2025’i başka türlü uğurlayalım istedik, müziği hayatının merkezine koyanlara, müzisyenlere, yazarlara, organizatörlere, işletmecilere, dinleyicilere, söyleyeceklerinin muteber olacağına inandığımız kişilere başvurduk; bitmek üzere olan yıldan kendilerine kalanı, kendilerinden başkalarına kalanları, 2025’i müzikal açıdan nasıl geçirdiklerini yazmalarını rica ettik. Girişimci, yazar BANU TUNÇAĞ bizi kırmadı, 2025’de müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
■
2025 yılının nasıl geçtiğini oturup hiç düşünmemiştim, ta ki Burak Sülünbaz, Aaron Parks konserinde yanıma gelip bu yazıyı isteyene kadar.
Aslında durup neler yaşadığımızı ve bunların bizde bıraktığı duyguları düşünmek insana iyi geliyormuş. Bir yıl daha hızla akıp giderken, ülkemizde ve dünyada yaşanan olayların hepimizin gündelik yaşamına yansımış birer travmaya dönüştüğünü fark ettim.
“Yılın üzerimize bıraktığı o tuhaf tat, yaptığımız işlere de ister istemez yansıdı. Sorularla dolu, anlamını yitirmiş siyasi gündem, ruh halimizi olduğu kadar ister istemez işlerimizi de etkiledi.”
İstanbul’un hiç dinmeyen temposu içinde, kültür-sanat alanında var olmaya ve her yıl bir adım ileriye taşımaya çalıştığımız işler üretmeye devam etmek hem yorucu hem de düşündürücüydü. Bazen gerçekten imkânsız görünen şeyleri başardık. Yılın üzerimize bıraktığı o tuhaf tat, yaptığımız işlere de ister istemez yansıdı. Sorularla dolu, anlamını yitirmiş siyasi gündem, ruh halimizi olduğu kadar ister istemez işlerimizi de etkiledi.
“Bir sene nasıl geçti?” diye tekrar kendime sorduğumda, bu soruyu herkesin bir şekilde kendine sorduğunu fark ettim. Aaron Parks da konser arasında mikrofonun başına geçip, içinde bulunduğumuz bu karanlık dönemi sorgularken kendini bir boşluğun içinde bulduğunu; ama bu basık, insanı her anlamda sıkıştıran ortamdan, ancak yaptığı işle yani müzikle çıkabildiğini söyledi.
O sözlerden sonra bir kez daha fark ettim ki, her günü daha iyi, daha verimli yaşamak, içinde sıkıştığımız bu dönemde belki de tek çıkış yolu. Bu düşünceyle, ilgimi çeken konulara daha çok odaklanmaya, bizi çevreleyen olumsuz havadan uzaklaşmamı sağlayan her türlü buluşma, etkinlik ve üretim içinde yer almaya karar verdim.
Tüm bu kasvetli havaya rağmen, 2025 kültür-sanat açısından dolu dolu geçti. İstanbul özelinde temposu hiç düşmeyen bir yıldı; kimi günler, bir günde gerçekleşen etkinlikleri saymak bile mümkün değildi.
Bu senenin benim için en özel anlarından biri, 35. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleşen Aaron Parks Little Big konseriydi. Ve elbette, o konserin sonunda Burak’la yaptığımız kısa sohbet…
İşte o anda, elimizdeki becerileri ve kapasiteyi daha verimli kullanarak, yaşadığımız dünyayı belki küçük ama anlamlı bir ölçüde iyileştirebileceğimizi düşündüm.

■
Ardından: 2025 dosyası
Banu Tunçağ
Venom Vineyards
212 Photography Istanbul


