Esra Erkan

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Cazla ilintinizi belirtebilir misiniz?

Merhaba, ben Esra Erkan. Tutkulu bir caz ve türevlerinin dinleyicisi ve cazı yarı-profesyonel olarak icra eden bir vokalistim. Zaman zaman caz performansı yaptığımız bir quartetim var, ayrica bir de coksesli koroda soyluyorum.

Dinlediğiniz ya da sizde iz bırakan ilk caz albümünü hatırlıyor musunuz?

Liste saymakla bitmez ancak belirtmem gerekir ki, vokalist oldugumdan olsa gerek; bana caz zehirini bulastiran Ella Fitzgerald`dir. Ancak enstrumantal olarak, Miles Davis’in Kind of Blue albümü zannediyorum birçok kişinin listesinde başlarda gelir.

Cazın yaşamınızdaki anlamı nedir?

Bunu inanin ben de hala cozmeye calisiyorum ancak yirmi yili askin bir süredir hayatimda olduguna ve hala kopamadigima gore sanirim yasamsal bir ihtiyacimi gideriyor olmali. Cok teknik bir cevap olacak ancak, bir muzisyeni olabilecegi en ust noktada yaraticiliga zorladigindan olsa gerek, hayalgucumun kapasitesini sinamaya teşvik eden bir seruven olarak goruyorum sanirim.

Sizce caz diğer müzik türlerinden hangi yönleriyle farklıdır? Farklı mıdır?

Kesinlikle farklidir, oncelikle duymak caba ister. Kulaga hos gelen her muzigi seven insanlarin muzigi degildir:) Bir kere en basta bu muzigin orneklerine ulasmaniz icin bilgilenmeniz ve caba harcamaniz gerekir. Diyelim ki ulastiniz, anlayabilmeyi de belirli bir surece yaymalisiniz, icine girmeniz zaman alir. Ozellikle caz icra eden bir grubu canli izlemeniz, ruhu yakalayabilmeniz açısından bu sureci oldukca hizlandirir. Cunku salt muzige degil, muzisyenlerin birbirleriyle surekli bir oyun icinde bulundugu bu keyifli seruvene tum duyularinizla tanik oldugunuz zaman, bu sizin kafanizda caz muzigiyle ilgili farkli bir pencere acacaktır.

Sizce caz diğer müzik türlerinden üstün müdür? Neden?

Müzik türlerine hiyerarşik yaklaşmayı anlamıyorum, ustun muzik nedir onu da bilmiyorum. Cazın kökeni halktan geldigine gore, senin benim gibi insanlarin duyulma ihtiyaciyla ortaya cikmistir, o halde herkesin muzigidir, “ustun” olarak adlandirmak onu ulasilmaz bir yere koymak ya da pazarlamak olur.

Kaldi ki, bir seyi ustun oldugu icin sevmezsiniz. Sevdiginiz muziğin duygusunu kendinize bir sekilde yakin bulmaniz, size bir sey hissettirmesi ya da ilham vermesi gerekir. Cazin bizlerin koklerine uzak bir tur oldugu malum ancak muzik bilinen en geçerli evrensel dil ve “ustun” gibi tanımlamalar gereksiz yakıştırmalar. Bana göre caz, olsa olsa biraz ısınma ve caba gerektirebilir, en azından pop müzik kadar kolay tuketilemez diyebiliriz.

Artık faal olmayan ya da ölmüş hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek isterdiniz?

Caz alanındaki isimler ile sinirlandirirsak, bir vokalist olarak direkt vokal efsaneleri geliyor aklima: Ella Fitzgerald, Carmen McRae, Nina Simone, Anita O’Day, Nancy Wilson, Dinah Washington.

Faal olan hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek istersiniz?

Yeni yıldızlardan Veronica Swift, Cecile Mclorin Salvant, Samara Joy’u en kısa zamanda canlı izlemek isterim.

Cazı bir enstrumanla özdeşleştirecek olsanız, bu, hangisi olurdu? Neden?

Genelde nefesli sazlar geliyor akla, trompet, saksofon gibi. Bunu, geleneksel kayıtlarda en öne çıkagelmiş sazlar olmalarına bağlıyorum. Ancak ben sahsen piyanoda daha iyi duyabiliyorum caz armonilerini.

Yapılması kolay değil, biliyoruz; ama tarifinin yapılması gerekirse, caz nedir?

İnsanın kendi gibi olabildiği, hududu ve tekrarlılığı olmayan sürprizli bir müzik deneyimi.

Sınırsız bütçeniz olsa cazla ilintili ne yapmak isterdiniz?

Profesyonel ya da amatör, caz ya da türevlerinin icra edildiği küçük, salaş bir kafe açmak isterdim. Elbette kendim de bu sayede sık sık sahne alabilirim 🙂 Ankara’da Kızılırmak Sokak’ta Tenedos Cafe vardı, Janusz Szprot hoca jam sessionlar düzenlerdi, ona yakın ama daha sempatik bir format.

Dark Blue Notes

Editor

Dark Blue Notes 'in 55 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Dark Blue Notes ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir