‘Round Midnight, caz tarihinin en kırılgan, en dramatik ve en çok sahiplenilen eserlerinden biri ve bu yazımızda onun satırlarına yakından bakıyoruz.
Bazı şarkılar vardır, dinlediğiniz an sizi kendi zamanından koparır, gece yarısının o sessiz, yarı karanlık saatlerine götürür. İşte bu yüzden bazı hikayeleri ölümsüzleştirmek hep çok kıymetli. Çünkü hiçbir müzik -hele caz- sadece notalardan ibaret değil. Sevdiğimiz parçanın ruhu, kırılganlığı ve perde arkasındaki küçük fırtınaları, aslında bizlerin hikayeleri ile mutlaka bir yerlerde birleşiyor. Tam da bu yüzden bazı eserleri dinlediğimizde, ürperiyor tüylerimiz… Kırılgan ve dramatik yapısıyla ‘Round Midnight, caz tarihinin bu tarife en uygun ve en çok sahiplenilen eserlerinden biri ve bu yazımızda onun satırlarına yakından bakıyoruz.
1943’te Thelonious Monk tarafından bestelenen ve ilk sözleri komşusu Thelma Elizabeth tarafından yazılan parça, insanı içine çeken, gece yarısından sonraki sessiz düşüncelerin kapısını aralayan bir ruha sahip. O dönem şarkının adı henüz ‘Round Midnight değil; Elizabeth’in kaleme aldığı, hem hatırlaması güç hem de birçoklarının sıkıcı bulduğu sözlerle, 24 Eylül 1943’te I Need You So ismiyle tescillendi.
Ardından 27 Kasım 1944’te Bernie Hanighen parçaya dokundu. Zaman içinde eserin geçirdiği değişimler ve evrimler sonunda, bugün bildiğimiz haliyle Round Midnight’ın sözleri Hanighen’ın kaleminden çıktı.
Parçayı kim dinlese, içini usulca saran o derinliği hissettiği konusunda sanırım hepimiz hemfikiriz.
‘Round Midnight, hikayesiyle basit bir duygusallığın ötesinde, ince bir kırılmayı, yoğun bir fikri çatışmayı ve iki dahinin karşılaşmasını sinematografik netlikle kaydeden bir parça. Bu parçayı yorumlamak, yıllar boyunca pek çok müzisyen için adeta bir bilmeceye dönüşmüş. Herkes kendi dokunuşunu eklemiş: kimi daha karanlık, kimi daha romantik, kimi ise daha teknik bir yaklaşım getirmiş. Coleman Hawkins’in Hawk’s Variation yorumu, Dizzy Gillespie’nin parçanın introsunun taklit edilmesinden duyduğu rahatsızlık… Tüm bu farklı okuma ve dokunuşlar eseri bambaşka yönlere taşımış. Bu noktada küçük bir not düşelim: Dizzy Gillespie’nin, parçanın orijinalini geliştirerek yazdığı intro, bugün dinlediğimiz modern versiyonun da temelini oluşturuyor.

Parça üzerinde hemfikir olunan bir başka mühim nokta da şu: ‘Round Midnight gerçekten zor bir parça.
Bu içe dönük ve kırılgan karakterdeki beste, bugüne dek 1000’den fazla sanatçı tarafından yorumlanıp, kaydedilmiş. Elbette her farklı yorum bir parçanın duygusunu hatırı sayılır biçimde değiştirir; fakat ‘Round Midnight söz konusu olduğunda bu hassasiyet sanki biraz daha fazla. En küçük bir yorum farkı bile hem şarkının hem de dinleyenin ruh haliyle oynuyormuş gibi… Tam da bu noktada, sayfamızın en beyaz köşesinde Miles Davis’in o kendine has, havalı gölgesi beliriyor.
Bud Powell’ın söylediği gibi: “Parça karmaşık… Miles, en sade ve en güzel yolunu buldu.”
Bu en güzel yol bizi hikayenin dönüm noktasında buluşturuyor: 1955 Newport Caz Festivali.
Miles Davis sahnede ‘Round Midnight’ı çalıyor. Kalabalık büyüleniyor, alkışlar yükseliyor. O geceden itibaren bu performans, caz tarihinin dönüm anlarından biri olarak anlatılıyor. Salonda alkışlar yükselmeye devam ederken, bir kişi memnuniyetsiz. Bir kişi… etkilenmiyor. Bestecinin ta kendisi: Thelonious Monk.
Konserden sonra birlikte aynı limuzine biniyorlar. Monk, Miles’a dönüp ve buz gibi bir cümle kuruyor: “Round Midnight’ı yanlış çaldın!”
Arabadaki hava buz kesiyor. Tartışma büyüyor. Ve sonunda Monk arabadan inip eve yürümeye karar veriyor.
Bu sahne, Miles’ın otobiyografisinde dahi yer alır. İki büyük dahinin çatışmasını net bir fotoğraf gibi kayda geçirir.
İroniye bakın ki, bu gergin yolculuktan yaklaşık bir yıl sonra Columbia Records’un kapıları, Miles Davis’e açılır ve sözleşme imzalarlar. Monk’un sinir uçlarına dokunan o yorum, Miles’ın kariyerinin dönüm noktası olacaktır.
Sanatın doğası biraz da bu galiba: birinin kırılganlığı, başkasının kanat açtığı rüzgara dönüşebiliyor.
‘Round Midnight’ın vokalli yorumlarındaki melankoli, sanki bambaşka bir evreni getiriyor önümüze. O en sevilen dize ise, parçanın en büyülü anında, hafif bir ışık huzmesi gibi geçmiş zamanın perdesinden sıyrılıp hızla şimdiki zamanımıza doğru parlayarak geliyor.
“When a quarrel we had needs mending
Does it mean that our love is ending?”
Şarkının dramatik etkisi öyle güçlü ki, 1986’da Dexter Gordon’ın başrolünde olduğu ‘Round Midnight filmi de bu hikayeden ilham alıyor. Gordon’ın Avrupa’ya göç etmek zorunda kalan bir müzisyeni canlandırdığı bu film, caz sinemasının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.
Ve son bir not…
Benim için özel bir yeri olan, Bahçeşehir Üniversitesi Caz Akademisi direktörü ve kıymetli hocam Yeşim Pekiner’in Reflections on a Jade albümündeki ‘Round Midnight yorumu… Eğer hala dinlemediyseniz, mutlaka bir gece yarısına saklayın.
Jazz Letters mektubumuzun satırlarının sonuna geldik. Sizi etiketleyen, aklınıza takılan caz standartları varsa bize mutlaka yazın. Kimbilir, belki bir sonraki mektubun satırları sizin hikayeniz olur.



