Danimarka ve Londra’da yaşayan basçı, besteci ve grup lideri Jasper Høiby, 2005 yılından bu yana cesur bir ses, ilerici ve yenilikçi bir tarzla müzik dünyasında kendinden söz ettiren bir isim haline geldi. Høiby’nin kurucusu olduğu Phronesis, 2010 yılında yayımladığı Alive albümü sonrası Avrupa caz ve doğaçlama sahnesini en çok sallayan gruplardan biriydi. İstanbul’a da birkaç defa gelmiş, yoğun ilgi ile karşılaşmışlardı. Belirgin bas tonları, melodik piyano hatları ve son derece dinamik davul partisyonları içeren müzikleri ile İngiltere merkezli Edition Records’un yükselişinde en büyük pay sahibi olan olan grup çeşitli anlaşmazlıklar dolayısıyla dağıldı. Grubun sıkı takipçisi olarak elemanların solo projelerini de ilgi ile takip etmeye devam ettim. Özellikle Jasper Høiby’nin 3Elements projesi çok ilgimi çekiyor.
Phronesis defterini uzun süre önce kapatan Høiby, yeni üçlüsü 3Elements ile yeni bir sayfa açtı. 3Elements, Phronesis’in sahip olduğu karakteristik duruşun yanı sıra daha tutarlı ve bireysel bir yaklaşımla üçlünün gücünü, çok yönlülüğünü ve enerjisini kutlamayı ve keşfetmeyi amaçlayan bir proje. Doygun ve melodik bir sound ile müzikal telepati ile birbirlerine bağlı olan Hollandalı davulcu Jamie Peet ve İngiliz piyanist Noah Stoneman, bu projede Høiby’ye eşlik ediyor. Dinleyicisine bol bol düşünsel kaçış alanları açan bu müzikte, çağdaş caz elementlerinin yanı sıra, Avrupa halk ezgilerinin elegant kesişimleri bir araya geliyor.
Son albümleri olan 3Elements: Like Water‘da müzisyenlerin insanî dokunuşlarındaki sıcaklık, düzenlemelerdeki teknik üstünlük ve üst düzey icra yetkinliğine başarıyla yansıyor. Müzikteki naif öğeler “free” patlamalı harmoniyle eş açılı ifadeyle icra ediliyor. Komplike kompozisyonlar dinleyiciyi yüksek uçuşlara çıkarıyor. Direksiyonunda sizin olduğunuz spor bir otomobilin ön camından yolu seyretme keyfi yaşatıyor. İcraların genelinde hemen hemen tüm parçalarda baştan sona kopmalara, anlamsız yoğunlaşmalara, tatsız durağanlaşmalara yer yok. Avrupa cazı olarak dinlediğimiz müziklerin çoğu yerel motiflerle gömülüp kaotik bir ruh hali ile biraz “sıkıcı” müzikler üretedursun 3Elements, Avrupa’nın karanlık kasvetli havasından büyük oranda kurtulmuş.
Tigran Hamasyan, Jason Lindner, Jeff Ballard, Shai Maestro, Mark Guiliana, Verneri Pohjola, Marius Neset, Django Bates, Sun-Mi Hong, Miguel Zenón, Louis Cole, Makaya McCraven, Ben LaMar Gay, Wolfgang Muthspiel ve Kit Downes gibi caz dünyasının önde gelen isimleriyle geniş bir yelpazede iş birlikleri gerçekleştirmiş çalışkan bir müzisyen olarak dünya çapında caz kulüplerinde, konser salonlarında ve festivallerde sahne alan Høiby, 2012 yılında onur ödülleri sahipleri Jack DeJohnette ve Palle Mikkelborg ile birlikte Kopenhag Caz Festivali’nin Genç Ruh Ödülü‘nü de almıştı.
Jasper Hoiby’nin benim açımdan en dikkat çeken özelliklerin bir diğeri de iyi bir müzisyen olmasının yanı sıra aynı zamanda politik görüşlerini ifade etmekte çekinmeyen bir dünya vatandaşı da olması. Hoiby, masumların acıları üzerine kurulmuş korku imparatorluklarının, küresel çetelerin ve kapitalizmin açgözlü bir şekilde gezegenimizin tüm güzelliklerini yok etmekte olduğunu fark etmiş. O’na göre karşıt görüşlere sahip insanlarla konuşup tartışmak bilinçli müzisyenlerin de görevi. Olumlu bir değişim yaratmalı. Høiby, fırsat bulduğu her ortamda gerek röportajlarında, gerekse müziği ile politika ve çevre sorunlarıyla ilgili bilinçlenmeyi yaymaya çalışan bir mesajcı olmaya çabalıyor.
İyi müziği maalesef çoğunlukla yalnızca İstanbul’da dinlemek zorunda kalıyoruz. Bu sefer Bursa’dan güzel bir haber var. Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı organizasyonuyla, 20 Temmuz akşamı Jasper Høiby ve 3Elements’i 63. Uluslararası Bursa Festivali kapsamında tarihi bir mekan olan Zindankapı’da sahne alacak.
Konser hakkında kapsamlı bilgi BURADA
Burak Sülünbaz’dan daha fazla yazı BURADA



