Şimdi sizlere klasik müzik konserlerim dışında, farklı ilk sahnem olan bir caz festivalinden bahsetmek istiyorum: Eskişehir Amatör Caz Müzisyenleri Festivali.
Yalnızca bir müzik etkinliği değil, aynı zamanda bir kültürel direniş ve yaratıcı özgürlüğün simgesi. 2001 yılında Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü‘nün öncülüğünde başlayan bu festival, Türkiye’de amatör caz müzisyenlerine adanmış ilk ve tek organizasyon olma özelliğini taşıyor.
Festivalin temel amacı, genç ve amatör caz müzisyenlerine profesyonel sahne deneyimi kazandırmak, onların yeteneklerini sergileyebilecekleri bir platform sunmak ve caz müziğini daha geniş kitlelere tanıtmaktı. Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü’nün kurucularından Devrim Dikkaya‘nın vurguladığı gibi, festivalin misyonu, genç müzisyenlerin kendilerini gerçek bir sanatçı gibi hissetmelerini sağlamak ve Anadolu’nun farklı illerinden gelen müzisyenlere öncelik tanımaktır.

Festival, amatör müzisyenlere profesyonel bir organizasyonda ilk kez yer alma fırsatı sunarak, onların kariyerlerinde önemli bir adım atmalarına olanak tanımıştır. Bu süreçte, müzisyenler hem sahne deneyimi kazanmış hem de farklı şehirlerden gelen meslektaşlarıyla etkileşimde bulunarak müzikal gelişimlerini desteklemişlerdir. Festivalin bu yönü, amatör ruhun beslenmesi ve profesyonelliğe geçiş sürecinde önemli bir köprü işlevi gördü.
Müziği yaygınlaştırma ve toplumsal süreçte, bu festival, caz müziğini geniş kitlelere tanıtma ve sevdirmeyi amaçladı. Festival kapsamında düzenlenen konserler, atölye çalışmaları ve söyleşiler, hem katılımcı müzisyenler hem de izleyiciler için unutulmaz bir caz deneyimi sunmuştur. Bu etkinlikler, caz müziğinin toplumda daha geniş bir kitleye ulaşmasına, kabul görmesine ve müziğin yaygınlaşmasına katkı sağlamıştır.
Ben de bu festivalde üç kez sahne aldım, ilk sahnem Gevende, ikinci sahnem On Your Horizon ve üçüncü sahnem ise Islak Köpek ile gerçekleşti. İkinci ve dokuzuncuya katılmıştım, diğerini hatırlamıyorum.




Önemi ve örnek oluşturması açısından Eskişehir Amatör Caz Müzisyenleri Festivali, Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç caz gruplarına ev sahipliği yaparak, müzikal çeşitliliği ve zenginliği desteklemiştir. Örneğin, Gevende ve benim gibi ulusal ve uluslararası müzik camiasında tanınan bir grubun ve sanatçının Eskişehir Anadolu Üniversitesi kökenli olması, festivalin yetenekli müzisyenlerin keşfedilmesinde ve desteklenmesinde ne denli etkili olduğunu gösterir.
Zamanın ruhu ve felsefi yaklaşımla, bu festival gençlerin yaratıcı enerjilerini ifade etmelerine olanak tanımış, aynı zamanda toplumun sanata ve müziğe olan bakış açısını da şekillendirmiştir. Festivalin felsefesi, müziğin evrensel diliyle insanları bir araya getirmek ve ortak bir kültürel payda oluşturmak üzerine kuruludur.
Eskişehir Amatör Caz Müzisyenleri Festivali, amatör caz müzisyenlerine profesyonel bir platform sunarak, onların gelişimine katkı sağlamış ve caz müziğinin yaygınlaşmasına destek olmuştur. Festivalin tarihçesi, anlamı ve önemi, onun sadece bir müzik etkinliği olmanın ötesinde, kültürel bir hareket ve toplumsal bir dönüşüm aracı olduğunu gösterir. Bu festival, amatör ruhun beslenmesi, profesyonelliğe geçişin desteklenmesi ve müziğin toplumda daha geniş bir kabul görmesi açısından örnek alınması gereken bir organizasyondur.
Festival, 2001 yılında Eskişehir’de başlamış ve 11 kez düzenlenmiştir; yanlış bilmiyorsam sonuncusu 12-14 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilmişti.
Festivalde sahne alan bazı sanatçılar ve gruplar şunlardır: Cenk Erdoğan Trio, Mauna Kea, Nox Jazz Quartet, Türkay Orkestrası, Esra Kayıkçı Take Four, Gevende & Klein & Cluzel, The Sound Factory, Misplay Jazz Trio, Turiya.
Bu sanatçılar ve gruplar, festivalin farklı yıllarında sahne alarak, amatör caz müzisyenlerine profesyonel sahne deneyimi kazandırma misyonunu desteklemişlerdir.
Gülşah Erol’un Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Portreler


