2025’i başka türlü uğurlayalım istedik, müziği hayatının merkezine koyanlara, müzisyenlere, yazarlara, organizatörlere, işletmecilere, dinleyicilere, söyleyeceklerinin muteber olacağına inandığımız kişilere başvurduk; bitmek üzere olan yıldan kendilerine kalanı, kendilerinden başkalarına kalanları, 2025’i müzikal açıdan nasıl geçirdiklerini yazmalarını rica ettik. Besteci, akademisyen, müzisyen Güç Başar Gülle, 2025’te müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
■
2025 benim için daha önce hiç tecrübe etmediğim bir süreci gözlemleme ve müzisyen kimliğimi başka bir boyutla keşfetme yılı oldu. Müzik ve hayatın her alanında tartışılan yapay zeka, ilk defa birçok farklı disiplini bir araya getirmeye başladı ve anlamanın bilişsel formunu, sanatı ve sanatçıyı bambaşka boyutlarda tartışmaya açtı.
Akıl yürütmenin tekrar tanımlanmaya başladığı bu dönemde, 2023 yılında, Synthetic Vision albümünde felsefe kökenli bir caz müzisyeni olarak bu soruları irdelemek ve müzikal bir ifadeye dönüştürmek, hala keyif duyduğum bir süreç olarak devam ediyor. Önümüzdeki dönemde bu tartışmalar, hem akademik alanlarda hem de müzik endüstrisi üzerinde önemli dönüşümler gerçekleştirecektir.
Son dönemlerde gösteriş ekonomisi ve influencer kültürünün hep olumsuz yönlerinden bahsedilse de, 2025 yılı bu etkinliklerin, kültür ve sanat dünyasında önemli bir filtreleme işlevini öne çıkardığını düşünenlerdenim. Dijital dünya her geçen gün teknik olarak gelişse de bilgi paylaşımında güven kaybı giderek derinleşiyor. Gündem belirleme araçları, sergilenen eserlerden daha fazla öne çıktıkça müzisyenin müzik yapmaya inancı, dinleyenin de müziğe olan inancı giderek azalıyor. Müzisyenin müzik samimiyeti ile ekonomik kaygılar arasında kaldığı bu dönemde, iki süreci dengeli bir şekilde yürütmenin zorluğu her geçen gün daha fazla hissedilmekte. Kısa vadede kaos olarak yaşanılan bu sürecin uzun vadede müzik ve müzisyen formunun yenilenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.
Bu sene müzik öğrencilerimde müzik ile kurulan ilişkide gözlemlediğim köklü bir dönüşüm ise müziği eğlence ve teknik beceri ötesi bir yere koyma eğilimleri. Bu durum bana Beethoven’ın ve John Coltrane’in müziğe yaklaşımlarindaki ruhani egzersiz formunu hatırlatıyor. Kendi ifadesini arayan bir müziğin dilindeki teknik yetkinliğin yanı sıra, duygusal olgunluk ve zihinsel derinlik aranılan unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda inovasyon ve müzik arasındaki ilişkinin tekrar değerlendirildiği bir döneme yöneliş gözlemliyorum.
Her alanda yaşadığımız kaos ve bilgi kirliğinden sıyrılmak adına çok değerli pedagog Michael Rogers’dan bir alıntıyla yazımı sonlandırmak istiyorum.
“Aşırı basitleştirmeden, aşırı karmaşıklıktan kaçınıldığı kadar kaçınılmalıdır. Yüzyıllardır tüm büyük teorik sistemlerin -müzik, felsefe, bilim- hedefi yüzeyde farklı görünen mümkün en fazla durumu, en az yapısal açıklamayla kapsamaya çalışmak olmuştur.”
– Michael Rogers
Mutlu seneler.
■
Ardından: 2025 dosyası
Dark Blue Notes’da Güç Başar Gülle
Güç Başar Gülle Instagram


