Browsing: Atlantic Records

Motown genç Amerika’nın sesiydi. Atlantic müziği dünyaya taşıyan büyük köprüydü. Stax soul’un kalbinin attığı yerdi. Sun Records ise hepsinden önce kapısını açık bırakan küçük bir odaydı. Bir kamyon şoförü, bir mahkûm, bir pamuk işçisi ya da tanınmayan bir blues müzisyeni o kapıdan içeri girebilir ve birkaç dakika sonra dünyayı değiştirecek bir ses çıkarabilirdi.

Motown yıldızlar yaratmayı kurumsallaştırmıştı. Atlantic, farklı müzik dünyalarını bir araya getiren büyük bir köprü kurmuştu. Stax ise bir odadaki insanların birbirlerini gerçekten dinlediklerinde nasıl bir ses yaratabileceklerini gösterdi. Onun müziği kusursuzluğa değil, temasa dayanıyordu.

Ahmet Ertegün, yalnızca bir yapımcı ya da iş insanı değildi. O, sesi duyan ve o sesi dünyaya taşıyan bir köprüydü. Ve bazı köprüler, üzerinden geçildikten sonra bile varlığını hissettirmeye devam eder.

Peter Grant efsanesi, gücün nasıl kullanılacağına dair bir ders gibi… Zorbalıkla değil, sadakatle. Kurnazlıkla değil, sezgiyle. Dev gibi bir kalbin, dev gibi bir adamı. 

Mine Gürevin, defans ayarlarını yok edebilecek güce sahip yegane rock baladın, Led Zeppelin konserlerinin vazgeçilmez şarkısı No Quarter’ın öyküsünü ve kendisindeki izlerini anlattı.