Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Paolo Fresu: Hermafrodit

    Mert ÇakırcalıBy Mert Çakırcalı31 Mayıs, 2025
    “Kayalı dağlarla çevrili koyun ortasında küçücük, suları yemyeşil bir göl varmış. Salmakis adlı bir peri yaşarmış bu gölde. Bardakçı düzlüğünün iki yanında da biri tanrı Hermes’e, öteki tanrıça Aphrodite’ye adanmış iki tapınak dururmuş. İki tanrı sevişmişler, Aphrodite nur topu gibi bir oğlan doğurmuş, babasının ve anasının adlarını birleştirerek Hermaphroditos denmiş ona. Günün birinde Hermaphroditos delikanlı olup Salmakis Gölü’nün kıyılarında dolaşırken, su perisi onu görmüş ve gönlü sevgi ile harlayarak yakışıklı oğlanı gölde yıkanmaya çağırmış. Dalar dalmaz da gövdesini bir ahtapot gibi sararak kucaklamış, bir yanda da tanrılara yalvarırmış iki gövdelerini bir etsinler diye. Öyle olmuş, kızla erkeğin gövdesi birleşerek bir tek yaratık olmuş, buna da hem dişi hem erkek anlamına gelen Hermafrodit adı verilmiş.” (*)

    Azra Erhat, Mavi Yolculuk kitabında bu miti Bodrum’daki gençlerin güzelliğine ve canlılığına bağlayarak onlara Hermafroditliği yakıştırıyor. Neden bilmiyorum, kitabın bu cümlelerini okuyunca aklıma Paolo Fresu geldi. O da Sardinya’nın Hermafroditi sanki. Sahnedeki kıvraklığı, nefesinin bitmezliği, trompetini ve flugelhornunu suda süzülüyormuş ya da yoga yapıyormuş gibi çalması, arada bir nefesinden vuku bulan sesleri mutasyona uğratsın diye kullandığı elektronik efektlerin kayganlığı ve uçuculuğu, Akdeniz ile olan bağı ve bizim Ege’nin Akdeniz’e açılması zihnimde böyle bir düşünce yolunu izledi ve Paolo Fresu’ya mitolojik Hermafroditliği yakıştırıverdim.

    10 Şubat 1961’de, İtalya’ya bağlı özerk bir ada olan Sardinya’da doğuyor Paolo. Sardinya Fransa ile İtalya arasında, Korsika’nın güneyinde, Akdeniz’in Sicilya’dan sonraki en büyük adası. Kendilerine ait bir Latin dilleri var. Korsikalılar kadar bölgeci-milliyetçi olmasalar da onlar da ayrı bir ulus olarak görüyorlar kendilerini. Paolo trompet çalmaya on bir yaşında başlıyor. Tabii hemen Miles Davis’i keşfediyor. Seksenlerin başında Enrico Rava’nın dikkatini çekiyor ve beşli grubuyla birlikte yavaş yavaş adını duyurmaya başlıyor. Kenny Wheeler, Aldo Romano ve Norma Winstone gibi isimlerle çalıyor. Sayısız albümde yancı, birkaç albümdeyse lider olarak kayıt yapıyor.

    Giovanni Guidi, Enrico Rava, Paolo Fresu, Gabriele Evangelista, Gianluca Petrella

    ACT’den yayınlanan, Vietnamlı müzisyenler Nguyen Le ve Huong Thanh ile yaptığı Mangustao ve Dragonfly albümleri, Enrico Rava ile yaptığı Shades of Chet albümü, Palatino, Contos, Qvarto ve Homescape, Paolo tam olarak Paolo Fresu olmadan önceki ilgi çekici albümlerinden bazıları.

    Beşli grubuyla birlikte yaptığı işler sonraki yıllarda –Devil Quartet’i dışında- yapacaklarına göre daha muhafazakar; Chet Baker ve Miles Davis’ten esinlendiği kendine özgü yorumunu korumakla birlikte caz formuna olabildiğince sadık kalıyor. Kosmopolites, P.A.R.T.E., Incantamento, Thinking albümleri ve piyanist Uri Caine ile birlikte yaptıkları Things duo albümü 2005 ve 2006 yıllarında Blue Note’tan yayınlanıyor. Hemen ardından Carla Bley ile dünyayı turluyor. Dhafer Youssef ve Eivind Aarset gibi birbirinden farklı bir sürü müzisyenle çalıyor ve kayıt yapıyor.

    Carla Bley & The Lost Chords find Fresu
    Billy Drummond, Steve Swallow, Carla Bley, Andy Sheppard ve Paolo Fresu

    2009’da gitarist Ralph Towner ile yaptığı Chiaroscuro isimli -kapağından da anlaşılacağı üzere bu sanat terimine sadık kalan- albümle ECM müzik şirketine giriş yapmış oluyor. Beşlisi ve Uri Caine ile Blue Note’da, piyanist Jan Lundgren ve akordeoncu Richard Galliano ile ACT’de, bandoneoncu Daniele di Bonaventura ve Korsikalı polifonik vokal grubu A Filetta ile ECM’de birbirinden farklı müzikal alter egolarını eşzamanlı olarak yürütüyor.

    2010 yılında kendi müzik şirketi Tuk’u kuruyor. Burada genç müzisyenlerin yapımcılığını üstlenip dünya müziği, elektronik müzik ve cazı harmanlayan albümler yapıyor. Öyle görünüyor ki kendi müzik şirketinde mutlu. Sürekli albüm yayınlıyor. En son yayınlanan Nidi di Note bir şiirle açılıyor. Müzik, şiir, müzik, şiir şeklinde ilerleyen bu albümde şiirleri kendisi mi, yoksa başkası mı okuyor teyit edemedim. Albümle ilgili düzgün bir bilgi yok. Bundan önce Miles Davis’in bestelerini yorumladığı ve ticari kaygılarla yaptığını düşündüğüm Kind of Miles ve elektronik öğelerle haşır neşir olduğu Legacy yayınlandı.

    Paolo Fresu Omar Sosa

    Adını Amerikalı şair Lawrence Ferlinghetti’nin soyadından alan Ferlinghetti albümü, Tango Macondo, Bellini’nin Norma operasının caz orkestrasına aranje edilmiş versiyonu, Tempo di Chet, Desertico, Kübalı piyanist Omar Sosa ile yaptığı Alma ve Eros kendi müzik şirketinden yayınladığı bazı özel albümler. Özellikle Sosa’lı albümleri doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle Akdeniz’in bütün coğrafyasını barındırıyor. Asıl Paolo Fresu sound’u bana kalırsa bu. Eros’un açılış parçasında Natacha Atlas’ın sesiyle yarışıyor nefesi, ve bu ikili ne yazık ki bir daha iş birliği yapmadıkları için yalnızca tek seferlik bir uyum yakalamış oluyorlar. Tadı damakta kalıyor.

    Charles Lloyd ve Paolo’ya 2015’te, aynı törende, Berklee’den fahri doktora veriliyor. Kendisi aynı zamanda Bicocca Üniversitesi’nde sosyal psikoloji doktoru. İlkokullarda müziğe yönelik projeler de yapıyor İtalya’da. Caz festivalleri düzenliyor ve yönetiyor. Geçenlerde altına uzun bir yazı yazdığı bir Filistin paylaşımı yaparak politik meselelerden azade olmadığını da gösterdi.

    Mare Nostrum: Richard Galliano, Paolo Fresu, Jan Lundgren

    Gelelim Akdeniz’in ortasında kendi Salmakis’iyle bütünleşen Hermafrodit Fresu’ya.

    Annemle babam boşanma arifesindeyken, ben on üç on dört yaşlarımdayken ailecek bir Bodrum tatili yapmıştık. Berbat bir tatildi ama hayatımda bir şeyleri değiştirdiğini hissetmiştim. Halamın Bağla koyundaki evine gitmiştik. Arabadaydık. Sanırım akşam yemeğine gidiyorduk. Gün batacaktı az sonra. Radyo Voyage açıktı. Bir parça başladı. I Will Walk Away. Yumuşak bir cazımsılık. Enstrümansız. Vokal dışında tamamı bilgisayar üretimi. Tam bir easy listening lounge müziği. Yolda denizi izleyerek o parçayı dinlemiştim ve bir karar vermiştim. Yürüyüp gidecektim uzaklara. Ama ne zaman? Nereye? Hangi parayla? Kendi hayatıma sıkışıp kalmıştım.

    Bodrum

    Serviste okula giderken, odamda oturup başka hiçbir şey yapmazken, minibüste biraz zayıflayıp şekillenmek için başladığım spor salonuna giderken, İçerenköy’den geçip Bostancı Köprüsü’nde inecekken; ilkgençlik yıllarım o parça ve benzerlerini dinleyip Bodrum’u düşlemekle geçti. Hayatından sıkılmış ve liseye yeni başlamış sivilceli bir ergendim işte.

    O sıralarda bir albüm keşfettim. Mare Nostrum. Paolo Fresu, Richard Galliano ve Jan Lundgren’in 2007’de ACT müzik şirketinden yayınlanan albümü. Aklımı kaçıracaktım ilk dinlediğimde. Müzik buydu. O sololar, o cümleler, o melodi, o kendinden eminlik, enstrümanlardaki o şahsi ustalık, oturmuşluk, doğallık, içtenlik, gerçeklik. Hakikat buydu.

    Zamanla Paolo’nun diğer albümlerini keşfe çıktım. Mare Nostrum’un -geçen günlerde dördüncü albümü yayınlanan- bir seri olduğunu görüp hepsini ekledim listeme. Cazı, daha doğrusu Avrupa Cazı denen türü keşfedişimin hikayesi bu. Ve Bodrum’u, Ege’yi, Akdeniz’i daha bir kendinden eminlikle sahiplenişimin. Adı Latince “bizim denizimiz” olan bir albüm serisiyle.

    Paolo Fresu ve Daniele di Bonaventura

    Bu hisler yıllar geçtikçe olgunlaştı. Daniele di Bonaventura ve A Filetta ile yaptıkları, ECM’den yayınlanan Mistico Mediterraneo isimli albüm de Akdeniz dünyama dahil oldu. Düşsel Akdeniz’im genişledi. İçine Korsika’yı da aldı. Zamanla İstanbul’u, Assos’u, Filistin’i, Kuzey Afrika’yı, İspanya’yı. Yavaş yavaş bir Akdeniz aidiyeti hissetmeye başladım. Bu esrârı, bu mistico mediterraneo’yu demystify etme çabasından sıyrılmak ve onun tadını çıkarmak lazımdı. Kendimin bir kısmını bulmuştum sanki. Ya da diyelim, inşa etmiştim.

    Avrupa Cazı, Avrupa’nın ve hattâ Kuzey Afrika’nın çeşitli bölgelerinin antropolojik kültüre dahil halk müziğinin, ezgilerinin ve tınılarının daha gelişkin ve modern bir estetik içinde icra edildiği, içinde klasik müzikten de öğeler barındıran, standart caza kıyasla bestenin öneminin artıp doğaçlamanınkinin azaldığı bir türdür. Fresu bu türün başlıca uygulayıcılarından ve belki de yaratıcılarından biri.

    İlk dönemlerinde içerik ve teknik açısından standart caza öykünen, kendi temalarını henüz keşfetmemiş bir müziği vardı Paolo’nun. Bir kuşak önceki İtalyan trompetçi Enrico Rava’nın biçim olarak standart caza dahil olup içerik ve çalış stili açısından neredeyse tamamen kendine ait oluşundan farklı bir durum bu. Rava’nın Roma ya da Milano’da geçen bir film noir’ı andıran karanlık ve amerikanvari tarzından zamanla uzaklaşan ve adalılığına dönen Paolo, ECM ve ACT şirketleriyle başlayan dönemlerinde Akdeniz’i cazın, cazı da Akdeniz’in içine sokan, ikisini birbirinde eritip ortaya yeni bir zihin dünyası koyan bir müzik yapmaya başlayarak kendi sesini buldu. Tuk’ta ise bu sesi geliştirip, ona katkı sağlayacak müzisyenler yetiştirerek kendi müzikal tarzını sürdürüyor.

    Bodrum Kalesi’ne sabahın erken saatlerinde girip yüzlerce yıllık bu yapının içinden ufka bakmak senede yalnızca bir, bilemedin iki kez yapabildiğim bir şey. Ya da Assos kıyılarından Lesvos tepelerini izlerken denize girmek. Akdeniz zihnime zerk olundu. Hedefim bedenimi de aynı konuma getirmektir.

    Şair Ahmet Güntan, çene. isimli yazı dizisinde son zamanlarda Reykjavik’te yaşadığını söylemişti. Sanırım ben de, yaklaşık on üç yaşımdan beri Bodrum’da, Assos’ta, Sardinya’da ve Korsika’da yaşıyorum.

    Paolo sağ olsun bedenimin sabretmesine yardımcı oluyor.

    Paolo Fresu ve Mert Çakırcalı

    ■ Azra Erhat, Mavi Yolculuk, 2018, İş Bankası Kültür Yayınları (*)
    ■ Mert Çakırcalı’nın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    ■ Dark Blue Notes’da Portreler
    ■ Paolo Fresu resmi web sitesi
    ■ Tuk Music

    Azra Erhat Carla Bley Daniele di Bonaventura Enrico Rava Jan Lundgren Lawrence Ferlinghetti Mare Nostrum Natacha Atlas Omar Sosa Paolo Fresu Richard Galliano The Lost Chords Tuk Records
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleArdından: 8. Akra Caz Festivali
    Next Article Agharta: Miles Davis’in Elektrikli Kehaneti
    Avatar fotoğrafı
    Mert Çakırcalı
    • Instagram

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, malum koşullarda yaşayabilmek için bankacı olmuş genç bir yazar. Bibliyofil ve obje fetişisti. Müzik eleştirmenliğine öykünüyor. Çeşitli müziklere, sanatlara ve kültür ürünlerine maruziyetini, bunların zihninde dokunduğu ve harekete geçirdiği şeyleri yazıyor.

    Related Posts

    Sonny, Please…

    28 Mayıs, 2026

    Newk gidince Harlem biraz daha sessizleşti

    28 Mayıs, 2026

    Gri süet ayakkabılar, Miles Davis ve Betty Mabry

    27 Mayıs, 2026
    Yazarlar
    Kimiz?

    Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

    DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

    Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

    İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

    Yazıların telifi yazanlara aittir.

    Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

    Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

    Reklam: [email protected]

    Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

    Kanalı Görüntüle