29. İstanbul Caz Festivali-Bizi Buluşturan Festival

İstanbul için caz vakti. Yaz zamanı İstanbul’da Caz Festivali zamanı. Zamanında festival tanıtım bültenlerinde yayımlanan bir yazımda “Sizinle bir sırrımı paylaşmak istiyorum: İstanbul’u, İstanbul Caz Festivali bu şehirde yapıldığı için seviyorum. Festivali ise muhteşem müzikleri İstanbul’un farklı yerlerinde dinleme şansı bulabildiğim için” diye yazmıştım. Yıllar uçup gitti, köprünün altından çok sular geçti ama ne şanslıyız ki destekçilerin ve sanatseverlerin özverileriyle festival tüm hızıyla devam ediyor.

Bu yıl İstanbul Caz Festival’inde 40’a yakın konser gerçekleştirildi. 200’ü aşkın sanatçı sahne aldı. 15 farklı mekanda yaklaşık 40000 izleyici festival coşkusunu yaşadı. 18 ücretsiz konser gerçekleştirildi. Genç Caz + projesiyle desteklenen 6 grup da bu yıl sahnedeydi. Yabancı müzik profesyonellerinin ülkemizde ağırlandığı Vitrin-Türkiye Güncel Müzik Buluşması kapsamında gerçekleşen 16 showcase oldu. Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise ülkemizin yurtdışındaki çalışmalarıyla yüz akı olmuş ismi efsane crooner Hayati Kafe’ye verildi. Tüm bunlara teker teker değineceğim bir festival değerlendirme yazısı sizi bekliyor.

İstanbul Caz Festivali, “Bizi Buluşturan Festival” söylemiyle şehrin sokaklarını 29. kez caza boyadı. İsmiyle müsemma 1-İstanbul, 2-Caz, 3-Festivali. Bu festivalde üçü de var İstanbul’un sesleri var, festival coşkusu var, caz da var. 

Festival önceki senelerden farklı olarak bu sene ilk defa açılış gününde Genç Caz + finalistlerine emanet edildi. Müzik, ücretsiz konser etkinlğinde ilk gün Beşiktaş Sanatçılar Parkında ertesi gün ise geçtiğimiz senelerde de olduğu gibi şehrin merkeze uzaktaki “öteki”merkezinde, Beylikdüzü Yaşam Vadisinde İstanbulularla buluştu. Genç Caz + müzisyenleri benim için çok kıymetliler. Geçtiğimiz sene Sony Müzik Turkey etiketiyle yayımlanan Genç Caz 21 albümü kayıt süresinde gençlerle birlikte stüdyodaydım ve albümün tanıtım notlarını kaleme almıştım. 2021 yılında oluğu gibi bu sene yapılan seçmelerde öne çıkan ülkemizin genç nesil müzisyenleri Garanti BBVA, IKSV ve Mehmet Uluğ Fonu katkılarıyla bir albüm kaydı için bir araya gelecekler. 

Fotoğraf: Onur Çakın
Fotoğraf: Onur Çakın

27 Haziran akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu sahnesinde 1970’lerden beri kariyerinde 50’den fazla albüme imza atmış İtalyan Cazının efsanevi ismi Enrico Pieranunzi ülkemizdeki ilk performansını gerçekleştirdi. Kendisine daha evvel ülkemizde 2 kere daha izlediğimiz Luca Bulgarelli ve yine ilk defa sahne alan Mauro Beggio eşlik etti. Festivalin caz dozu en yüksek konseri olduğunu düşündüğüm performansta kendi adıma en dikkat çeken bölüm Pieranunzi’nin Ennio Morricone ile çalıştığı dönemlerde kayıt sürecinde yer aldığı Cinema Paradiso’nun tema müziğini yorumladığı anlardı. Pieranunzi’nin bir futbolsever ve bir Roma taraftarı olarak Serie A’dan tanıdığı Hakan Çalhanoğlu ve Cengiz Ünder’in isimlerini söylemesi seyirci ile sempati kurmasını sağladı. Pieranunzi’nin müziğinden tanıdığımız kimi zaman melankolik ve içe dönük partisyonların ardından albümlerinde yakaladığına benzer extra bir enerji ivmesi yakaladıklarını düşünüyorum. Caz geleneğinden, film müziklerinden ve modern Avrupa Cazı stilinden bilgileriyle payandaladığı kendine has Pieranunzi stili performansı yıllarca unutulamayacak nicelikte caz dozu içeriyordu. 

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

28 Haziran akşamı Nardis’imizin 20. senesi için Volkswagen Arena’daydık. Gecenin sunumunda Yekta Kopan görev aldı. Aydın Kahya, Dilek Sert Erdoğan, Meltem Ege, İpek Dinç, Sibel Köse, Hayati Kafe, Kaan Bıyıkoğlu, Kürşad Deniz, Uraz Kıvaner, Baran Say, Kağan Yıldız, Ozan Musluğlu, Erhan Seçkin, Ferit Odman, Ozan Musluoğlu, Erhan Seçkin, Ferit Odman, Fırtına Kıral, Cem Tuncer ve Önder Focan performanslarıyla geceye şeref verdiler. Yıllar sonrada hatılanacak bu önemli anma gecesi ve Nardis hakkındaki yazımı buradan okuyabilirsiniz.

Fotoğraf: Onur Çakın

29 Haziran akşamı John McLaughlin konseri için Harbiye Açıkhava Sahnesinde yerimizi almıştık. Konser öncesi salonu dolduran muhteşem dinleyicinin enerjisinin ve şiddetli alkışının güzelliği eşliğinde festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü Sn. Hayati Kafe’ye takdim edildi. Bununla birlikte festivalin değerli destekçileri sahneye tek tek davet edilerek teşekkür plaketleri takdim edildi. Hayati Kafe ve 1-2 isim dışında plaket töreninin uzaması seyirciler üzerinde hafiften sabırsızlık etkisi yarattığı gözlemlendi. Hayati Kafe yaşamı başarılarla dolu saygın bir crooner ve takdir edilmesi, ödüllendirilmesi çok önemliydi. IKSV’ye Kafe’nin büyük bir hayranı olarak şahsen teşekkür ederim.

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

Seramoni sonrası John McLaughlin & The 4th Dimension konserinde McLaughlin ile birlikte basta Etienne M’Bappe, multi enstrümantalist Gary Husband ve davulda Ranjit Barot’un yerine ekibe dahil olan Nicolas Viccaro ile IKSV’nin 50. yılına yakışır gösterişte bir gece yaşadık. Konserin bana göre doruk noktası Pharoah Sanders’ın efsanevi parçası “The Creator Has a Masterplan” parçasını seslendirdikleri bölümdü. Basçı M’Bappe’nin eldivenleri daha önce izlediğim Zorlu PSM konseri sırasında dikkatimi çekmiş Google’layarak bir röportajında “siyah ipek eldivenler kullanıyorum çünkü tellerimi parlak tutuyorlar ve sağladıkları daha büyük ve pürüzsüz sesi gerçekten seviyorum.” ifadelerine denk gelmiştim. Sadece eldivenleri değil soloları da dikkat çekiciydi. Husband’ın tuşlu çalgıların yanında davulda da bir virtüöz olduğunu zaten biliyorduk ve konser sonlarına doğru izlediğimiz Viccaro ile davul düetlerinde bu bilgimiz bir kere daha teyit edilmiş oldu. McLaughlin caz füzyon gitarının türler ötesi efsanesi olarak her türlü kritikten muaf bir isim. Yine gelsin yine izleriz…

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

Ülkemizdeki müzisyenlerin oldukça kaliteli ve üretken olduklarını çok iyi biliyoruz. Ama yurtdışı tanınırlıkları hakettiklerinin altında maalesef. Uluslarası alanda ilgi çekecekleri muhtemel projelerinin yurtdışı kanallara doğru temsili için bir platform yaratabilme motivasyonu ile IKSV tarafından hayata geçirilen Vitrin Türkiye Güncel Müzik Buluşmaları her sene kapsamını daha da arttırarak genişliyor. Bu sene de Hollanda’dan 3 Almanyadan 4 Belçikadan 4 İsrail, Kanada, Polonya, Amerika, İngiltere, Yunanistan ve  Gürcistandan 1’er delegenin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Bende bu önemli girişimi sizlere doğru aktarabilmek adına bu buluşmalara katılma talebinde bulundum ve festival ekibimizden olumlu geri dönüş aldım. Önde gelen kurumların direktör, promoter, artistik danışman, programcı ve yayıncı düzeyindeki temsilcileri IKSV ekibinin rehberliği ve yönlendirmeleriyle festival kapsamında bulunan Harbiye’deki Kalben “Eski Dünyanın Yangını” Karaköy’deki Parklarda Caz TikTok Sahnesi, Süreyya Operasındaki Mehmet Ali Şimaylı – Portrait and a Dream ve Deniz Tekin konseriyle birlikte Kadıköy’deki Gece Gezmesi konserleriyle birlikte delegelere özel gerçekleştirilen Evrim Demirel Makamsız Projesiyle Asena Akan Contempo konserlerini izleme imkanı buldular. Son derece faydalı bir girişim olarak gördüğüm bu buluşma dahi festivalin başarıyla yürüttüğü bir misyon olarak dikkat çekiyor. Etkinlikler sırasında delegeler arasındayken gözlemleyebildiğim kadarıyla bu girişimin ülkemizin yurt dışı müzik ağlarıyla entegrasyonu bakımından çok kıymetli bir yeri var. Uzun soluklu olmasını dilerim.

Festivalde 5 Temmuz akşamı Harbiye Açıkhava Sahnesi çok önemli iki konsere ev sahipliği yaptı. Konserlerden ilkinde Ercüment Orkut, basta Kağan Yıldız ve davulda Volkan Öktem ile birlikte sahnedelerdi. Ülkemizdeki bas-davul-piyano müziğin zirvelerinden biri olarak kabul edeceğimiz üçlü Orkut’un 2018 tarihli Persona albümü ağırlıklı bir repertuvar ile sahnedelerdi. Reeves konseri öncesi icracılık kalitesi ve içerik olarak çok uygun ve kaliteli bir konser izlediğimi belirtmek isterim. Üç önemli ismin müzikleriyle henüz tanışmamış İstanbullu müzikseverler açısından müthiş bir ”keşif sahnesi” oldu.

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

Ercüment Orkut Trio konseri sonrası Dianna Reeves ile piyanoda John Beasley, gitarda uzun süreli yol arkadaşı Romero Lubambo, basta Itaiguara Brandao ve davulda Terreon Gully ile sahnedelerdi. Reeves caz vokale yaklaşımı ve scat singing’deki muazzam hakimiyeti ile çağdaş caz sahnesinde emsalsiz bir yere sahip. İcra ettiği müzik ve güçlü sesiyle caz panteonunda saygın bir yeri vardır. Reeves, konserin sonlarına doğru önceden de duyurulduğu üzere sahneye Hüsnü Şenlendirici’yi davet etti. Şenlendirici ile Uluslararası Caz Günü vesilesiyle birlikte sahne almışlardı. Bu buluşma ikili için nostaljik bir biraraya gelişten öte Şenlendirici’nin hepimizin malumu olan sahne hakimiyetinin ve eşlikçiliğinin ne denli üst düzeyde olduğunun bir kanıtına dönüştü. Doğaçlama sololarındaki yaratıcılığı ve misafir olduğu sahneye uyumu ile Şenlendirici doğaçlama müzik üretilen sahnelere çok yakışıyor. İkiliyi bir araya getirmek kesinlikle güzel bir fikirdi. Dünya caz sahnesinden her kim gelirse gelsin müzikal soru-cevapların en keyif veren ismi hiç tereddütsüz Şenlendirici oluyor. Gönül ister birlikte performansları daha uzun olsaydı, doyamadık. Herkes O’nu seviyor…

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

7 Temmuz akşamı festivalin kapanış gecesinde Melody Gardot konseri için Harbiye Açıkhava’daydım. Yıllardır olduğu gibi bu yılda İstanbul Caz Festivalinin keyfini çıkarabilmenin ve size aktarabilmenin gururuyla konserden ayrılırken Gardot konserinin izleyebildiklerim arasında İstanbullu izleyiciden en çok ilgi gören konser olduğunu söyleyebilirim. Gardot’nun zerafeti, sahneye yakışması, orkestrasını seyircisinin önünde onurlandırmasıyla tam bir dünya starı olduğuna bir kere daha şahit olduk. Gardot’yu festival sahnesinde yakın dönemde bir kere daha izlemiştik. Festival tekrara düştü diyebilir miyiz? Bence diyemeyiz. Dinleyicinin ilgisi ve ayakta alkışları sürdükçe bu sevilen sanatçılar ülkemize gelmeye devam edecek. Festival kapsamında maalesef kaçırdığım ve aklım kalan başka konserler de oldu. Gelecek yıl festivalin 30. yılında IKSV’nin festival konserlerini duyuracağı günü iple çekiyorum. Teşekkürler IKSV, teşekkürler kıymetli destekçiler ve baştacı seyirciler. Ekipte özveriyle çalışan değerli arkadaşlar ve değerli müzisyenler. Seneye görüşmek üzere. 

Fotoğraf: Mühenna Kahveci

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 42 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.