Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    GÜNCEL

    Swing Planet ve Jazz Matiz – Gezegende Bir Dans Gecesi

    Duru AygüvenBy Duru Aygüven5 Kasım, 2022

    6 Kasım Pazar günü Swing Planet’in düzenlediği, Taksim’deki Dorock XL Venue’da gerçekleşecek dans gecesinde; Swing Planet’in DJ’leri, ardından Jazz Matiz’in canlı müzikleri eşliğinde bir zaman yolculuğuna çıkacağız.

    Afiş tasarım: Şehnaz Cambazoğlu
    https://www.swingplanet.com.tr/

    Küçüklükten beri izlediğim eski filmlerin içindeki dansın ne olduğunu anlamaya çalışırken Fred Astaire ve Ginger Rogers’ın filmlerinden biri Swing Timeı izledikten sonra İstanbul’da bu dansları nasıl yapabileceğimi araştırmış ve henüz lisedeyken dansa başlamıştım. Tabii Swing Time filminin içinde lindy hop olmadığını, swing danslarının kökeninin Hollywood’da adlandırıldığı hâliyle değil Harlem sokaklarına inilmesiyle bulunacağını daha sonra anladım.

    Swing Time (1936) – Fred Astaire ve Ginger Rogers
    A Day at the Races (1937) – Filmde lindy hop ve solo caz yapan dansçılar: Troy Brown, Dorothy Miller, Johnny Smalls, Norma Miller, Leon James, Snooky Beasley, Willa Mae Ricker, Ella Gibson, George Greenidge
    Hellzapoppin (1941) – Lindy hop diyince akla gelen o film ve içindeki unutulmaz Whitey’s Lindy Hoppers dansçıları

    Ne zaman eski filmleri izlesem siyah beyaz görmek, filmdeki insanlar gibi giyinmek ve görünmek, dans edip gülmek istiyorum. Bu mutluluğun yalnızca filmlerde olduğunu söyleyenler olsa da dans edenlerin neden bu cümleyle hemfikir olmadığımı anlayacaklarını biliyorum. 1920’lerin sonunda Harlem sokaklarında ve Savoy Ballroom’da bulunan sayısız dansçı ve müzisyenin her zaman mutlu oldukları için değil, dans ve müzik sayesinde o anda birlikte olup birlikte müziği ve adımlarını paylaşabildikleri için gülümsediklerini biliyorum. Dans Harlem Rönesansı’nın parçası, mutlu bir özgürlük çağrısı oluyor.

    Ders vermeye ilk başladığım günü hatırlıyorum. Ders vermeden önce swing ve lindy hop üzerine araştırdıklarımıysa hiç unutmuyorum. Öğrenci olarak girdiğim ilk lindy hop dersinde öğrendiğim Charles Lindbergh mitinden Chick Webb’le Benny Goodman’ın atışmalarına kadar duyduğum bütün dans ve caz hikâyeleri içimde duruyor. Lindy hop kültürünün bizim dans adımlarımızda saklı olduğunu ve lindy hop’u bilerek dans eden herkesin adımlarıyla, swing çalanlarınsa notalara dokunuş şekilleriyle geleceğe aktarılacağını biliyorum.

    Bir dans mitine göre lindy hop adını pilot Charles Lindbergh Atlantik Okyanusu’nu uçarak geçince atılan haber başlığı “Lindy hops for St. Louis!”den alır.
    Dansçı Norma Miller ve Frankie Manning Chick Webb – Benny Goodman atışmasını anlatıyor.

    *

    Uzun cümlelerle anlatılmayı hak eden lindy hop’u kısaca özetleyecek olursam; 20’lerin sonunda big band müziğinin gelişmesiyle ortaya çıkan, Afrika ritimlerinin Batı enstrümanlarının birleşmesiyle oluşan cazın AABA gibi belirli formlar ve bu formların içinde müzisyenler arası doğaçlama ve atışmalarla yapılan hâli olan swing caz türüne; lindy hop veya solo caz’la eşlik ettiğimizi söyleyebilirim. Aslında swing dansları ana başlığının altına east coast swing, west coast swing, boogie woogie, balboa, shag ve daha fazlası dahil oluyor. Eşli dans olan lindy hop da tek başına yapılan solo caz da katı kurallara değil, özgür yapıya sahip. Bir dans partisinde bir araya gelen eski dönemin insanları birlikte öğreniyor, üretiyor, müzik dinleyip o anın içinde var oluyorlar. Bugün bizim için de aynısı geçerli. Bazen sorular bazen bakışmalarla birbirimizi dansa davet ediyoruz; bazense öyle bir parça çalıyor ki ortada birleşiyor, coşkuyla ortaya çıkıp dans edenleri alkışlıyoruz.

    *

    Big band’ler azalmaya başladıkça, Hollywood swing’i daha büyük kitlelere ulaştırmaya çalıştıkça ve caz müzisyenleri big band’lerinden uzaklaşıp küçük gruplarını kurarak doğaçlamayı ön plana çıkardıkları yeni ve daha özgür türlerin arayışına girdikçe kaybolan lindy hop kültürü; adı en çok anılan dansçılardan Frankie Manning, Norma Miller ve bahsi geçmeyen çok daha fazla dansçı sayesinde 90’ların sonunda canlanıp günümüze kadar geliyor.

    *

    Dans etmeden bir günüm geçmiyor. Dans partisine gitmeden geçirdiğim bir hafta geçmek bilmiyor. Bir kez o dans gezegeninin büyülü zeminine ayak bastıktan sonra ayaklarınız hep oranın atmosferine çekiliyor. Beni bu atmosfere çeken, buraya tutunmamı sağlayan insanları gördüğümde yüzüm farklı gülümsüyor, onlara hep içten içe teşekkür ediyorum.

    *

    6 Kasım Pazar günü bu güzel günlerden biri olacak. Swing Planet’in dans partisi bir süredir partilerde yapılmayan Open Mix&Match yarışmasıyla başlayacak; yani her seviyeden dansçının katılımına açık, dansın eski günlerinden beri yapılan şekilde o anki eşleşmelere dayanarak çiftler doğaçlama dans edecekler. Yarışmanın ardından Swing Planet’in DJ’lerinin swing müziğin klasikleriyle dolu seçkileriyle gecenin ışıklarının arasındaki danslar başlayacak. Dans pistinde bir yerlerde birileriyle, çok sevdiğim arkadaşlarımla, tanıdıklarım ve tanışacaklarımla dans yoluyla sohbet ediyor olacağım. Gecenin ilerleyen saatleriyse Jazz Matiz üçlüsünün melodileriyle canlanacak. Tom Waits tribute’larıyla bilinen Jazz Matiz, swing müzikleriyle geceyi aydınlatacaklar. Sevdiğim bir parçayı duyduğum anda gözlerim parlayarak bir an önce gruba yakın bir yerlerde dans etmek isteyeceğim.

    *

    Her hafta düzenlenen swing dans gecelerinin dans edenlerden etmeyenlere, dans etmeyi çok sevenlerden çekinenlere ve yalnızca müziği duymak isteyenlere kadar herkese açık olduğunu belirterek ilgilenen herkesi bizimle dans etmeye davet ediyorum.

    Birkaç saatliğine her şeyin güzel olacağı, haftanın gülümsemelerle biteceği o anlarda görüşmek dileğiyle…

    Dorock XL Venue Jazz Matiz Swing Planet
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleManu Katché’nin Gençlik Sırrı
    Next Article Zuhal Focan
    Duru Aygüven

      Galatasaray Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Lindy hop ve solo caz eğitmeni. Noir Fanzin'de yönetici, yazar, editör. Yabancı dillerle ilgileniyor, çeviri yapıyor. Günlerinden caz, dans ve sinema eksik olmuyor.

      Related Posts

      Napoli’de Dünya Caz Günü – Alfa Mist

      7 Mayıs, 2026

      İlhan Mimaroğlu 100 Yaşında

      16 Nisan, 2026

      Cape Town Uluslararası Caz Festivali 2026

      10 Nisan, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle