42. İstanbul Film Festivali: Ayna Ayna

Oyunun Parçası Olmak: Ayna Ayna

İstanbul Film Festivali, 18 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreniyle son buldu. Belmin Söylemez, festivalin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan Ayna Ayna filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazandı. Filmin başrol oyuncuları Laçin Ceylan, Manolya Maya ve Şenay Aydın, festivalde en iyi kadın oyuncu kategorisinde ödülü paylaştılar.

Belmin Söylemez, 2012 yılı yapımı Şimdiki Zaman filminde, geleceğe dair heyecan duyacağı bir şeyin hasretini çeken Mina’nın ABD’ye taşınarak hayata sıfırdan başlamak istemesini hikâyesinin merkezine alır. Bu sırada kahve falı bakarak geçimini sağlamaya çalışan karakter, başkalarının geleceğini okumaktan hoşlandığını fark eder. O gözünü geleceğe dikmişken, şimdiki zaman ona sürprizler yapar. Gitme fikrinin aslında bizi bulunduğumuz yere ne kadar bağladığını izleriz. Söylemez, on yıl sonra çektiği Ayna Ayna filminde, bir önceki filminin aksine bulunduğu yerde yaşama direnebilmek için kendine sığınak olabilecek düşüncelerin peşinde koşan bir grup insanın hikâyesini çerçeveliyor.

Aylin, oyuncu olma hayali kuran zoraki bir işletme öğrencisidir. Oyunculuk için katıldığı kursa devam ederken bir yandan televizyon için çekilecek Osmanlı dizisinde rol kapmanın peşindedir. Frida, bir türlü bitiremediği Frida’ya Mektuplar oyununu şehrin açık alanlarında ve kalabalıklar içinde provasını yapan, panik atakları ve korkularıyla boğuşan biridir. Tanınmış oyuncu Lale, tüketim toplumunun ona biçtiği oyunculuk biçimlerinden uzakta tiyatrosunda oyunlar sergilemekte ve oyunculuk kursu vermektedir. Ekonomik zorluklara rağmen tiyatrosunu ayakta tutmak için mücadele eder. Üç kadının yolları Lale’nin kursunda kesişir.

Belmin Söylemez, bir oyunculuk atölyesinin içinde birleştirdiği insanların hikâyesini anlatırken onları hem herkes gibi şehrin içine katar hem de şehirden azat eder. Söylemez, bunu yaparken aynalardan, camlardan, şehrin içinden yansıma oluşturabilecek her alandan yararlanır. Film, kalabalıklar içinde yansıyan hikâyeleri izlerken silinecek gibi görünen karakterlerin tutkularına tutundukça daha da belirginleşmelerine ve diri hissetmelerine odaklanıyor. İpuçlarıyla gösterilen karakterlerin küçük anları, kendileri için belirledikleri ortak alan olan tiyatroda kocaman bir bütün haline geliyor. Ayna Ayna, merkezine aldığı her karakteri ortak bir düzlem üzerinde oyunun parçası haline getiriyor.

Hepimiz yaşam olmaya çalışan bir oyunun küçük anlarında kendimize nefes alacak alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Başkalarının hayatlarının gölgesinde insanlarla temas etme biçimimiz her ne kadar kendimize özgü olsa da onların görmediği, bize yansıma olabilecek alanlarda daha derin bir ilişki kurma zorunluluğumuz var.

Herkes bu hayat oyunun parçası olmak istiyor. Çünkü yaşamak; koskoca bir bütünün parçası olmak, ya da en iyi ihtimalle buradan giderken yanımızda götürebileceğimiz bir aidiyetlik hissi bulmakla ilgili…

Enes Kudu

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve TV bölümü mezunu. Onbironsekiz adlı bir podcast platformunda programcılık ve editörlük yaptı. Bir konser salonunda "Program Koordinatörü" olarak görev yapıyor. "Zamanlama Gerektiren Filmler" adlı instagram, blog ve youtube sayfasında içerikler üretmeye devam ediyor.

Enes Kudu 'in 24 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Enes Kudu ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir