Dark Blue Notes, müzik ve sanat dostlarıyla birlikte yılı uğurluyor. 60 m2 caz kulübünün işletmecisi Volkan Burç, 2025’te müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
■
Beyoğlu Cihangir’de bulunan Kahvedan adlı kafe restoranın işletmesini 2004 yılında devir aldım. 4 yıl boyunca mesai bitiminde Roxy, Hayal Kahvesi, Mojo, Line, Jazz Stop, Nayah, Bronx, Kemancı gibi canlı müzik kulüplerine gittim. Müzik dinlemeyi bu kadar çok seviyorsam neden bu işi yapmıyorum diyerek restorancılığı bıraktım ve 2008 başında aynı anda 2 mekan açılışını gerçekleştirdim; Ayhan Işık Sokak’ta 3nokta ve Mis Sokak’ta 60metrekare.
Sorunlu ortaklıklar, bütçesiz, plansız yatırım, yanlış kararlar, büyüyen borçlar vb sebeplerle 1 yıl sonra 3nokta kapandı ve 60metrekare’de ortaksız devam etme kararı aldım. Caz müzisyenleriyle tanışıklığı olan bir arkadaşımın önerisini değerlendirmek istedim, beni Sarp Maden ile tanıştırdı ve pazartesi günleri Sarp Maden, Derin Bayhan, Matt Hall ve Engin Recepoğulları performansa başladı. Haftalar içerisinde başka müzisyenlerin de projelerini getirmeleriyle canlı müzik yapılan günlerin sayısı artmaya başladı. 1 yılın sonunda takviminde boş günü olmayan bir etkinlik mekanına dönüşmüştük. Sahneyi kurduğum ve sesleri düzenlediğim için müzisyenlerle iş ilişkisinin ötesine geçmiş, bugüne kadar süregelen sağlam arkadaşlıklar ve dostluklar yaratmıştık. Müzisyenlerin ve müzikseverlerin kendilerini evlerinde hissettiği özel bir mekan ortaya çıkarmıştık.
Proje olmak kaydıyla farklı müzik türlerine sahnemiz açıktı ve zaman zaman plaktan ve cd’den çalan dj’ler de sahne alıyordu. Bu sebeple sadece caz konserlerinin yer alacağı 15 günlük bir festival dönemi tasarladım ve 2011 yılında JAZZ 15 festivalini başarıyla gerçekleştirdik. JAZZ15, 2012 yılında da 60m2’de yapıldıktan sonra 2013 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Akademi Restoranı ve tekneleri de programa dahil ederek konserlerin sayısını arttırdık. Festival programımıza dahil olan müzisyenlerin tamamı İstanbul’da yaşıyordu.

Geçici ruhsatların belediye tarafından iptal edildiği dönemde, 2013 Mayıs ortasında 60m2’yi kapatmak zorunda kaldım. Ödeyemediğim kiralar sebebiyle defalarca icralık olduğum, vergi borçlarını ancak 2022’de kapatabildiğim bir mücadele dönemiydi.
2015 yılında Taksim Meydanı Talimhane girişinde bir akrabamın desteğiyle kulübümüzü yeniden açtık fakat orada da benzer ekonomik sorunlar sebebiyle 2 yıl dayanabildik. Bu 2 yıllık dönem 60m2 olarak “Müzik Boğaz’dan Gelir” tekne konserlerini projelendirdiğimiz ve Beyoğlu’ndaki diğer mekanlarla sanatın tüm dallarına dokunabildiğimiz Beyoğlu Festivali’ni gerçekleştirdiğimiz için her şeye rağmen dikkate değer bir 2 yıl olmuştur.
Tüm bu dönem boyunca, işletmeciliğe başladığım 2004 yılından bu yana her fırsatta tartışmaya açtığım bir konuyu ortaya koymak isterim. Müdavimleriyle, sahne alan sanatçılarıyla, barında servisinde çalışanıyla bir mekanın varlığından istifade eden yüzlerce hatta binlerce insan neden o mekanların sahibi olamıyor da, bir ya da bir kaç kişinin ortaklığında bu mekanların satılması, taşınması, devredilmesi, kapanması vb. durumlarla karşılaşıyoruz. Para kazanmayı da kazanmamayı da kavga meselesi haline getirip birbirine düşen ortaklar, yeterince para kazanıp gidenler, para kazanamayıp gidenler…
Kültür sanat üretiminde bağlayıcılığı olan bu mekanlar, özellikle gençlerin sosyalleşirken bir yandan da düşüncelerini paylaştığı ve eleştirel düşünme yeteneğini geliştirdiği yerlerdir ki bu mekanların varlığı bir ya da birkaç kişinin iki dudağının arasına kalmamalı ve öte yandan tüm iktisadi ve mali yükümlülükler bir-iki kişinin sırtına yüklenmemelidir.
Bu fikrimin hayat bulabilmesi için yıllar boyunca dernek, vakıf, kooperatif vb. oluşumları inceledim. İnanılmaz zorluklar içeren bürokratik uygulamalar ve yasalar sebebiyle içlerinde uygulaması en kolay olan Anonim Şirket kuruluşunu 2020 Ocak ayında gerçekleştirdim. Çeşitli yerlerde etkinlikler ve sunumlar yaparak hissedar sayısını arttırmayı planlıyorken pandemi başladı.
Pandemi sonrası 2023 yılında başladığımız “Teknede Caz” konserleri ile eldeki imkanlarla caz adına üretim yapmaya ve 2024-2025 yaz aylarında da İstanbul’un kültür sanat yaşamına renk katmaya devam ettik.

60m2’yi açmak planlarımızda yoktu ama 2025 yılı Nisan ayında sürpriz bir gelişme sonucu yeterli sermaye olmadan mekanımızı açtık. 60m2’yi tekrar açana kadar 63 kişinin 5 yıl içerisinde 245 hisse aldığı bir yapıyız. Hedefimiz 250 kişiye ulaşmak ve 2000 hisseyi sahiplendirmek, ihtiyaçlarımızı birlikte belirlemek, gerekli yatırım ve işletme sermayesini kolektif olarak yaratmak.
Projemizin tüm detaylarıyla anlatıldığı yeni bir sunumu yeni yıla girmeden paylaşacağız.
Otoriter yönetimlerin tüm dünyada vites yükselttiği, savaşların ve çatışmaların yayıldığı, ülkemizde de iş cinayetlerinin, çocuk emeği sömürüsünün, kadına yönelik şiddetin, yoksulluğun ve işsizliğin yayıldığı ve genel bir durum aldığı 2025’i uğurlarken, 2026’da dayanışmayı büyütmekten, sahnemizi paylaşmaktan başka çaremiz yok. Elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz…

■


