Browsing: PORTRE
Klasik dönemin önemli temsilcilerinden usta caz klarnetçisi Ken Peplowski yaşamını yitirdi.
1980’lerin Synth-pop efsanesi, ünlü Alman grup Alphaville, 12 Temmuz 2026’da Harbiye Açıkhava’da: Forever Young.
Şiddete ve yıkıma karşı yumuşak bir isyan bu… Ve Björk’ün müziği, insanı matriarkal bir şefkatle sarıyor. Sanki Björk diyor ki: “Acıdan sonra bolluk mümkün. Yeter ki kök salalım, kanat açalım.”
12 telli gitarın sessiz devi Ralph Towner, 86 yaşında hayata veda etti.
Petter Wettre ve başka türlü Norveç cazı: Varlığını her an hissettiren güçlü, dolgun bir ses, sıcak, dışadönük ve ritmik ağırlığı yüksek bir caz.
Rock müzikteki ‘27’ler Kulübü’ ne kadar gürültülüyse, cazın ‘33’ler kulübü’ o kadar sessizdir. Paul Chambers, gürültüsüz bir trajedinin içinden geçerek zamanı notalarla çizen o adamlardan biriydi.
Norveç’in sert ikliminden art/progresif rock melodileri getiren Gazpacho ve başyapıt niteliğindeki şarkıları Dream Of Stone.
Charles Bukowski’nin kalbinde kilitli tuttuğu mavi kuş, şiirden müziğe, oradan da tenimize sızıyor. Bu yazı, edebiyatın küfrüyle arzunun ritmi arasında dolaşan bir itiraf.
Besteci, söz yazarı ve gitarist Chris Rea 74 yaşında hayata gözlerini yumdu. Mine Gürevin, sanatçının bir insan olarak portresini yazdı: “Chris Rea bu dünyadan ayrılırken dahi insan kaldı. Belki de onu bu kadar kalıcı yapan şey tam olarak buydu.”
Fransız sinemasının efsanevi oyuncusu, şarkıcı, manken, hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot, 91 yaşında hayatını kaybetti: “Brigitte Bardot, benim için ise, bir melodinin ortasında aniden beliren bir yüz gibi kaldı. Müzik bittiğinde bile kaybolmayan bir yüz.”

