Avusturya Liseliler Vakfı 4. Müzik ve Sanat Festivali

St. Georg Avusturya Liseliler Vakfı‘nın organizasyonunu gerçekleştirdiği Müzik ve Sanat Festivali bu yıl 4. edisyonu ile 16-17 Eylül tarihlerinde geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine boğazın gözbebeği Yeniköy’deki Avusturya Kültür Ofisi‘nin muhteşem atmosferinde sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Programda müzikal tür açısından oldukça çeşitli bir seçki var. Caz ve dans müziklerinin yanı sıra pop, oda müziği ve rock müzik türlerinden de temsilciler yer alıyor. Festivalin amacı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Avusturya Liselilere özgü bir dayanışma bilinci ile müzik ve sanattan elde edilen gücü eğitime aktarabilmek. Bu yolla hem sanatı, hem eğitimi eğlenerek desteklemek.

Festivalin gelirleri Avusturya Lisesi’nden mezun, başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencilerin yurtdışı eğitimlerine katkı sağlayacak. Festivalde bu yıl ilk kez ALEV Okulları’nda okuyan öğrencilerinin eserlerinden oluşan karma bir sergi yer alacak. 

Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek festivalde geçtiğimiz yıllarda Kerem Görsev, Önder Focan, Melis Sökmen, Mehveş Emeç, Dilek Sert Erdoğan, İpek Dinç, Eren Noyan, Simone Kopmajer, Ayhan Sicimoğlu gibi çok değerli isimler konuk olmuştu. Festival bu sene de dolu dolu bir programla gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl 17-18 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen Avusturya Liseliler Vakfı 3. Müzik ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere katılmış izlenimlerimi BURADA aktarmıştım.

Bu seneki festivalin konuk sanatçıları: Karen Bachner, Selen Beytekin Project, Sabih Cangil, Golden Horn Brass, Emir Ersoy & Nükhet Duru Project

16 Eylül Cumartesi

Avusturya’nın önde gelen caz vokallerinden Karen Bachner festivalde olacak

Karen Bachner Band – 17.00

İfade gücü yüksek vokaliyle 2006 yılı Jazz Festival Vienna Vokal Yarışması ödülü sahibi Karin Bachner, Avusturya’nın önde gelen caz vokallerinden ve bestecilerinden biri kabul ediliyor. Yalnızca gospel geleneğinden gelen tarzıyla değil aynı zamanda The Pocket Big Band ile hayata geçirdiği ve Ella Fitzgerald‘a ithafen hazırladığı “Ella Forever” yorumlarıyla büyük ilgi gören performanslar gerçekleştirdi. Cazdan yola çıkarak, blues, gospel, pop gibi türlere uğraması muhtemel Bachner’in bir röportajında söylediği “Müziğimdeki eğlencemi ve tutkumu stil farkı gözetmeksizin dinleyicilerimle paylaşmayı seviyorum. Müzik harika, olumlu bir güç kaynağıdır ve eğer olmasına izin verirseniz size çok fazla güç ve neşe verebilir.” sözleri müzikal anlayışının en güzel özeti.

Selen Beytekin Project – 19.00

İnşaat mühendisliği eğitimi alan Selen Beytekin, yerli sahnenin konservatuvar mezunu olmayan nadir sanatçılarından; formal vokal eğitimi almamış bir autodidact vokalist. Bununla beraber piyanist Ergican Saydam‘ın özel öğrencisi olarak müzik eğitimini konservatuar ile eş düzeyli olarak devam ettirdi. Soul ve rhythm ‘n blues başta olmak üzere, evlerinden eksik olmayan siyahi müzikten beslenmiş. Her ne kadar daha sonra standart caz repertuvarını da öğrenmişse de, vokal tarzını Amerikan siyahi müziğin nüanslarıyla olgunlaştırmış. Gösterişli, büyük bir sesi var; sağlam bir entonasyonla ve ritmik hissiyatla söylüyor. Tüm bu etmenlerin neticesinde ülkemizde görmeye alışık olmadığımız çeşitlilikte bir repertuvara sahip. Usta enstrümantalistlerden oluşan orkestrası ile caz gecelerinin en ilgi gören kadın vokalistlerinden biri olarak yurt içi ve yurt dışı konser salonlarında performanslar sergilemeye devam ediyor.

17 Eylül Pazar

Sabih Cangil – 16.00

Rock tarihimizin en mütevazi kahramanlarından olan Sabih Cangil, kariyerinin 52. yılında. Rock müziğe ilgisi 70’li yılların ikinci yarısında Avusturya Lisesi‘nde başlamış. Sonrasında yoluna Kadıköy’ün mücevher değerinde bir hediyesi olarak rock müziğimizin kült topluluklarından biri olan Ra ile devam etmiş. Sabih Cangil, Ra’ya bir raslantı sonucu katılsa da; Ra deyince Sabih, Sabih deyince Ra’nın akla gelmesi hiç de tesadüf değil. Çünkü Sabih Cangil iyi bir gitarist olduğu gibi iyi bir şarkı yazarı ve iyi bir şarkıcı olarak Ra ses örgüsünü yaratan kişi; başka bir ifadeyle topluluğun kalbi. 1997 yılından sonra kendi stüdyosunu kuran Sabih Cangil, bu stüdyoda birçok diziye ve filme müzik yapmış. İİk solo çalışması ise 2006 tarihinde yayımlanan “İçimizdeki  Pervaneler

İçimizdeki Pervaneler’i 2014 yılında “Farkındayım” ve ve 2016 yılında “Muaf Olalım” albümleri izlemiş. 2020 yılında yayımladığı albüme 50 adını vermesi ise boşuna değil;  50 yıllık bir serüvenin yansıması olarak karşımıza çıkan bu albümde Sabih Cangil tarihinden 15 özgün şarkı, Sibel Tüzün, Tibet Ağırtan, Gür Akad ve Teoman gibi rock tarihimizde söz sahibi isimlerce yorumlanmış. 2017 yılında kurduğu SCP (Sabih Cangil Prodüksiyon ve Dijital Dağıtım) ile yapımcı ve aranjör olarak da faaliyetini sürdüren Sabih Cangil’in, aynı zamanda profesyonel bir rehber ve inşaat mühendisi olduğunu da belirtelim. 

Golden Horn Brass – 17.30

Golden Horn Brass, 18 yıllık bir bakır nefesliler beşlisi. Begüm Gökmen, tarafından kurulan topluluğun bünyesindeki sanatçıların hepsi klasik batı müziği eğitimi almışlar. Halen Bilkent Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı‘ndaki görevlerinin yanı sıra bu grup ile sanat yaşamlarını sürdürüyorlar. Kornoda Begüm Gökmen, trompetlerde Julian Lupu ve Renato Lupu, tubada Sinan Şirin ve trombonda Emre Berbergil‘den oluşan topluluk klasik, caz, pop, Anadolu ezgileri ve tüm bu türleri kendi üslubu ile birleştirip ülkemiz ve dünya kültürlerinin müziksel sentezini oluşturan geniş bir repertuvara sahip. Yıllardır süregelen istikrarı koruyabilmek için kendilerini yeni müziklerle yenileyen beşliden, enstrümanlarının doğası gereği son derece akışkan, gösterişli ve eğlenceli bir performans dinleyeceğiz.

Emir Ersoy & Nükhet Duru ile latin ve pop gecesi

Emir Ersoy & Nükhet Duru Project – 19.00

Babası Calypso kralı Metin Ersoy’dan aldığı müzikal aile mirasının hakkını veren Emir Ersoy latin müziğinde eğlencenin en doğru adreslerinden biri olarak kabul görüyor. Henüz bir öğrenciyken babasının yanında çıktığı sahnelerde emek verdikçe ve ilerlemeye başladıkça ülkenin dev müzisyenleriyle birlikte çalışma fırsatı yakaladı. İlk olarak Alpay ile çalışmaya başlayan ve büyük sanatçının aranjörlüğünü de üstlenen Ersoy, Cüneyt Akgün ile birlikte Mojito isimli latin-jazz grubunu kurdu.

Bugüne kadar Tarkan, Bengü, Gülşen, Keremcem, Burcu Güneş, Vedat Sakman, Sibel Tüzün, Kenan Doğulu, Kubat, Yaşar, Işın Karaca ve Ayça Varlıer gibi birçok sanatçıyla sahne ve stüdyo calışmaları gerçekleştirdi. Nail Yavuzoğlu ile armoni üzerine çalışmalar yaparken, Giovanni Hidalgo, Robby Ameen, Amik Guerra, Bob Francheschini, Nick Kadajski, Eylem Pelit, Volkan Öktem, Şenova Ülker, Aycan Teztel, Xiomara Contrera gibi birçok müzisyenle sahne çalışmalarına devam etti. Emir Ersoy yarattığı kendine has eğlence evreniyle dinleyicilerine müzik ve dansın birbirine karıştığı keyifli akşamlar armağan ediyor.

Gelelim 4. ALV Müzik ve Sanat Festival’nin en önemli konuğuna. Türk popunun marka ismi Nükhet Duru bu özel akşamda Emir Ersoy ile sahnede olacak. En son 2022 yılının son günlerinde Ersoy ile muhteşem bir organizasyonda sahne alan Duru, eğlence dünyasında geçirdiği yıllarda edindiği sahne tecrübesi, repertuvarı ve keyif garantili müziği ile dinleyicisinin dans etmekten yorulacağı bir akşam için sahnede olacak.

Konsere biletinizi BURADAN alabilirsiniz.

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 174 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir