Jazz Semai Dijital Platformlarda

Jazz Semai orijinal basımından 44 yıl sonra, ilk kez digital olarak yayınlanıyor, 11 Kasım 2022 itibariyle tüm dijital platformlarda piyasaya çıkıyor.

On iki yaşındaydım. Taşrada caz yoktu. Kent ile taşranın, dünya ile yaşadığımız ülkenin kentlerinin arasındaki mesafe şimdi olduğundan daha büyüktü. Caz başka hayatlardı. Hoş, o dönem kentin ve ülkenin sanatsever insanlarının cazla ilintisinin ciddi olduğu da iddia edilebilir mi, tartışmalı; ancak taşranın yalıtılmış bir kültürü vardır; caz, girmişse de, ancak tek tük çatlaklardan içeri girebilmiştir. Hülasa ne cazın ne de Jazz Semai’nin, çocukluğumdan, ilk gençliğimden kalan bir anısı var bende.

Caz dinlemeye başladıktan sonra albümün varlığından haberdar oldum. Sanırım 2000 yılıydı. Önceki yıl, 1999’da Jazz Semai ücretsiz dağıtılmak üzere 1000 adet basılmış. Bir arkadaşımın kopyaladığı CD sayesinde dinledim ilk kez. İlk anda çarpıldığımı söylemem abartılı olur; Kızkardeş ve Erkek Kardeş çılgınca swing eden akıcılığıyla kulaklarımı okşamıştı. Albümün gerisi de reddedilmeyecek denli 70’li yılların havasını yansıtıyordu benim algımda.

Kudret Öztoprak, Erol Pekcan, Tuna Ötenel (Kaynak: Renkli İşler)

Aynı yıllarda plak toplamaya da başlamıştım; orijinal baskının fiyatını gördüğümde dudağım uçuklamıştı. Klişe olacaksa olsun; albümün orijinal plak baskısının Türkiye Cazı ve koleksiyonerler açısından bir nev’i graal olduğu tespitinde bulunmak kaçınılmaz; peşinde koşulan kutsal kase. Hal böyle olunca adına yaraşır bir plak kopyasını alabilmem için 16 yıl daha beklemem gerekmişti. O gün, bugün, aklıma düştükçe platoda dönüyor…

Geriye bakıldığında, Jazz Semai’nin kaydedildiği zamanın kitle kültüründen ayrıksı bir konumda olduğu anlaşılabiliyor. Sinemanın erotik filmler, müzik endüstrisinin arabesk ve hafif müzik tarafından domine edildiği kültürel iklimde, bırakalım caz müziği yabancı müziğin tukaka sayıldığı bir zamanda, günün beğeni eşiğine yaklaşma kolaycılığına kaçmadan doğru düzgün bir caz albümü kaydetmek -nasıl desem- olsa olsa, çılgınların ve tabii ki yaptığını tutkuyla yapan insanların işi.

Peki neden Ankara’da kaydedilmiş? Sevgili dostumuz, Ulus’tan Çankaya’ya Alışılmadık Sesler: Ankara’nın Caz Serüveni (1940-1980) araştırmasının yazarı, müzisyen Canan Aykent‘e sordum hemen. “Üç kişinin yarattığı mucizeler albümü” diye niteleyerek başladı konuşmaya. O dönemde üçlünün Ankara’da sık program almalarından ötürü kaydın Ankara’da yapılmış olduğunu ekledi: “Jazz Semai’nin ilk albüm olup olmadığından daha önemlisi nasıl bir albüm olduğu. Aynı yıl Okay Temiz ve Don Cherry’nin 1969’da Türk Amerikan Derneği’nde verdiği konserin kaydı da yayınlanmış; ancak Sonet şirketinden ve yurtdışında. Keza Nükhet Ruacan’ın Ruacan albümü de 1978’de 1 Numara etiketiyle yayınlanmış. Ancak biri hariç tümüyle standartlardan oluşuyor. Jazz Semai’inin, bana kalırsa, en önemli özelliği ve ilk olarak adlandırılmasının sebebi daha ziyade albümde yer alan parçaların biri hariç tümüyle Tuna Ötenel’in besteleri olması. Dolayısıyla Türk Cazının ilk orijinal bestelerinin yer aldığı albüm.

Türkiye caz tarihine hakim değilim; dolayısıyla kronolojik açıdan ilk olma halini yorumlayamıyorum. Aykent’in de belirttiği üzere önemi, öncelikle, içeriğinden kaynaklanıyor. Caz damağım geliştikçe daha da çok sevdim ve kanaatim netleşti: Jazz Semai, bir Türk müzisyeni tarafından yazılmış çok güzel bestelerin, yetenekleri tartışılmaz Türk müzisyenleri tarafından ustaca icra edildiği, zamanına göre oldukça gerçekçi bir şekilde, yüksek kalitede kaydedilmiş bir albüm.

"Müzikalitesiyle günümüzde yayınlanan birçok albümü kolaylıkla cebinden çıkartabilecek bir çalışma, besteler ise daha dün yapılmışçasına zamansız." 
- Jazz Semai Basın Bülteni

İlk olma hali değil asıl üzerinde düşünmemiz gereken. Her ikisi de 31 yaşında olan Kudret Öztoprak ve Tuna Ötenel‘in, 45 yaşında olan Erol Pekcan‘ın, o tarihte, arkalarında onyıllar uzunluğunda performans kariyeri bırakmış olmalarına rağmen neden 1978’e kadar bu şekilde kaydedilmemiş olmaları; daha da acısı (Tuna Ötenel’i hariç tutalım, bir kaç albüm kaydetme şansı bulabilmiş) sonrasında da layık oldukları şekilde ve sıklıkta kaydedilmemiş olmaları… asıl düşünülmesi gereken.

Biz birbirimizi, caz müziğini, üretmeyi seven bir üçlüydük. Geceleri çalar, gündüzleri buluşup müzik dinlerdik. Bir gün ’Flamenco Jazz‘ ve  ‘Polish Jazz‘ adlı iki LP dinletti Erol Abi bize;  “Biz niye bir Türk caz albümü yapmıyoruz çocuklar?” dedi. Benimsedik ve kilitlendik bu projeye. Yoğun bir çalışma sonucunda  ’Jazz Semai’  albümü dinleyiciyle buluştu. 
- Tuna Ötenel, Jazz Semai Basın Bülteni

O dönemde Türkiye’de çok mu caz dinleniyordu? Sanmam! Tabii ki yeni zamanlardaki kadar caz dinlenmiyormuş, orası kesin. Ama plak koleksiyoneri doğrulayacaktır, o zamanlarda ülkeye azımsanmayacak denli caz plağı ithal edilmiş; hatta yerel olarak da basılmış. Oysa müzisyen de vardı, beste de vardı. Ama Jazz Semai’ye kadar bu nitelikte bir uzunçalar yok. Ta ki Nino Varon ve dostları böyle çılgın bir projeye kalkışıncaya kadar…

Varın, ben bu yazıyı bitirdikten, siz okuduktan sonra nedenini düşünelim.

Rüyadaki Sesler’e ait anekdotu Tuna Ötenel’in eşi Berin Ötenel şu şekilde anlatır: “Uyuyorduk, piyano sesiyle uyandım sabaha karşı. ‘Ne yapıyorsun Tuna’ dedim, ‘daha çok erken.’ Sus işareti yapıp durdurdu beni. ‘Rüyamda iki Amerikalı müzisyen saksafon ve trompetle bir parça çalıyorlardı, melodiyi unutmadan notalarını yazdım’ dedi” 
- Kanat Atkaya, 2016, Hürriyet Gazetesi

Bu girizgah bize ulaşan bir haber üzerine yazıldı. Jazz Semai orijinal basımından 44 yıl sonra, ilk kez digital olarak yayınlanıyor, 11 Kasım 2022 itibariyle tüm dijital platformlarda piyasaya çıkıyor.

Orijinal plağını edinmenin imkansıza yakın olduğu, Rainbow 45‘in 2016’da çıkardığı plak baskısının tükendiği, CD olarak ise sadece 1999 yılında, o da promo olarak basıldığı ve edinmenin kolay olmadığı düşünüldüğünde, Jazz Semai’nin isteyen herkes tarafından dinlenebilecek şekilde gün yüzüne çıkması sevindirici bir gelişme.

Kudret Öztoprak, Erol Pekcan, Tuna Ötenel (Kaynak: Renkli İşler)

Albümde piyano, saksofon ve vokalde Tuna Ötenel, bas gitar ve perküsyonda Kudret Öztoprak ve davulda Erol Pekcan yer alıyor. Takribi 43 dakika. 10 parçanın dokuzun bestesi Tuna Ötenel’e ait; Ali’yi Gördüm Ali ise sözleri Kul Himmet’e ait geleneksel bir nefes. Kayıt ve miksi Mart 1978’de Ankara’da Ümit Eroğlu’nun stüdyosunda yapılmış ve LP aynı yıl Nino Varon tarafından Nova Müzik etiketiyle yayınlanmış.

"Çok sevdiğim Erol Pekcan ağabeyimin önerdiği bu projenin, ülkemde bir ilk olması isteğiyle, Kudret Öztoprak, Ümit Eroğlu’nun ve o zamanlar ortağım olan Jo Hasson‘un askerlik arkadaşı olmaları ve en mühimi de müziğine ve müzisyenliğine hayranlık duyduğum Tuna Ötenel‘i besteleri, düzenlemeleri ve icrasıyla o günlerde satış riski taşısa da, bana doğru ve heyecan verici bir proje olarak görünmüştü. İletişim, şu andaki gibi olsa bu albümü dünyadaki bütün cazseverlere ulaştırabilirdik."
- Nino Varon https://www.instagram.com/renkli.isler

Eminiz ki, Türkiye’de cazın tanınıp sevilmesine büyük katkıda bulunmuş olan üç önemli müzisyenin bu eseri, o dönemi yaşamış ama az sayıda basılan albümü koleksiyonlarına katamamış cazseverlerin yanı sıra, Türkiye’de cazın başladığı yıllara merak duyan genç kuşağı da sevindirecektir.

Dark Blue Notes yazarları namına, bu çorak ülkeyi yaşanılabilir hale getiren insanlar arasında mümtaz yeri olan Erol Pekcan ve Kudret Öztoprak’ın anısına saygı duruşu yapmamıza, Nino Varon, Ümit Eroğlu ve Tuna Ötenel’e uzun ömür dilememize, şükranlarımızı sunmamıza vesile olan bu üretimi için Renkli İşler’e teşekkür ediyorum.

Jazz Semai caza ait dil içinde, bu topraklara has ifadeleri evrensel bakış açısıyla harmanlamayı başarmış bir albüm. Albümün o dönemi paylaşmış dinleyicileri götüreceği yerler kadar, bugün caz dinlemeye ya da çalmaya yeni başlamış dinleyenler için de kıymeti büyük olacak.
- Sibel Köse, https://www.instagram.com/renkli.isler

Bugün aramızda olmayan Erol Pekcan ve Kudret Öztoprak'ın özlemi ile Jazz Semai, tekrar tekrar dinlenilebilecek gerçek bir koleksiyon ürünü ve aynı zamanda bu alanda çalışma yapmak isteyen genç müzisyenler için de çok önemli bir kaynaktır.
- Neşet Ruacan, https://www.instagram.com/renkli.isler

Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Turgay Yalçın 'in 171 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Turgay Yalçın ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir