Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    ARDINDAN: 2025

    2025’in ya da yüzyılın ‘ardından’

    Levent ErsevenBy Levent Erseven21 Aralık, 2025
    Levent Erseven

    Dark Blue Notes, müzik dostlarıyla birlikte yılı uğurluyor. 80’li, 90’lı yılların efsanevi müzik dergisi Stüdyoİmge dergisinin kurucusu, yayıncı, yazar Levent Erseven, 2025’de müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.

    ■

    Tilkinin dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına dönmesi gibi, yıllar sonra Stüdyo İmge ile tekrar sahnelerdeyiz. Eş durumu, çocuk, ‘ne olacak bu İstanbul’un hali’ falan diyerek, 25 yıl tarım ile uğraştıktan sonra dükkana geri döndük. Bu tabii ki 2025’in en önemli olayı :). Şaka şaka, buna gerçekten inanmıyorum. Ama mevzuya girmeden bir Stüdyoİmge geyiği yapmak istedim. Gerçekten de ben ortalarda yokken müzik alemi zaten ölü tilkilerin kürklerinin satıldığı bir dükkana dönmüş.

    Artık müzik, kasetten, CD’den ya da plaktan pek dinlenmiyor. Büyük abiler bize, “Uğraşmayın böyle marjinal ve hacimli şeylerle, ver 3-5 kuruş, ben senin için internette tutarım müziklerini. Hem deforme de olmuyor” dedi. Dinleyici açısından avantajlı bir durum biyerde. Ya müzisyen? Problem de burada zaten. Gerçi, özellikle 80’lerin ortasından beri gelişen dijital devrimin, bizi eski paradigmanın değişeceğine uyandırması gerekiyordu. Ama romantizmin de başka bir keyfi var. Hadi biz dinleyiciler bu duruma uyanamadık; müzisyenler de atladı olayların buraya gelme ihtimalini galiba. Onlar bizden daha mı romantik acaba?

    Evet, ‘Akış Kanalları’ bırakın evimize, ruhumuza bile işliyor. Cepten ve bilgisayardan şunu mu, bunu mu dinlesek? Kolay olması ise başka bir gerçek. Hatta eve yemek olarak Getir’den kuzu etli kuru fasulye söylemekten ya da şarj edilebilir pili Amazon’dan istemekten bir farkı yok Spotify’den şarkı dinlemenin. Yine aynı yere geliyoruz; biz normal vatandaşlar bu yeni nimetleri kullanıyoruz. Peki, sevgili müzisyen dostlarımız Getir ya da Amazon’u kullanmıyor mu? Eğer kullanıyorlarsa, Spotify’e de söyleyecek fazla bir sözleri kalmayabilir! Çünkü gelişme, değişme, yeni dünya ya da adı her haltsa, bu bir paket. Orasını ver, burasını verme diye bir seçenek yok.

    Müzik üretimine gelince, orası tam bir toz duman. Sadece ülkemizde değil dünyada da bu büyük bir problem. Hele biz Rocker’ler açısından tam bir katastrof. Rock mainstream olmaktan çıktı. Yeni ve bizi heyecanlandıracak şeylerin çok az çıkması gerçeğini de yaşıyoruz bu arada. O zaman kozamızı örelim ve eski güzel günlerin anıları ve albümleriyle yaşayalım! Bu yaklaşım bana biraz tutucu geliyor. Size de öyle mi geliyor? Sanki biraz statükocu bir yaklaşım! Yeni olan her şey kötüdür toptancılığı, müziğin, özellikle de Rock’un ruhuna da aykırı sanki. Hadi bize de bir boncuk vereyim. Rock yaşlandı, biz yaşlandık tutucu olduk, bu biyerde doğal da, “iyi de hayatım, nereye kadar” demezler mi adama?

    Rap/Hip-Hop meselesine gelirsek… Evet artık Rap mainstream oldu dünyada. Bu vakıa da bizim bangır bangır geldiğini görmezden geldiğimiz, reddettiğimiz, aşağıladığımız hatta ırkçılık yaptığımız bir mevzu. “Zenci müzisyenin iyisi jazz yapar, hadi bazıları da rock yapsın. Ama gerisine katlanılamaz!” Rockerler açısından yine ofsayt bir durum. Her müzik türünde olduğu gibi vasat ve iyi ayrımı bence daha önemli. Kendrik Lamar’ı o saçma sapan Gangsta’cılardan ayırmak lazım. Ya da Run-D.M.C.’yi, Public Enemy’yi, Dr. Dre’yi ve en önemlisi Fugees’i ayırmazsak kum/deve kuşu evreninde yaşarız. Sonuçta, dinlemesek de haklarını vermek, aşağılamamak gerekiyor. Rap’i sanki hiçbir toplumsal alt örgüsü yokmuş gibi düşünmemek önemli. Yakın zamanda okuduğum; ülkemizde Rap’in örgüsünü anlatan, Redd grubunun gitaristi Güneş Duru‘nun yazısını da tavsiye ederim.

    “Ardından”

    Bu yılın “ardından” önemli müzik olaylarına gelirsek… Beni etkileyen en önemli konu İrfan Alış’ın hayatını kaybedişi. İrfan benim hayatıma yeni bir renk getirmişti (tanışamamama rağmen). Yeniden Stüdyoİmge fikrinin sebeplerinden biridir hatta. Vefatından beri Peyk’i o kadar az dinleyebildim ki. Kulaklarım korkuyor sanki İrfan’ın sesini duymaktan. Sevgili Turgay kaç yıl sorarsa sorsun “ardından” ne düşünüyorsun diye, ben daima İrfan’ın vefatını yılın olaylarına katacağım galiba.

    Diğer bir önemli olaysa Adamlar’ın ‘faaliyetlerini durdurma kararı’. Son 10-15 yıldır; Peyk ve Duman’dan sonra, Adamlar da beni, Türk Rock müziği konusunda umutlandırmıştı. “Rüyalarda Buruşmuşuz” albümü, son on yılın en iyi Türk Rock albümlerinden biri. Sözler, düzenlemeler, enstrümanlar ve hatta stüdyo kayıt kalitesi ile bir başyapıt. Dokuz şarkının dokuzu da çok başarılı her anlamda. İnsan seçmekte zorlanıyor dinleme listesi yaparken ve albümün tümünü dinleme listesi yapıveriyor. Açıklamanın ‘faaliyetlerini durdurma kararı’ olarak duyurulması, belki de yeniden devam edecekler hissi uyandırıyor. Bakalım. Dilerim.

    Yılın diğer önemli olayıysa Kendrik Lamar’ın ‘Super Bowl’ gösterisi idi. Katman katman bir gösteriden bahsediyorum. Kültürel bir bombardıman. Yani, biyerde, “beceriksiz zencilerin gövde gösterisi”. Sahne tasarımı, kostümler, koreografi, şarkıların seçimi, evet, her şey müzikal ve siyasi bir tavır içeriyor. Mesajlarla, sembollerle ve imgelerle yüklü bir gösteri. Normal şartlarda beyaz adam olan ‘Sam Amca’ için siyahi aktivist Samuel L. Jackson’ın seçilmesi bile başlı başına bir tavır. Sahnenin oyun konsolu şeklindeki dizaynı ve Hippilerin giydiği flayer pantolon. Ve bütün bunlar olurken Donald Trump statta, olanı biteni izliyor (anladı mı bilinmez ama). Ve de Kendrik, “Devrim televizyonda yayınlanacak. Zaman doğru ama yanlış adamı seçtiniz” diyor. Sonuçta sözlerim eksik anlaşılmasın. Lamar’ın müziği zaten çok kaliteli. Gösteri, Kendrik’in 20 yıllık çok başarılı müzik hayatının zirvelerinden biri. 2018 yılında Pulitzer Müzik Ödülü’nü kazanarak, Klasik ve Jazz türleri dışında bu ödülü alan ilk müzisyen oldu. Adam gerçekten çok iyi.

    Ölü tilki kürkçü dükkanında

    Artık ölü tilki mevzusuna gelirsek: Sevgili Turgay Yalçın ve sevgili Teoman, özellikle şu son bir ayda içimi kararttılar. Enteresan, karanlık ve ihtimali yüksek senaryolar anlattılar, müziğin ve müzisyenin geleceği hakkında. Ben burda uzun uzun anlatmayayım. Bence onlar uzun uzun anlatsınlar. Hatta Stüdyoİmge’de biz bu soruşturmayı başlatalım. “Değişen dünyada Müzik ve Müzisyenin Durumu“. İlk yazı da Turgay’dan olursa ne güzel olur. Gevezenin sigarası bitmez, sönermiş, kaldığım yere döneyim. Bu durum nasıl aşılır?

    Tabii ki bilmiyorum! Ama tarihteki farklı olayları düşününce aklıma bazı sorular geliyor. Batı dünyasının kelimeleri ile syndicate veya foundation (sendika ya da vakıf) ya da gençlerin tercih ettiği kelime ile KOLEKTİF. Acaba; müzisyenlerin, üreticilerin ve tüketicilerin esnek kolektif yapılarla bir araya gelerek çözüm denemeleri yapması mümkün olabilir mi? Koro halinde ağlamayla müzik dinleyicisi de bir süre sonra hiçbir şeye ulaşamayacak galiba. Müzisyen doymuyorsa müzik de olmaz. Olmayan müziğe bizim yazı yazmamız da olmaz! Yani tüketici müzik istiyorsa, müzisyenin üretimine aracılarla değil, bir şekilde doğrudan katılmalı. Söyledim, ben bilmiyorum, ağlamaya son verip bir yol bulmalıyız. En azından yerel ölçekte.

    Stüdyoİmge’ye yeniden başlarken, Turgay ve Teoman’la konuşmamamıza rağmen ekonomik gidişin korkusuyla nasıl yaparız diyerek girdik aksiyona. Bir tür kolektif haline getirebilir miyiz Stüdyoİmge’yi diye düşündük? Telifleri ödemek ve biraz da ufak tefek destekler yapabilmemiz için reklam ya da sponsor bulacağımızı umuyorduk. Fakat müzik sektöründeki arkadaşlardan hızla öğrendik ki epeydir ortalıkta sponsor gören olmamış. Tamam biz para kazanmak için girmedik bu işe, çünkü ekipte zaten herkes emekli. Ama müzik faaliyetiyle yaşamak isteyenlerin işi zor görünüyor. Ve hala düşünüyoruz nasıl yaparız? Bir yerlerden para yaratıp, en azından Türk Rock sektörüne nasıl bir hayrımız olur diye araştırıyoruz?

    ‘Ardından’ yazı serisindeki diğer arkadaşları okuyorum. Ve maalesef ben de bir ucundan katıldım karamsarlar bandosuna. Baktım da olumlu yazdığım tek şey Kendrik Lamar mevzusu. Adım iyice Hip-Hop’çuya çıkıyor.

    İyi yıllar.

    Levent Erseven, Stüdyoİmge

    ■

    Ardından: 2025 dosyası
    Stüdyoİmge – Rock Kültürü ve Müzik

    Ardından: 2025 Levent Erseven Stüdyoİmge
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleMüzik, rezilyans ve tüm kıvrımlarıyla 2025
    Next Article 2026 Kavramlar Sözlüğüm
    Levent Erseven
    Levent Erseven
    • Website

    Müzik yazarı, yayıncı

    Related Posts

    Devran dönüyor

    29 Aralık, 2025

    Dünden bugüne, bugünden yarına

    29 Aralık, 2025

    Türkiye’de Müziğe Tutunmak

    29 Aralık, 2025
    Yazarlar
    Kimiz?

    Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

    DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

    Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

    İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

    Yazıların telifi yazanlara aittir.

    Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

    Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

    Reklam: [email protected]

    Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

    Kanalı Görüntüle