2025’i başka türlü uğurlayalım istedik, müziği hayatının merkezine koyanlara, müzisyenlere, yazarlara, organizatörlere, işletmecilere, dinleyicilere, söyleyeceklerinin muteber olacağına inandığımız kişilere başvurduk; bitmek üzere olan yıldan kendilerine kalanı, kendilerinden başkalarına kalanları, 2025’i müzikal açıdan nasıl geçirdiklerini yazmalarını rica ettik. Yazar Oktay Gökkaya, 2025’de müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
■
Müzik mümkün dünyalar yaratır. Mümkün dünyalar teorisini ilk olarak, Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli düşünür ve filozoflarından Ulus Baker’den duymuştum. Müzik ile evren beraber hareket ediyor olabilir mi, diye düşünüyorum o zamandan beri. Evren genişliyor ya müzik! Dinledikçe, paylaştıkça kendi evrenini genişletiyor müzik. Önce ruhumuzu delip geçiyor sonra kurtulunca bizden, ilk fırsatta başka başka insanlara ulaşıyor, oradan da önüne kattığını yıldızlar arası yolculuğa çıkarıyor.
Bir şarkı açarsınız, anılar belirir zihninizde anında. Gideceğiniz mümkün dünyalara götürür sizi. Orada hissedersiniz denizin kokusunu, derinliğini, tende yarattığı ıslaklığı mesala. Sevgilinizin nemli dudağını ya da gözlerinde size parlayan ışığı görürsünüz yeniden. Ayağınızı gıdıklayan kumları elinize alırsınız, parmaklarınızın arasından kayar gider.
Annenizin kucağı, babanızın güven dolu gözleri aklınıza gelir müzik dinlerken. Kar fırtınasında sığındığınız bir kafede, arka planda çalan şarkı çocukluğunuza götürür. Cam kenarına geçip eldiveninizi kaloriferin üstüne koyar ve camdaki buğuya kalp çizip onun adını yazarsınız.
Her dinlediğimizde notalar zihninizde kilitli dünyaların sonsuz imkanlarını ayağınıza serer.
Biz yazarlar, edebiyat ile görsel bir imajinasyonu ve duyguları okurların gözünde canlandırırken, müzik ile anılarımızı geri getirmenin bir yolunu sunarız sizlere.
2025 yılında olanlar beni mümkün dünyaların var olabileceğine inandırdı.
Müzik ve edebiyat, biri sağ koluma biri sol koluma girdi. Üçümüz çocuklar gibi şendik artık.
İlk olarak kitabım yayınlandı; sonra da çok değerli müzik insanlarının arasına kabul edildim. Dark Blue Notes müzik kültürü dergisinin yazarlarından biri olarak, mümkün dünyalar olduğunu bu yıl hissettim.
Müzikle dolmuş taşmış insanlar tanıdım. Bu taşkınlık benim ayak ucuma kadar geldi. Paçalarımı sıyırdım, hiç üşenmedim. Müzik denizinin içindeydim işte. Tam istediğim gibi. Olmak istediğim yerdeydim. Evrende her bir canlı birbiri ile bağlantılıdır, bir şekilde öğrenmiş oldum. Yazar dostlarım ile bağ kurma fırsatı yakaladım. Her birimiz yaratıcı düşünceyi çeken bir anteniz adeta. En iyi sanatçılar, milyarlarca yıldan beri titreşen bu kadim enerjiyi çekebilen en hassas antenlere sahip olanlar arasından çıkmamış mıdır?
2025 yılında benim de zihnim adeta bir radyo alıcısı gibiydi. Hassas antenlerim açıktı, evrenin yaydığı o müthiş müziği çekebiliyordum artık. “Vay be!” dedim kendime.
Kafamın içi milyonlarca nota ile dolmaya başladı. Harika ezgiler duyuyordum artık.
Üstelik en sevdiğim grup üyelerinin ismimle bana seslendiği anlar bile oldu, inanabiliyor musunuz?
Mümkün dünyalar gerçekten var mı, yoksa her seferinde seçimlerimiz ile biz mi oluşturuyoruz bu dünyaları? Bu yeni dünyalarda yaşamak istiyoruz. Müzik icra ederken, dinlerken, yorumlarken, yeniden ve yeniden yarattığımız bu mümkün dünyaların kapıları ardına kadar açılıyor bizlere. Bu his, bu mümkün olma hali, müziğin, evrenin ve yaşamın anahtarı olduğunun kanıtı bence.
Bizi o mümkün dünyaların var olabileceğine inandırır müzik. Sadece bununla yetinmez. Çaktırmadan cebimize o mümkün dünyaların anahtarını da koyar. Her istediğimizde bir şarkı açarız, bavulumuzu hazırlarız ve geçiş yaparız evrenin bilmediğimiz herhangi bir yerine.
Sadece biz yalnız değiliz orada, notalarda yalnızdır. Ta ki anlaşabileceği öteki notayı bulana kadar. Bu rastlaşma ve uyum, bize iyi gelen o müthiş melodileri yaratır. Hep o duyguyu ararız, ona çekiliriz. İlk fırsatta, o şarkıyı dinlemek isteriz. Tıpkı aşk gibi…
Bu yılı duygulara çekilme yılı ilan ediyorum.
Hey sen müzik aşığı! Söylesene, bu sene hangi albümlere ve şarkılara çekildin?
Ben ve müzik mıknatıs gibiydim 2025’te. O beni çekti, ben de çekildim ona. Büyüsüne kapıldım.
Size tavsiyem, o büyülü anlarda müzik nehrinin içinde usulce akın, direnmeyin; sadece onunla birlikte hareket edin. Kollarınızı açın, bırakın kendinizi ezgilere. O sizi harika manzaralar göreceğiniz sonsuz bir nehrin içinde geziye çıkarıp mümkün dünyaların kıyısına bırakacak. Şarkı bittiğinde bulunduğunuz yer sizi çok şaşırtacak. Müziğin kendini genişlettiği yepyeni bir evrendesiniz.
Hoş geldiniz aramıza.

■
Ardından: 2025 dosyası
Dark Blue Notes’da Oktay Gökkaya
Oktay Gökkaya Instagram


