Browsing: Mert Çakırcalı

Müzikte zamanında “hayat budur”u görmüş, fakat bu savın işaret ettiği boşluğu anlayıp ondan vazgeçmiş ve şimdi kimsenin ilgilenmediği deneyler yapan Reykjavik’li bir opera bestecisi olarak yaşayan Ahmet Güntan, Ahmet abi belki de yakın zaman sonra müziğin mutsuzların arkadaşı olmaktansa mutsuzluğunun kaçınılmazlığıyla mutlu olanların mutluluğunun eşlikçilerinden biri olduğunu ifade eder.

Dark Blue Notes yılı uğurluyor. Mert Çakırcalı, 2025’te müziğin yaşamındaki yerini, yılın müzikal açıdan nasıl geçtiğini yazdı.
“Bu sene Sesler ve Cümleler isimli bir seriye başladı ve oradaki yazım tekniğini iyice benimsedi. Hâlâ bir dil oturtmaya çalışıyor. Albümler üzerine kısa kısa doğaçlamalar yazıyor. Seslerin çağrıştırdığını, getirdiklerini, götürdüklerini. Şimdiye kadar kırk albüm yazmış. Yani sekiz edisyon. Her birinde beş albüm. Durumdan memnun. Kendine ait bir şey yarattığını ve kendinin olmakla birlikte neredeyse üslupsuz bir ses bulduğunu düşünüyor. Yazmaya başladığından beri belki de ilk defa.“

2024! Senenin ardından: “Biliyorum, çok zor, ama yaşamamız lazım. İnsan kalmamız lazım. Ben bu yıl bunu öğrendim.”

Tempus fugit! Dark Blue Notes 2 yaşında! İki yıl önce bugün dergideki ilk yazıları yayınlamıştık. Bir anda ‘fikir’ aklımıza ‘düşmüş’ ve ötesini berisini düşünmeden yola koyulmuştuk. İnsanların uzun yazılar okuma arzusunun köreldiğinin, bilindik anlamda dergiciliğin zamanının geçtiğinin farkındaydık. Ne gam! Müziği seviyorduk, sevdiklerimizi neden sevdiğimizi anlamaya çalışıyor, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanlar arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyorduk. Bu motifler Dark Blue Notes’un en temel varlık nedeniydi.