

    Al Foster ve Miles Davis

    Foster yetişme döneminde bebop ekolünün büyük ustaları Max Roach ve Art Taylor’ı etüd etti. Aynı yaşlarda olsalar da gençliğinde çalışının Joe Chambers’ı andırdığı söylenir. Hard bop ekolünün olgunlaştığı dönemde hayranı olduğu ve ilerde birlikte çalışma şansı da bulacağı müzisyenlerin albümleri üzerine çalarak kendini geliştirmişti. Birkaç yıl Blue Mitchell & Junior Cook beşlisinde çalıştıktan ve 1960’ların ikinci yarısında düzenli olarak Playboy Club ve Cellar’da sahne aldıktan sonra müzik yaşamındaki kırılma, Miles Davis’in, onu grubuna davet etmesiyle gerçekleşmişti.

    “Al Foster, tam aradığım gibi, fıkır fıkır bir davulcuydu. Herkesi çalmaya ittiği gibi, o rahat, kıvrak havayı sonsuza dek sürdürebiliyordu.”
    Miles Davis

    Davulu Jack DeJohnette’den devralan Al Foster, 1972’den 1975’e dek Davis’in On the Corner (Columbia 1972), In Concert: Live at Philharmonic Hall (Columbia, 1973), Big Fun (Columbia, 1974), Get Up with It (Columbia, 1974), Dark Magus (Columbia, 1974), Agharta (Columbia, 1975), Pangaea (Columbia, 1976) albümlerinde çaldığı gibi Davis’le hem o dönemde hem de müziğe ara verdiği yıllarda dostluğu paylaştı. Davis, Foster’ın varlığından öyle hoşnuttu ki, On the Corner’daki bir performansa Mr. Foster adını vermişti.

    “Al Foster grup elemanlarının içinde en kıdemli, dolayısıyla bana en yakın olanıydı. Gerçekten spritüel bir insandı, kolaydı onunla beraber olmak. Müzikten ayrı kaldığım yerlerde neler olup bittiğini Al’dan öğrenmiştim hep. Hemen hemen her gün konuşurdum onunla. O dönemde en güvendiğim insanlardan biriydi.”
    – Miles Davis

    Müziğe geri döndüğünde Miles Davis’in yanında eski kadrodan sadece Al Foster vardı. The Man with the Horn (Columbia, 1981), We Want Miles (Columbia, 1981), Star People (Columbia, 1983), Decoy (Columbia, 1984), You’re Under Arrest (Columbia, 1985) albümlerinde çaldı, 1985’de gruptan ayrılmasına rağmen dostlukları sürdü, birkaç yıl sonra Amandla (Warner 1989) albümüne konuk oldu, Davis’in farklı zamanlardaki eşlikçilerinin birçoğunun sahne aldığı Paris konserinde Al Foster da vardı.

    Al Foster, Alphonse Mouzon ve Miles Davis

    Davis’in cazı rock müzikle bir araya getiren, cazın içine funk’ı sokan yaklaşımına uygun çalıyordu, adını bu stillerin en iyi davulcuları arasına yazdırmıştı ama Foster’ın gönlü swing’den ve akustik cazdan yanaydı.

    Piyanistler Foster’ı çok sevdiler; ana akım cazın en büyük ustaları, Kenny Barron, McCoy Tyner, Joanne Brackeen, Cedar Walton, Larry Willis, Steve Kuhn, Duke Jordan birden çok albümlerinde davulu ona emanet ettiler. Coltrane müziğiyle hesaplaştığı, barıştığı Giant Steps (Enja 1982) albümünde Tommy Flanagan’ın yanındaydı.

    McCoy Tyner, Ron Carter, Al Foster ve Sonny Rollins

    Keza saksofoncular da Foster’ı çok sevdiler; Dave Liebman, Illinois Jacquet, Jimmy Heath, Frank Morgan, Art Pepper, Cecil Payne ve tabii ki Sonny Rollins… Foster, gençliğinde Max Roach’un +4 (EmArcy 1956) albümünde Sonny Rollins’in çalışını dinlediğinde kendinden geçmiş ve tenor saksofon satın alıp çalışmaya başlamıştı. Zaten Harlem’de onu gözetenlerin, destek olanların başında Rollins geliyordu. Zamanı geldiğinde, Miles’dan da önce Foster’la çalışmış ve albümlerine davet etmişti. Büyük saksofoncunun son zamanlarının en önemli albümlerinden birini Sonny Rollins +3’ü (Milestone 1995) birlikte kaydettiler.

    Dexter Gordon geri döndüğü ülkesindeki ilk stüdyo kaydına onu çağırmıştı, Biting the Apple’da (Steeplechase 1976) elmayı birlikte dişlemişlerdi. Joe Henderson’ın gölgede geçirdiği yılları sona erdiren Village Vanguard konserinde ve orada kaydedilmiş The State of the Tenor (Blue Note 1985) albümünde arkasındaydı, yanındaydı.

    Güvenilir, seçici, usta davulcu dendiğinde akla ilk gelenlerdendi. Eşlikçisi olduğu albümlerin çoğunun birinci sınıf olması raslantı değildi, çalışıyla onların çizgi üstü olmalarına katkı sağlamıştı.

    Pandemi sonrası Smoke caz kulübünün açılışı töreninde

    Eşlikçi olarak özgeçmişi bir hayli kalabalık olmuşsa da Al Foster lider sıfatıyla, her biri mücevher niteliğinde diye tariflenmesi gereken ama bir elin parmaklarını ancak geçecek sayıda albüm yayınladı. Miles’la çalışmaya verdiği zorunlu arada kaydettiği ilk iki albümü, Mixed Roots (CBS/Sony, 1978) ve Mr. Foster (Better Days, 1979) hariç diğerlerinde akustik caz formuna sadık kaldı.

    Brandyn’de (Laika 1997), Chris Potter, Dave Kikoski ve Doug Weiss olmak üzere yıldızı yeni yeni parlamaya başlayan genç müzisyenlerle çalıştı, albüme kendisininkilerin yanında onların bestelerini de alarak desteğini pekiştirdi. On yıl sonra yayınlanan ve Village Vanguard’da canlı kaydedilmiş Love, Peace and Jazz (Jazz Eyes 2008) albümünde ise, demirbaşı Weiss’ın yanı sıra Kevin Hays ve Eli Degibri yer alıyor ve Foster, sololardaki aslan payını onlara bırakıyordu. Hepsi de Miles Davis gruplarında çalışmış olan John Scofield, Joe Lovano, Dave Holland ile birlikte oluşturdukları ScoLoHoFo kolektifinin kaydettiği Oh! (Blue Note 2003), bu kalibredeki yıldızlardan beklendiği üzere mükemmeldi.

    ScoLoHoFo: John Scofield, Al Foster, Joe Lovano ve Dave Holland

    Son iki albümü, yakın dönemlerde sıkça sahne aldığı Smoke caz kulübünün kurduğu plak firması tarafından yayınlandı. Inspirations & Dedications (Smoke Sessions 2918) ile ailesi, sevdikleri ve birlikte çalıştığı müzisyen dostları için yaptığı besteleriyle, onlara olan gönül borcunu ödemeye çalıştı. Kayıt kariyerinin son albümü Reflections’da (Smoke Sessions 2022) ise, yanına aldığı yıldızlarla birlikte, Miles Davis, Herbie Hancock, Joe Henderson, Sonny Rollins ve McCoy Tyner olmak üzere, kendisini gruplarında çalmaya layık gören liderlerin bestelerini yorumladı.

    Al Foster, bizimcaz.com kayıtlarına göre ülkemize 4 kez geldi. 1987’de İstanbul Müzik Festivali kapsamında Herbie Hancock Trio, 1994’de İstanbul Caz festivali kapsamında Joe Henderson Quartet ve 1999’da yine İstanbul Caz Festivali kapsamında, bu sefer ScoLoHoFo kolektifi üyesi olarak sahneye çıktı.

    Foster, Türkiye’ye son kez 2006’da piyanoda Sam Yahel, basta Doug Weiss, tenor saksofonda David Jensen ve trompette Eddie Henderson’dan oluşan kendi beşlisi ile gelmişti. Ferit Odman, X’deki gönderisinde bu gelişi ile ilgili ilginç bir ayrıntı aktarıyor. Foster, uçuştaki rötar nedeniyle ilk geceye yetişemeyince beşli Nardis sahnesine Odman’la çıkıyor. Gönderideki bir ifadeyi buraya almak istiyorum.

    “O gece bana baskı, miras ve zarafet hakkında bir şeyler öğretti – Al’ın davulun başına her oturduğunda fazlasıyla taşıdığı üç şey.”
    – Ferit Odman

    Altmış yıldan fazla caz dünyasını şereflendiren Al Foster yakın zamana kadar çalmaya devam etti. Son konserini 18 Ocak 2025’de, yani doğum gününde Smoke’da verdi.

    Al Foster, tüm zamanların en büyük davulcularından biri hüviyetiyle, nazik, saygılı, çalışkan, kadirşinas bir insan olarak yaşadı ve 28 Mayıs 2025’de hayata gözlerini yumdu.

    Bu görkemli yaşamı, büyük müzisyeni, konserlerinin kapanışında kullandığı kelimelerle uğurlamak istiyorum: “Love, Peace and Jazz!”

    Huzur içinde uyuyun Mr. Foster…

    Sevgiyle, barışla ve cazla kalın.

    ■ Dark Blue Notes’da Portreler
    ■ Turgay Yalçın’ın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    ■ Al Foster resmi web sitesi

    Al Foster Aloysius Foster Aloysius Tyrone Foster Dexter Gordon Miles Davis ScoLoHoFo Smoke Sessions Records Sonny Rollins
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleSteve Grossman: Tutkulu, cüretkar ve kibirli
    Next Article Ardından: 8. Akra Caz Festivali
    Turgay Yalçın

      Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

      Related Posts

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026

      Newk gidince Harlem biraz daha sessizleşti

      28 Mayıs, 2026

      Gri süet ayakkabılar, Miles Davis ve Betty Mabry

      27 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle