Dark Blue Notes, müzik ve sanat dostlarıyla birlikte yılı uğurluyor. Gazeteci, yazar Sinem Vural, 2025’te müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
■
Henüz son düdük çalmadı ama Aralık ayı, yılın son raporlarının en çok dinlenenlerin, en çok gelenlerin, en çok eleştirilenlerin de gündeme gelme ayı. Koca bir 2025’in ardından en çok yazdıklarıma bir göz gezdirdim de karamsar havaya kapılıp gitmek öyle kolay ki…
Spotify dilemması
Yılın en çok konuşulan iki konusundan biri Spotify ve Türkiye’deki konumu. Playlistlerinde şarkı konumlanmasına, playlist isimlerine, sanatçıların globalde isyanından, yerelde isyanına… Türkiye’deki lider müzik dinleme platformu, gündemden koca yılda belki birkaç gün düştü. Tekelleşme, algoritma ve bot sorunları, şarkı görünürlük sorunu, gelir dağılımındaki eşitsizlik gibi gündem zirvesini hep zorladı Spotify.
Yapay zeka tartışması
“Elektronik müzik, müzik midir” tartışmasını dün gibi hatırlıyorum. Teknolojinin buralara geleceğini tahmin ediyorduk ama bu kadar hızlı baskın hale geleceğini kimse kestirmemişti. Dolayısıyla Suno gibi birçok program son altı aydır olmadığı kadar mercek altında. Yayınlanan araştırmalar günde 50 bine yakın AI yapımı müziğin yayınlandığı ortamda belki de “organik müzik” tercihini liderliğe taşıdı. Bu konu bitmez, ben yazmaktan sıkıldım gelişmeler durmak bilmedi.
2026’da canlı müzik zamanı
Globalde canlı müzik ekonomisinin gerilemesi gündem olmuştu. Son dönemeçte 2026 bomba gibi geliyor mesela. Gorillaz, The Offspring, Alice Cooper, InFlames, Mac DeMarco, The Neighbourhood gibi haberler önden ulaştı. Yenileri de yolda. Tabi bu sahne kültürünü geliştirmek için güzel yerli alt grupları görmek en büyük temenni. Bakalım organizatörler kararlarını kimlerden yana kullanacak. Umut her zaman var. Yerli müzik hâlâ dinleniyor; alternatif / rock / bağımsız sahne hâlâ nefes alıyor; konser kültürü tüm maddi zorluklara rağmen ayakta.

Bağımsız müzisyenin çilesi
Bağımsız müzisyen tabiri bu yıl ayrı bir anlam kazandı. Kariyerinin başında birçok genç isim kime nasıl ulaşacağını, nasıl öne çıkacağını düşünürken hırpalandı. Eski klasik yöntemler yani pr, dinleyici, sahne denklemi bittiğinden sosyal medyada tüm tuşlara basıldı, görünürlük savaşı başladı. Yine de bağımsız müzisyenlerin başını çektiği önemli bir grup tüm algoritma, başarı kriterlerine boyun eğmeden yollarına devam ediyorlar. Müziğin para, algoritma ya da görünürlük cephesinde değil; insan, emek, adalet ve sürdürülebilirlik cephesinde kalmasının önemini unutmamak lazım. Her gün binlerce şarkının çıktığı bir sektörün dişlileri arasında yıpranmamak için emek vermeye devam ediyorlar. Hepsine kocaman bir alkış!
Türler, trendler ve tüketim alışkanlıkları
Alternatif pop ve rocktan sonra ufaktan rock müziğe doğru yönelinen bir döneme geçiyoruz. Pop müzik ve rap’in başa baş yolculuğunda pop yine liderliğini sürdürüyor.
Kısacası 2025, müziğin hem en çok tartışıldığı hem de en çok dönüştüğü yıllardan biri oldu. Dijital güç dengeleri, yapay zekâ, sahnenin iniş çıkışları, bağımsızların mücadelesi… Hepsi bir yana, geriye yine müziğin kendisi kaldı. Çünkü tüm gürültünün içinde değişmeyen tek şey, iyi müziğin hâlâ yolunu bulması. 2026’nın kapısında dururken tek dileğim, sektörün karmaşasında kaybolmadan üretmeye devam eden herkese daha çok alan, daha çok sahne, daha çok nefes açılması. Umut var, hem de sandığımızdan daha yüksek bir volümde.
■


