Wadada Leo Smith: Mevlânâ ve Mesnevi Meditasyonu

Burak Sülünbaz, kısa süre önce Wadada Leo Smith ve Amina Claudine Myers ortak albümünü yazmıştı. Kanaatini paylaşıyorum, çok güzeldi. Central Park’ın müzikal portresi, tadı, koşulsuz teslimiyetle dinlendiğinde çıkan albümler sınıfında. Bu söylediğimden, müziğin keyfine varmak için çok çaba harcanması gerektiği anlamının çıkmasını istemem. Aksine hiç bir şey yapmadan dinlemek gerekiyor bazen müziği. Harcanacak bir çaba varsa, bu olsa olsa, müziği dinlerken başka bir şey daha yapmaya olan arzuyu bastırma çabası olabilir.

Olanca yaşına rağmen üretkenliğinden bir şey kaybetmeyen Wadada Leo Smith’in Longform Editions etiketiyle yayınlanmış kısaçaları da, işte, bu şekilde dinlendiğinde kendisini açımlayan müzik sunuyor. Dinleyicisinden aktif dinleme talep ediyor.

Zaten, Rastafaryan inancını kabul ettiği zaman tanıştığı Jamaican Patois dilinde, ‘sevgiyle selamlama’ anlamına gelen bir kelimeyi kendine isim olarak seçen Mississippi doğumlu bir müzisyenin, Mevlana’nın Mesnevi’sinden hareketle sonik meditasyon yaptığı ve Nur üstüne düşüncelerini yansıttığı bir müziğin müşterisi bellidir.

Yirmi dört dakikanızı bağışlayacağınız bu yeni kısaçaların nasıl bir müzik olduğu hakkında yazmayacağım. Sanatçı veya bu eserinin referansları ilginizi çektiyse zaten yazıyı bırakıp çoktan yukarıdaki Youtube linkine tıklamışsınızdır.

Smith’in, eserine dair kısa notunu da içeren Bandcamp bağlantısını şuraya bırakıp, Wadada’nın bir cümlesini aktarmakla yetineceğim.

Nerede okuduğumu tam olarak hatırlamıyorum. Muhtemelen bir albümüne eşlik eden açıklamalarda rastlamıştım. Müziğe dair okuduğum, işittiğim en derin yargılardan biri olmanın da ötesinde, açıklanamaz bir hali açıklamaya en yakın duran cümleydi. Hala da öyle düşünüyorum. Müzikologlar, bilim insanları müziğin bizi nasıl etkilediği, müziğin nesi ile dinleyenin nesinin etkileşim halinde olduğu, bunun nasılı ya da nedeni üzerine, özetle müziğin işlevi hakkında teoriler geliştirmeye devam ededursunlar, Smith bu olguyu bir çeşit açıklanamazlıkla tarifliyordu.

Mealen (*) şöyleydi cümlesi: “Müziğin işlevi, dinleyicinin hayatını bir anda dönüştürmektir; böylece dinleyici yaşamının rutin kısmına geri döndüğünde, yanında ‘başka türlü bir şey’i götürür.”

Masnavi: A Sonic Meditation and Reflections on Light, dinlediğinden yaşam yolculuğuna ‘başka türlü bir şey’ler katmaktan mutlu olan dinleyicinin müziği.

Sevgiyle kalınız Wadada Leo Smith.

Wadada, Leo Smith!

Meraklısına Notlar:

Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Turgay Yalçın 'in 186 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Turgay Yalçın ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir