Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Guns N’ Roses İstanbul’a Geliyor: Ve Evet, Rocket Queen Mode On!

    Mine GürevinBy Mine Gürevin24 Mayıs, 2025

    Guns N’ Roses isyankâr vokalleri, kirli gitar tonları ve sahnede yıkıp geçen enerjisiyle hâlâ milyonları peşinden sürüklüyor. Yıllar geçti, çağ değişti. Biliyoruz ki, bazı gruplar yaşlanmak yerine birer efsane oldular. İşte bu efsanelerden biri, 2 Haziran 2025’te İstanbul’a geliyor. Yer, İnönü Stadyumu’nun yerinde yükselen dev açık hava alanı. Sahneye adım atacaklar, spotlar patlayacak ve Slash o yılan gibi kıvrılan solosuyla kalpleri yeniden kanatacak.

    Ben bu makaleyi yazarken, henüz setlist açıklanmamıştı. Yazı yayımlandıktan sonra, liste duyurulmuş olur mu bilemiyorum fakat az çok tahmin yürütecek olursam, Welcome to the Jungle, Sweet Child o’ Mine, November Rain mutlaka vardır. Benim gözlerim ise listede bir başka şarkıyı arıyor: Rocket Queen. Çünkü Rocket Queen sadece bir şarkı değil; grubun karanlık, tutkulu ve çılgın doğasının bir özeti. Tahminim, İstanbul gecesinde bu şarkı yankılanırken, o gitar solosunun altında gizlenen sırlar bir kez daha su yüzüne çıkacak. 

    1980’li yılların ortaları… Los Angeles Sunset Strip’in kirli ama cazibeli kulüpleri, punk ve glam etkisinde çalkalanıyor. Bu atmosferde kurulan Guns N’ Roses, kısa sürede, o dönemin fazla düzgün diye tabir edeceğim, rock sahnesini altüst etmeye başlamıştı bile… İlk albümlerini çıkarmadan önce bir söylenti, fısıltı gibi kulaktan kulağa yayılıyordu: “Yeni bir grup geliyor. Deliler gibi çalıyorlar. Gerçekten tehlikeliler.”

    İşte bu tehlikeli, başına buyruk ruhun bir özeti gibidir Rocket Queen. Şarkının kökeni aslında grubun dağınık ama yaratıcı dönemlerine dayanıyor. Gitarist Slash’in yakın arkadaşı olan, asıl adı Barbi Von Grief isimli bir groupie kızın, takma adıydı Rocket Queen. Slash, Duff McKagan ve Steven Adler’la beraber günlerce partilerde, stüdyolarda, kulüplerin arka odalarında takılan bu genç kadın, grubun kaotik yaşam tarzının bir sembolü olmuştu. Öyle ki, Slash bir röportajda onu “gerçek bir ilham kaynağı” olarak tanımlamıştı. “Rocket Queen, bir kadından çok bir enerjiydi”  demişti.

    Guns N’ Roses

    Rocket Queen, müzikal anlamda da alışıldık bir şarkı değil.. Adeta iki ayrı parçanın birleşimi gibi bir eser. İlk yarısı sert, funk etkili rifler ve saldırgan bir vokal tarzıyla ilerliyor. Axl Rose’un karanlık ve erotik arzuları net hissediliyor. Şarkı, rock yıldızı etkili bir yaşam tarzının getirdiği, cinselliğin, kibrin, gücün ve kontrol arzusunun karanlık gölgesini taşıyor. İkinci yarıya geçildiğinde, şarkı akışında bir şeyler değişiyor. Ritim yavaşlıyor, ton yumuşuyor, Axl’ın sesi daha içten, neredeyse pişman bir aşığın sesi gibi duyuluyor: “Don’t ever leave me, say you’ll always be there…”

    İlk bölümdeki saldırgan cinsel enerji, yerini kırılganlığa ve bir tür duygusal itirafa bırakıyor. Tıpkı grubun kendisi gibi: Dışarıdan tehlikeli, ama içeride yaralı ve hassas. 

    Ve en çok konuşulan bölüme gelecek olursam, burayı biraz üsluplu, usturuplu bir dille aktarmaya çalışacağım sizlere. Şarkının ortasında, gitarların ve davulların arasına karışan, net şekilde duyulan kadın orgazm seslerinden bahsetmek istiyorum. Bu sesler stüdyoda özel olarak kaydedildi. Evet, yanlış duymadınız. Bunlar ses efekti değil, gerçek bir cinsel birlikteliğin kayıtları. İlginç olan şu ki, kadın vokal sesinin sahibi, o dönem Axl Rose’un sevgilisi olan Adriana Smith. Adriana, aynı zamanda Guns N’ Roses davulcusu Steven Adler’ın da eski kız arkadaşıydı. İşin karmaşıklığı zaten burada başlıyor.

    Adriana Smith

    1987 yılında, Appetite for Destruction’ın kayıtları yapılırken, Axl Rose’un aklına sıradışı bir fikir gelir. Şarkının ortasına, gerçek bir cinsel birleşme sesi yerleştirmek. Ama bu ses sahte olmamalıydı. Gerçek bir kayıt olacaktı.

    Ve bu fikir hayata geçti.

    Adriana Smith, Axl’la birlikte stüdyonun vokal kabinine girer. Stüdyoda ise, teknik ekipten birkaç kişi vardır. Mesela ses mühendisi Vic Deyglio gibi… Vic kayıt masasının başında olaya birebir şahit oluyordu. Kayıt açık, mikrofonlar hazır, ışıklar loş.

    Aradan yıllar geçtikten sonra Smith, bu olayın onun için “fazlasıyla çılgınca ve utanç verici” olduğunu, ama bir şekilde o dönemin “her şey olur” havasına uyduğunu söylediği röportajlar verdi. Axl Rose ise bu kaydın sanatın bir parçası olduğunu, şarkının temasını daha çarpıcı kıldığını savunmuştu. O meşhur seks kaydı, hiçbir filtre olmadan, stüdyo kalitesinde şarkının ortasına yerleştirildi. Ve Rocket Queen, rock tarihinde eşi benzeri olmayan bir “orgazm solosuna” sahip tek şarkı olarak kayıtlara geçti.

    Adriana Smith, röportajında yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti: “O dönem uyuşturucu kullanıyordum ve her şey bulanıktı. Axl ile olan tuhaf bir performanstı ama gerçekti. Yani sahte bir şey değildi. Gerçekti. Sonra bunun şarkıya konulacağını öğrendiğimde kafam karıştı. Bir yandan gururluydum, diğer yandan kendimi kullanılmış gibi de hissetmiştim.”

    Bu sözler, bir şarkının içinde saklı olan karmaşık duyguları da gün yüzüne çıkarıyor. Rocket Queen, sadece bir şarkı değil, gerçek insanların kırılganlıklarının, arzularının ve çelişkilerinin bir dökümüdür adeta. İronik olan şu ki, Rocket Queen, seks ve çılgınlıkla ilgili değil… Şarkının ikinci yarısı, Axl Rose’un Adriana’ya duyduğu pişmanlıkla yazılmıştır. Bu yüzden ikinci kısım, adeta bir özür gibidir. Şöyle düşünün. Birinci kısımda arzulanan, fethedilen kadın, ikinci kısımda artık “bırakıp gitmesin” diye yalvarılan, ihtiyaç duyulan biri haline gelir. Şarkının yapısal dönüşümü de bunu yansıtır.

    Rocket Queen, zamanla grubun konserlerinde en çok çalınan parçalardan biri hâline geldi. Axl, her performansta bu şarkıya farklı bir enerji katar, bazen sinirli, bazen duygusal. Slash’in o sinsi riff’i, Duff’ın dans eden bas çizgileri ve Adler’ın enerjik davullarıyla birleşince şarkı bir çeşit hipnoz etkisi yaratır.

    Guns N’ Roses 2 Haziran’da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda

    Günümüzde hâlâ, Appetite for Destruction albümünün en deneysel ve en çarpıcı parçası olarak anılır. Konu bahsi geçen, Adriana’nın sesiyle değil, ruhundaki o keskin dönüşle, “vahşetle hassasiyetin iç içe geçmesiyle” hatırlanır. Şarkı bir itiraf, bir patlama, bir çözülme ve yeniden inşadır. Seks, pişmanlık, arzu, ego ve duygusallık gibi çelişkili temaları içinde barındıran bu parça, aynı zamanda Guns N’ Roses grubunun ne olduğunu da özetler. Sınır tanımayan, kırılgan ve korkusuz bir enerji patlaması.

    Axl Rose, yıllar sonra bir röportajında şöyle der: “Rocket Queen benim ruhumun iki tarafını da taşıyor. Yani yırtıcı tarafımı da, yalnız ve sevilmek isteyen tarafımı da…”

    Ve belki de bu yüzden Rocket Queen, müzik tarihinin en unutulmaz kapanış şarkılarından biri olmaya devam ediyor. İçinde haz da var, gözyaşı da… 

    ■ Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    ■ Dark Blue Notes’da Portreler

    Appetite for Destruction Barbi Von Grief Duff McKagan Guns N’ Roses Rock/Pop Rocket Queen Slash Steven Adler Vic Deyglio
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleDavid Bowie ve Ziggy Stardust: Yıldızlar Eşliğinde Son Gece
    Next Article İlhan Mimaroğlu ve Minimalizm
    Mine Gürevin

      Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

      Related Posts

      Mike Campbell & The Dirty Knobs – Mission of Mercy

      18 Haziran, 2026

      Geçmişten gelen bir ses: Thee Sacred Souls

      18 Haziran, 2026

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle