Louis Armstrong : Cazın Gülen Yüzü

Sanıyorum onlu yaşlarımın başındaydım. Öyleydi. On bir, on iki yaşlarındaydım. 1980’li yılların ortalarında babamın kuzeni Birleşik Devletler’de doçentti ve bir kürsü kuruyordu. Yılda bir kez, tatillerde ülkesine gelirken, bana ve kardeşim Mete’ye seveceğimizi düşündüğü hediyeler getirirdi. Çikolatalar. Oyuncaklar. Bir önceki yıl konuştuğumuz gibi, bana da o sene Ella and Louis isimli bir caz müzik kaseti getirmişti. Sahip olduğum ilk caz albümümdü o kaset. Plak değil, kaset… Ünlü caz vokal Ella Fitzgerald ve ünlü caz trompetçisi Louis Armstrong ikilisinin, Verve etiketi için kaydettikleri üç albümün ilki olan kayıtların bulunduğu bu kaset, benim için çok değerliydi. Pek çok tarzda biriktirdiğim kasetlerimi hâlâ saklarım. Sever ve okşarım onları, arada bir konuşur, dertleşir, kahkaha atarım. Anılarımı canlı tutan, bir kaç somut unsurdan biridir kayıt kasetleri.

Ella and Louis albümü (Verve)

O zamanlar kaset gerçeği vardı. Kaset çalarlar, teypler, devasa walkmanler… O kadar büyüktü ki walkmanlerimiz, kazara elimizden fırlasa, bir zat-ı muhteremin kafasını yaracak büyüklükteydiler. Z kuşağı bu bağlamda, ilk walkman sistemlerine, uzaydan gelmiş gibi mi bakar, yoksa, ‘umurumuzda değil, bu detaylar Mine Hanımcığım’ mı derler, bilemiyorum?

Bugün, işte ilk caz kasetine sahip olduğum, usta trompetçi Louis Armstrong’un doğum günü. Ben de Louis Armstrong’a ait, ona atfedilen mahlas derlemelerini anlatan bir yazı yazmak istedim.

"Eğer biri Mr. Jazz ise, o Louis Armstrong'du. O, Jazz'ın özüydü ve her zaman öyle kalacak. Benim,  Amerikan standardı, hatta orijinal Amerikan müzisyeni diye tanımladığım kişi O!..."
- Duke Ellington
"Louis Armstrong'dan hoşlanmıyorsanız, nasıl sevileceğini bilmiyorsunuz demektir."
-  Mahalia Jackson
"Bence, Louis Armstrong tüm zamanların en büyük trompet stilisti ve zamanının ve sonrasındaki her trompetçiyi etkileyen bir öncüsüydü."
- Al Hirt
"Armstrong'un doğaçlama şevki ve teknik virtüözlüğü cazı tanımladı. İlgi çekici kişiliği ve her zaman var olan sırıtışı, onu Amerika'nın dünyaya armağanı olan cazın,  uluslararası elçisi yaptı."
- Life Dergisi, Milenyumu Yaratan 100 Kişi
Louis Armstrong – What a Wonderful World!

Caz müziği, Birleşik Devletlerde, ulusal çapta popüler bir müzik biçimi haline geldiği bir dönemde, Louis Armstrong cazın ilk etkilerini ve dinamiklerini yaratan müzisyenlerden biriydi.

Louis Armstrong’un, trompet üzerindeki çalışmalarının neşesi ve özgünlüğü, şaşırtıcı derecede hızlı, yaratıcı müzikal riffleriyle birleşti. Bu da Armstrong’u haklı olarak, tüm caz müzisyenlerinin en büyüğü ve Cazın Kurucu Babası ünvanlarıyla anılmasını sağladı. Kusursuz derecede, şahsına münhasır raspy frog vokalleri, dinleyiciyi, kimin şarkısı olduğuna dair hiç şüphe bırakmadan, Louis Armstrong doğru tahminine götürdü.

Adını ister Lewis veya Louie olarak telaffuz edin, ister yakın arkadaşlarının ya da müzisyen arkadaşlarının ona hitap ettiği mahlaslardan biri olan Pops deyin, Satchmo Armstrong, karşısına çıkan herkesi, kocaman bir gülümsemeyle karşılardı.

Satchmo lakabı nereden geliyor?

Armstrong’un kendisinin ve hayranı olarak benim, en sevdiğim takma adı Satchmo idi. Bu lâkap, bir İngiliz müzik dergisi editörüyle yaptığı röportaj sırasında ortaya çıktı. Armstrong’un Dipper Mouth, Gate Mouth ve Satchel Mouth da dahil olmak üzere ağzının büyüklüğüne atıfta bulunan çeşitli lakaplarla anıldığını duyan, sağır ve dilsiz İngiliz dergi editörü, kısmen konuşabildiği ölçüde, Armstrong’a “Merhaba Satchelmo!” demek isterken, “Merhaba Satchmo!” dedi. Armstrong bu seslenişi çok beğendi. Kendisinden bir parça gibi benimsedi. Sevdiklerine, ona Satchmo diyerek hitap etmelerini istedi.

Louis Armstrong.

Louis Armstrong, 4 Ağustos 1901’de New Orleans’ın fakir bir bölgesi olan Battlefield’da doğdu. Ergenlikte yaptığı son suçlarından biri, 12 yaşında iken gerçekleşti. Bir yılbaşı kutlaması sırasında, havaya silahla ateş etti. Tutuklandı ve ıslahevine gönderildi.

Armstrong, ıslahevinde kaldığı iki yıl boyunca kornet çalmayı öğrendi. Serbest bırakıldıktan sonra, Louis’in bir evi yoktu. Sokaklarda kalıyordu. Gazete ve kömür satarak, rıhtımda teknelerin yüklerini hamallık yapıp boşaltarak hayatta kaldı.

Bu dönemde, şehrin müzik kulüplerine, sevdiği grupları dinlemek için sık sık gitmeye başladı. Louis bu müzik barlarının müdavimi haline geldiğinde, kader, zamanın en büyük grup liderlerinden biri olan Joe King Oliver ile tanışmasını sağladı. O kadar samimi oldular ki, Oliver, Louis’e ilk kornetini hediye etti.

Louis Armstrong New York’da.

Louis’nin yeteneği hızla su yüzüne çıktı. New Orleans’ın ünlü Storyville bölgesinde, henüz 16 yaşındayken, kendi grubunda çalması için, Oliver tarafından işe alındı. 1919 yılında, 18 yaşına geldiğinde ise Louis, Fate Marable’ın grubunda çalıyordu. Fate Marable grubu ile, Mississipi nehrini boydan boya geçen kürekli teknelerde çalmak için New Orleans’tan ayrıldı. Nehir üzerinde, kuzeyden güneye doğru seyahat ettiler ve yol boyunca çeşitli duraklarda performans sergilediler. Armstrong daha sonraki yıllarda, bir röportajında, bu deneyimini üniversiteye gitmek olarak tanımlayacaktı. Çünkü bu nehir yolculuğu sırasında, yazılı müzik düzenlemeleri ve besteler sayesinde, nota okumayı, nota yazmayı öğrendi.

İlerleyen yıllarda Armstrong, Marable şehrinde, Kid Ory‘nin grubuyla, büyük konserler vermeye başladı. Zutty Singleton için çalmak üzere New Orleans’a döndüğü 1921 yılına kadar Marable’da kaldı. İşin doğası göz önüne alındığında, o dönem müzisyenler göçebeydiler. Irkçılık faktörü de, göçebe bir hayat yaşamalarında etkendi. Geniş bir müzisyen yelpazesiyle performans sergilemek, Louis Armstrong’un repertuarını epey geliştirdi.

1922 yılında caz müzik, New Orleans’tan Chicago’ya doğru kaymaya başlamıştı. Armstrong da, dönemin en ateşli grubu olan Creole Jazz Band‘de çalıyorken, grup lideri King Oliver ile birlikte Chicago’ya gitti.

Chicago’da,1924 yılının Şubat ayında, piyanist Lil Hardin ile evlendi. Hardin hırslıydı. Louis Armstrong’u daha da yükselmesi için cesaretlendi. Karı-koca birlikte, tası tarağı toplayıp, New York’a doğru yola çıktılar. Armstrong, şehirdeki en iyi Afro Amerikalı grup olan Fletcher Henderson Orchestra ile bağlantı kurdu. İşte o sırada Armstrong, gruptaki diğer üflemeli enstrümanlara uyum sağlamak için trompete geçti. Tüm bunların yanı sıra, Armstrong ilave bir iş olarak, dönemin blues şarkıcıları için arka plan sesleri üretmek adına, Sidney Bechet ile ortaklık kurdu.

1925 yılında, artık, Armstrong’un kendi grubu vardı. Bir grup lideri olarak Chicago’ya geri döndü. Hot Five, ardından Hot Seven (kombodaki müzisyenlerin sayısı) ismini verdiği iki farklı band oluşturdu.

Louis Armstrong – West End Blues

1920’li yılların sonu ve 1930’lu yılların başında dünya çapında beğeni toplayan Armstrong, yılda 300’den fazla konser vererek müziğini paylaşmaktan büyük keyif aldı. Avrupa ve dünyanın dört bir yanına yaptığı konserler de dahil olmak üzere kapsamlı turneler yaptı. Otuzdan fazla filmde oynadı. Daha fazla kayıt yapabilmek için New York, Queens’e yerleşti. İstisnasız bütün turneleri dünya çapında popülerdi ve ona Ambassador Satch lakabını kazandırdı.

1940’ların başından ortasına kadar, Big Band’ler artık yerini caz kedilerine bırakmaya başlamıştı. Armstrong, grubunu on altı kişiden altı kişiye indirerek Dixieland stiline geri döndü.

Louis Armstrong – Hello, Dolly!

En büyük ticari başarılarından biri olan Hello, Dolly 1963 yılında kaydedildi. 1968’de, ölümünden sadece üç yıl önce, Satchmo hitlerinin en dokunaklılarından birini kaydetti: What a Wonderful World.

Hayatının sonuna kadar sahneden inmeyen Pops ya da Satchmo ve yahut Satchelmo Temmuz 1971 yılında, bir gece uykusunda öldü.

“Yiğit lakabıyla anılır” atasözümüzün karşılığı, ona atfedilen mahlasları Satchmo, güzel taşıdı. Muhteşem gülümsemesi içimizi ısıtmıyor mu?

"Asla hiçbir şey kanıtlamaya çalışmadım, sadece iyi bir şov yapmak istedim. Hayatım her zaman benim müziğim oldu. Bu benim için, her zaman öncelikli oldu. Hayatını müzikle halka yayamazsan müziğin hiçbir değeri yoktur. Esas olan önemli olan, o seyirci için yaşamak, çünkü orada olma sebebin insanları memnun etmek."
-Louis Satchmo Armstrong

Louis Armstrong’un diskografisini BURADAN inceleyebilirsiniz.

Mine Gürevin’in Bud Powell portre yazısı BURADA.

Mine Gürevin

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Mine Gürevin 'in 63 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Mine Gürevin ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir