21 Ruh, Tek Müzik: Bill Laurance ve CRR Caz Orkestrası

2022 yılı biz İstanbullu sanatseverler açısından çok renkli bir yıl olarak sona yaklaşıyor. Ajandamızda yer alan önemli bir konseri daha ıskalamamanın ve sizlere aktarabilmenin, yeniden yaşatmaya çalışmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Dark Blue Notes arşivinde günbegün çoğalan konser sonrası değerlendirme yazıları dönemin tarafsız bir tanığı olma misyonumuza hizmet ediyor. Konseri hatırlamak için tarihe düşülen notlar olma özelliği barındırıyor.

Bill Laurance 25 Kasım akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu sahnesindeydi. O akşam piyanodaki Bill Laurance ile davulda Marijus Aleksa ve elektrik bas ve kontrbasta Max Luthert’den oluşan üçlüye şef Nail Yavuzoğlu yönetimindeki CRR Caz Orkestrası üflemelilersiz sadece yaylılarla eşlik etti. Üflemesiz kısmını özellikle belirtiyorum çünkü Laurance’ın 2019 tarihinde yayımlanan WDR Big Band eşlikli Live at the Philharmonie Cologne albümünde benzer formasyonda bir müzik olmasına rağmen üflemelilerin varlığı müziği çok farklı bir havaya bürünmüştü. Bence o akşam nefesli enstrümanların sahnede olmayışı müziği daha çok modern klasik müzik sularına yaklaştırmıştı.

Fotoğraf: Emre Topdemir

4 Grammy’li Snarky Puppy’nin kemik kadrosundan, dünyayı defalarca turlamış, binlerce müzisyene ilham olmuş ve sıkı takipçilerini kendine hayran bırakan Laurance’ın konserine ilgi beklendiği gibi büyüktü. Ufak boşluklar dışında salonun dolduğunu gözlemledik. Konser öncesinde seyirciler arasında yer alan sıkı hayranlarının konserden beklentileri üzerine hararetli sohbetlere dalmış olduklarını gözlemledim.

Laurance’ın performansı öncesi şef Nail Yavuzoğlu yönetiminde 9 üflemeliye ek olarak kontrbas, davul, gitar ve piyanodan oluşan bir orkestra ile yayılardan oluşan bir CRR Caz Orkestrası giriş için seyirciyi gevşeten bir repertuvar icra ettiler. Naçizane eleştirim; Konserin hemen başında hazırlanan bu orkestral giriş bölümünün seyirciyi ilk notada kavrayabilme adına daha tempolu aranjmanlardan seçilmesinin gerektiği yönünde. Konserin giriş kısmı ile geri kalan kısımları arasında tansiyon farkı benim konseri dinleyen bir müziksever sıfatıyla dikkatime takıldı. Muhtemelen Nail Hoca, bununla birlikte Efe Gazi, Anıl Şallıel, Kuzey Sinan Aktuğ, Duru Tuna, Tamer Temel, Kaan Bıyıkoğlu, Enver Muhammedi gibi değerli müzisyenlere solo alanları açacak kompozisyonlar üzerine hazırlık yapmıştı. Giriş bölümünün ardından Kaan Bıyıkoğlu piyanodaki yerini Laurance’a teslim etti. Orkestranın davulcusu Hakan Kılıçoğlu davuldan ayrıldı ve sahnenin sağında ön kısımda yer alan camla kapalı bölümde kurulan davulun başına Marijus Aleksa geçti ve kontrbastaki Enver Muhammedi yaylı partisyonlarına katılmak için orkestraya farklı bir pozisyonda dahil oldu.

Fotoğraf: Emre Topdemir

Laurance, meziyetleri saymakla bitmeyen bir müzik insanı ve besteci, modern müzik dünyasının dahi isimlerinden biri. Pop estetiğindeki çalış stili, parçalarındaki müzikal lezzeti kendisini caz paletini genişleten üretken müzisyenlerden biri olarak konumlandırıyor.

Konser sinematik bir film müziği havasındaydı. Tempolu davul & bas eşliği seyirciyi hızla havaya soktu. Ama ben gözlerimi Laurance’dan fazla ayıramadım, hakkında çok olumlu yazılara denk gelmiştim, canlı izlediğimde yazılanlara kesinlikle hak verdim. Konserin başarısının en önemli sebebi orkestra ile üçlüyü birbirine bağlayan aranjmanların kusursuz yapılmış olsaydı. Orkestra’nın konuk müzisyenlerle adeta yekvücut olduklarını duyabiliyordunuz. Son derece akışkan ve etkileyicilik dozu yüksek bir performanstı.

Laurance ‘ın ilham kaynakları müzikteki üretkenlik alanları gibi çeşitlilik gösteriyor. Bazen Marakeş’de gezerken duyup telefonuna kaydettiği bir melodiden ilham alıyor, bazen insanın doğası gereği verdiği anlık tepkiler ona ilham veriyor. Bazense makinelerin insanlarla bir olmasını konu alan bir filmden ilham alarak insanoğlunun otomatizasyonu üzerine bir beste yaratıyor.

Fotoğraflar: Emre Topdemir

Laurance’ın son kaydı olan Affinity’den de tadımlık bir bölüm dinlediğimiz konser kusursuz kurgulanmış ve akılda kalıcı bir şekilde performe edilmişti. Konserin sonlarına doğru dinlediğimiz bizden bir müzik olan İki Keklik şarkısının solo piyano yorumu ise Snarky Puppy’den yol arkadaşı Michael League ile birlikte öğrendikleri Balıkesir, Edremit yöresine ait bir halk ezgisiydi. Öyle ya hayatı bir kitap kabul edersek gördüğümüz her yer okuduğumuz yeni bir sayfadır. Görmeden geçirdiğimiz her gün ise kitabın aynı sayfasında oyalanılan kayıp bir gündür. Laurance da adımladığı her topraktan cebine bir avuç atarak bir aranjman çıkartmayı bilmiş.

Konser sonrası kuliste seyircilerin oluşturduğu sevgi selinin arasında ayaküstü yakaladığım Laurance’a orkestra ile birlikte icra ettiği bu formasyonda çok konser verip vermediklerini sordum. Daha fazla olması için çalıştığını ve orkestral düzenlemeler için müzik yazmaktan çok keyif aldığından bahsetti. Ön sırada izlediğim konserde cam bir paravanın gerisine alınmış olmasına rağmen davulun çok ön plana çıktığı için piyanoyu zaman zaman duyamadığımı bahsettim. Bu durum zaman zaman konserlerde yaşanır. Bu yorumumu dikkate alacağını belki bir sonraki sefere davulu daha geriye orkestranın hizasına almayı deneyeceğinden bahsetti.

Ülkemizde yabancı bir soliste başarı ile eşlik edecek nitelikte caz orkestralarının olduğunu bilmek çok güzel. Hızlı bir prova sonrasında dinleyicide sanki kırk yıldır beraber çalıyorlarmış hissi uyandıran orkestranın her bir üyesine ve şef Nail Yavuzoğlu’na ayrı ayrı teşekkür ederim. “Şu CRR Caz Orkestrasını bir de ben dinleyeyim, neymiş bu öve öve bitiremediğin orkestra?” diye düşünecek olursanız 29 Aralık akşamı Hugh Coltman’la gerçekleştirecekleri Yılbaşı Konserinde 2023’ü birlikte karşılayalım.

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 173 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir