6. Akra Caz Festivali’nde neler yaşandı?

Akra Hotels tarafından düzenlenen ve Türk Hava Yolları‘nın ulaşım sponsorluğunu üstlendiği Akra Caz Festivali 6. kez Antalyalı sanatseverlerle buluşmanın gururunu yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yazın caza dokunduğu, dansın ve eğlencenin hiç eksik olmadığı festivalin ilk üç konserinin gerçekleştiği dönemde Antalya Akra Hotels’de konserleri takip etme şansı yakaladım. Otelin girişinde sizi karşılayan dünyaca ünlü müzisyenlerin afişleri sizi daha ilk dakikada havaya sokuyor.

Önceki senelerde Mayıs-Haziran döneminde düzenlenen festival, bu yıl Şubat ayında yaşanan deprem felaketinin etkisiyle ötelenen tüm kültür sanat etkinliklerinde olduğu gibi, birkaç ay ileri tarihlendi. Her yıl olduğu gibi Çarşamba-Cuma-Cumartesi günlerini kapsayan ve 3 haftaya yayılan festival 20 Eylül’de başladı ve 7 Ekim’de sona erecek.

Festivalin programını açıklandığı gün, programı detaylı olarak BURADA yazmıştım.

Akra Caz Festivali, benim gözlemime göre tartışmasız yılın en çok konuşulan, en merak edilen caz festivali sıfatıyla yediden yetmişe kulaktan kulağa yayılarak büyüyen bir efsaneye dönüşüyor. Her karşılaştığım arkadaşım, müzisyen dostum bana merakla “Akra nasıldı” diye soruyor?

Akra Caz Festivali her yıl daha da güzel

Memlekette her geçen gün, türlü sebeplerle festival iptalleri yaşanan zamanlarda, vaha gibi bir ortamda Akra Hotels gibi bir koruyucusu var bu festivalin.

Konser salonu görünümlü dev ticarethaneler kazanç kaygıları dolayısıyla başladıkları caz festivallerini sürdürmeyi beceremezken, İstanbul-Ankara-İzmir gibi büyük şehirlerdeki sanatseverleri dahi kıskandıran bu festival, Antalya’yı memleketin kültür-sanat başkentine dönüştürmeye başladı bile. Bu dikkat çeken başarının arkasında benim gözlemlediğim birkaç sebep var.

Öncelikle Akra Hotels’in, Antalya’ya duydukları gönül borçlarını kültür hayatına katkı sağlayarak devam ettirmekteki kararlılıkları, bu işi samimiyetle ve daha da ötesi ciddiyetle sürdürmeleri bu kent rüyasının gerçekleşmeye devam etmesindeki en büyük etmen. Planlaması, hazırlıkları, kurgusu ve operasyonel süreçleri hatasız yürütülüyor.

Çoğu festivalde gözlemlediğim düzensizlikler, düşüncesizlikler, operasyonel hatalar burada pek yok. Son dakikaya bırakmadan, savsaklamadan ve insana saygı duyarak iş üretildiği için festival, sanatçısından, izleyicisine katılan herkesin damağında güzel bir tat bırakıyor.

Festival alanına giriş çıkışlardaki güler yüzlü karşılama ve konser sonrası ekibin uğurlamasından ses düzenine, festival alanı bölgesindeki peyzaj ve çevre düzenlemesinden atmosferi ve ışık düzenine kadar her detaya özen gösterilmiş.

Konser fiyatları ulaşılabilir olduğu için biletler satışa çıktığının ertesi gün tükeniyor. Aynı sanatçı İstanbul’da 2000 liraya yakın bir fiyatla sahne alırken burada 8 konserlik kombine bilet 2500 liraya satılıyor. Bu da sanatseverlere dünyaca ünlü bir sanatçıyı neredeyse bir porsiyon yemek fiyatına izleme şansı sunuyor. Konserlere ilgi gerçekten çok yoğun. Seyircinin yoğun ilgisine rağmen hizmet kalitesini düşürmemek adına kapasite aşılmamış. Bu sebeple biletler satışa çıktığında hızlı davranmak gerekiyor.

Akra Caz Festivali yalnızca Antalya ve çevre illerdeki sanatseverlerin eğlendiği bir festival olmaktan öte her yıl kültür kurumlarının temsilcilerinin, festival yöneticilerinin, sanatçıların, iletişimcilerin, kültür profesyonellerinin ve kültür-sanat basının buluşma noktası oluyor. Onlar için tanışma ve iş bağlantısı kurabilecekleri bir ortam da sağlıyor.

Köklü festivallerin bile bu sektör buluşmasının hakkını veremediği daha doğrusu gerçekleşmesine hiç önem vermediği ülkemizde basının ve kültür-sanat profesyonellerinin hak ettikleri değeri gördüğü bir ortamın belki de ilk defa yaratılmış olmasından dolayı mutluluk duyuyorum.

Bir basın mensubu olarak Akra’da konserleri diğer tüm festivallere oranla daha rahat takip etme fırsatı bulabiliyorum. Konserin öncesinden sonrasına tüm süreçleri hiç bir engele takılmaksızın gözlemleme, hatta ötesinde sanatçılarla rahatça sohbet ederek tüm atmosferi okurlarımıza aktarabilme şansı yakalıyorum.

Açılış gecesinde sahnede Gipsy Kings by Andre Reyes

Festivalin ilk akşamında Yekta Kopan’ın gerçekleştirdiği açılış konuşmasında gelecek yılki festivalin tarihi ve festival takipçilerinin ilk yıldan beri beklediği isim İbrahim Maalouf’un sahne alacağı tarih açıklandı. Ekonominin bu kadar belirsiz olduğu bir ülkede gelecek yıl gerçekleşecek festivalin tarihini ve sahne alacak sanatçıyı bir sene öncesinden planlamak ve takdim edebilmek bile takdir edilmesi gereken bir durum.

Katıldığım konserin ilkinde rumba denildiğinde 30 yıldan fazla süredir akla gelen en önemli topluluk Gipsy Kings by André Reyes eğlencenin nehir olup aktığı bir akşamda Antalyalı sanatseverleri bol bol dans ettirdi.

Gipsy Kings’in müziğinde eser miktarda caz bulunur, çingene kralların müziğin asıl bileşini ise aşktır. Biletlerin çok önceden tükendiği gecede efsane grup, dinleyicilerinin hayatlarında geçmişten özel anlar anımsatacak ve yaşam boyu akıllarda kalacak duyumlar yaratan müzikal miras bıraktığı bir akşam yaşattı.

Yazın henüz devam ettiği Antalya’da ritim tutmadan ya da eşlik etmeden durmanın imkansız olduğu melodiler dinleyicileri ilk andan itibaren esir aldı ve dansla, eğlenceyle dolu bir akşam yaşandı.

The 251 Soul Doğaçlama Caz Geceleri

Bu yıl gerçekleşen Akra Caz Festivali’nin bana sorarsanız en keyifli kısmı konser sonrası The 251 Soul’da gerçekleşen Jam Session bölümüydü. Doğaçlama gecelerinde trombonist Ozan Çelikel, gitarist Çağlayan Yıldız, basçı Barış Dağhan ve davulcu Ayhan Öztoplu’un house band olarak yer aldığı 12 gece boyunca ülkemizin en kaliteli caz müzisyenlerinden bir kısmının konuk olduğu nefis bir ortam vardı. Birinci sınıf caz gecelerinin yaşandığı doğaçlama performanslarda Tamer Temel, Bulut Gülen, Engin Recepoğulları, Barış Doğukan Yazıcı, Sibel Köse, Cem Tuncer, Çağıl Kaya, Onat Murat ve daha pek çok müthiş caz müzisyeni konuklarıyla birlikte sahne aldı.

Judi Jackson’ın kendi ekibiyle doğaçlamalara katıldığı akşamda girişin ücretsiz olduğu mekanda özel davet havasında bir konser deneyimi yaşandı. 251 Jam Sessions gecelerinde hard bop ve bebop seçkilerinden oluşturulan repertuvar benim gibi eski-okul cazseverleri oldukça güzel doyuracak şekildeydi.

Dhafer Youssef, Street of Minarets ile Akra Caz Festivali Sahnesindeydi

Festivalde izlediğim ikinci konser caza dokunan kendine has müziğiyle Dhafer Youssef’in konseri oldu. Street of Minarets turnesi ile ülkemizi ziyaret eden Youssef’e dünyanın farklı milletlerinden oluşan genç virtüözler Mario Rom, Daniel Garcia, Swaéli Mbappé, Tao Ehrlich, Adriano Dos Santos eşlik etti. Müziği ile içsel yolculuklara çıkaran Youssef, tamamını son albümden parçalarla kurguladığı bir repertuvar ile sahnedeydi.

Ekipte yer alan Swaéli Mbappé, John McLaughlin’in grubunun ayrılmaz parçalarından basçı Étienne M’Bappé’nin oğlu. Albümde Marcus Miller’ın icra ettiği bölümleri ustalıkla icra etti. Brezilyalı perküsyon ustası Adriano Dos Santos ise Streets of Minarets albümünde yer alan tek isim olarak festival sahnesindeydi. Youssef’in yıllardır birlikte çalıştığı ses mühendisi Giulio Gallo, başarılı mikrofonlaması ile yarattığı dengeli ses ile gecede harika işler başardı. Kaçıranlar üzülmesin, Dhaffer Youssef, Steets of Minarets turu kapsamında 21 Kasım akşamı Zorlu PSM Sahnesinde olacak.

Judi Jackson ilk kez Türkiye’de

Festival kapsamında izlediğim son konserde Amerikalı neo-soul vokalist Judi Jackson, ilham aldığı caz divalarının ruhlarından ödünç aldığı müziklerle kurduğu performansıyla Akra Caz Festivali’nde sahne aldı. Ülkemizde ilk defa izlediğimiz Jackson, güçlü sesi ve dinamik sahne performansı ile geleceğin Grammy ödüllü caz şarkıcılarından biri olacak gibi görünüyor. 23 Eylül akşamı gerçekleşen konserde Jackson’a Samuel Watts piyanoda, Mikele Montolli basta ve Benjamin Brown davulda eşlik etti.

Akra Caz Festivali’ne karşı bizim de dinleyiciler olarak bir sorumluluğumuz var

Festivalde her şey yolunda ama sadece bir konu rahatsız edici. Akra Caz Festivali yoğun emeklerle hazırlanıyor, ekip sanatseverlerin hak ettiği ortamda müzik keyfini yaşamaları için çalışıyor. Ama dinleyici olarak biz bu saygılı ortama aynı hassasiyetle karşılık veriyor muyuz? Maalesef hepimiz değil. Her geçen gün toplulukla birlikte müzik dinleme kültüründen biraz daha uzaklaşıyoruz. Caz konserleri sanatçının, dinleyicisinin enerjisinden beslendiği konserlerdir. Eğer biz sahneye enerji yerine sadece gürültü gönderirsek sahnedeki sanatçıdan da doyurucu bir müzik bekleyemeyiz. Hem çevremizde konser izlemeye gelenlere, hem de sanatçılara olan saygımızdan ötürü biraz daha duyarlı davranalım, sahip olduğumuz bu değerli festivalin haketmediği kötü yorumlarla anılmasına izin vermeyelim.

Festival 4 Ekim akşamı, daimi konuklardan, dünyaca ünlü saksafon sanatçısı ve Rusya’nın caz elçisi Igor Butman’ın Moskova Caz Orkestrası ile birlikte, Rusya’nın parlayan yıldızı Barbara Ubel solistliğinde festival sahnesinde olacağı konserle devam edecek. Ardından 6-7 Ekim akşamı Fazıl Say‘ın Dünya Anne konserleri gerçekleşecek. Ayrıca 6 Ekim’de Vaynıloğulları Akra Jazz Talks sahnesinde şehir, caz ve festival üzerine sohbet edecek.

26 Mayıs 2024’de İbrahim Maalouf konseriyle başlayacak 7. Akra Caz Festivali’nde buluşmak üzere.

Festivalin resmi internet sitesini BURADAN ziyaret edin.

Yazıda kullanılan fotoğraflar Akra Hotels Sosyal Medya Ekibi; Burçak Kalelioğlu, Ceren Uz, Melik Volkan Ürün ve fotoğrafçı Serdar Aydın tarafından çekilmiştir.

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 173 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir