Best of 2022: Kulak Misafiri

Albümün tanıtım metnine erişmek için görseline tıklayın.

“Başlangıcından bugüne rhythm ‘n blues, rock ‘n roll, senfonik rock, folk rock, punk ya da hiç bir türle sınırlandırılamayanlar; rock tarihini yazan ve yönlendiren topluluk ve müzisyenler, unutulanlar ve sıcağı sıcağına taptaze albümler…” sloganıyla 28 Eylül 2014’de yola çıkan ve halen Radyo ODTÜ’de pazar geceleri 22.00’de yayına giren Kulak Misafiri’nin yapımcısı Bülent Seyitdanlıoğlu, çoğunluğunu bu yıl programlarında yayınladığı 2022 albümleri arasından en beğendiklerini seçti.

֍

Beth Hart – A Tribute to Led Zeppelin

Bilen bilir benim için saygı albümleri önemlidir. Saygı albümü dendi mi akla ilk olarak ortak çalışmalar gelir, yani bir çok grup ve şarkıcı bir araya gelir ve bir topluluk ya da şarkıcının eserlerini birlikte ya da tek tek yorumlar. A Tribute To Led Zeppelin’de Beth Hart, kimsenin cesaret edemeyeceği bir şey yapmış ekibinden aldığı destekle zoru da başarmış. Beth Hart, Led Zeppelin şarkılarının özüne sadık kalsa da, olağanüstü vokaliyle şarkıları çok farklı bir noktaya taşıyor. Bu albümdeki yorumlar, Led Zeppelin şarkılarının belki de en doğal ve en çizgi üstü yorumları. Albümün girişinde yer alan Whole Lotta Love’ın benim en iyilerimden olduğunu dipnot olarak burada belirtiyim.

֍

Bonnie Raitt – Just Like That

Bonnie Raitt 2016 yılından beri yeni bir albüm yapmadı. Tam 6 yıl sonra 2022’de gelen albüm benim için tam bir sürpriz. O kadar güzel söylüyor ki Raitt, sesi huzur veriyor. Efsanevi bir kariyerin son halkası Just Like That ve açılışta yer alan Made Up Mind, Raitt’in gitar dokunuşları ve vokaliyle insanın aklını başından alıyor. Bu söylediklerim albümün diğer şarkıları için de geçerli. Evet albümde yıldız kuşku yok Bonnie Raitt; ama yol arkadaşları da o kadar iyi ki… İsterseniz hemen açılış şarkısını dinlemeye başlayın. Ne düşündünüz Evet; ‘aynen öyle’ sımsıcak içimizi ısıtan bir albüm bu…

֍

Buddy Guy – The Blues Don’t Lie

Simsiyah bir arka zemin üzerinde en içten gülüşüyle karşılıyor bizi Budy Guy ve aynı albümün ismi gibi blues asla yalan söylemiyor. Albümü açan şarkı I Let My Guitar Do the Talking ve bu şarkıyla Budy Guy gitarı ile konuşmaya başlayınca kariyerinin kısa bir özetini yapıyor. Albümün kapağındaki o gülümseme bize de yansıyor. Evet bir saati aşkın bir zaman süresince toplam 16 şarkıda yol arkadaşımız Budy Guy artık. An itibarıyla 86 yaşındaki ikon isim blues adına hala üretmeye devam ediyor. O blues’dan güç alıyor biz ondan. Albümde, Mavis Staples, Elvis Costello, James Taylor, Bobby Rush, Jason Isbell ve Wendy Moten Guy’a eşlik eden efsane isimler. Albümde hangi şarkı iyi sorusunun cevabı yok; çünkü bütün şarkılar bu kapsamda değerlendirilmeli. Ama özellikle Mavis Staples’in vokaliyle eşlik ettiği We Go Back, bizi siyah müziğin ruhani dünyasına davet ediyor. Lennon McCartney ortak çalışması I’ve Got a Feeling ise onun yorumuyla bir başka güzel. Evet; mücevher değerinde bu albüm arşivimizde yerini hemen almalı.

֍

Edgar Winter – Brother Johnny

Blues ve rock tarihinin ikonik ismi Johnny Winter, 2014’te Fransa’da verdiği bir konserden hemen iki gün sonra İsviçre’de aramızdan ayrıldığında tam 70 yaşındaydı. Bir multi-enstrümantalist olan ve blues’un yanı sıra caz, rock ve hatta klasik müzik gibi farklı türlerde de kariyere sahip kardeş Edgar Winter, ağabeyine derin sevgisini tam 13 yıl sonra bir saygı albümüyle taçlandırdı. Brother Johnny, adını taşıyan albümde Edgar Winter tarafından ağabeyinin kariyerinden seçilmiş tam 15 şarkının yanı sıra, ağabey Johnny için yazmış olduğu iki şarkı bulunuyor. Şarkıların ses örgüsünde orijinal yorumlara sadık kalmış Edgar Winter; ancak, bu şarkılar albümde yer alan Joe Bonamassa, Doyle Bramhall II, Robben Ford, Billy Gibbons, Warren Haynes, Keb’ Mo’, Kenny Wayne Shepherd, Ringo Starr, Joe Walsh, Derek Trucks ve Taylor Hawkins gibi efsanelerin dokunuşu ile çok farklı bir dinamizm kazanıyor. Evet; daha önce ayrıntılı olarak da yazdığım Brother Johnny bir saygı albümü olarak 2022’nin en iyilerinden diyebilirim.

֍

Elvis Costello – The Boy Named If

Efsane Elvis Costello kariyerinin 32. albümü olma özelliğini taşıyan The Boy Named If, 2022 yılının hemen başında yayınlanmıştı; ama etkisini halen sürdürüyor. Bir eleştirmen Costello’nun 1986 tarihli “Blood & Chocolate” albümünden bu yana belki de en saf rock and roll albümü olduğu değerlendirmesini yapmış bu albüm için. Bu sözü kanıtlarcasına albümü açan şarkı Farewell Oki, gücünü rock’n’roll’dan alıyor, aynı Elvis Costello’nun rock’n’roll’un kralı Elvis Presley’den ismini alması gibi ve Magnificent Hurt ise onun şarkı yazarlığındaki başarısının en büyük kanıtı. Albümde yer alan her şarkı, onun incelikli şarkı sözleri ve bu sözlere tam olarak karşılayan besteler olarak karşımıza çıkıyor. O her zaman alçak gönüllü ama bütün albümleri gibi 2022 tarihli The Boy Named If’de çizgi üstü bir albüm. Sonuç olarak, Elvis Costello’nun bu albümünü dinlemek gerçek bir ayrıcalık oluşturuyor dinleyen için.

֍

Jack White – Entering Heaven Alive

Jack White’ı ilk tanımam 2014 tarihli Lazerotto albümüyle olmuştu. Albümü çok sevmiştim. Sonrasında eşiyle kurmuş olduğu White Spirit grubunun izini sürdüm. Rock tarihinde geçmişin izini sürerek çok değişik sonuçlara ulaşan gerçek bir yaratıcı Jack White ve 2022 yılında da bunu kanıtladı. White, 2022 Nisan’ında Fear of the Dawn albümünü çıkarmıştı. Hemen 15 hafta sonra bu albümün devamı niteliğinde Entering Heaven Alive albümü çıktı. Albümün ortak özelliği ilk albümü açan şarkının ikinci albümü kapatması. Ama çok farklı düzenleme ile yapmış bunu Jack White; başka bir anlatımla çok farklı bir ses örgüsüyle. Bu şarkının ismi Taking Me Back. Entering Heaven Alive, Fear Of The Down albümünün devamı; ancak aynı Taking Me Back’de olduğu gibi iki albümde çok farklı ses örgüsü içeriyor. İlk albüm ne kadar karanlık ve rahatsız edici bir ses örgüsü içeriyorsa ikinci albüm içerdiği akustik ve folk alt yapısıyla sımsıcak bir albüm ve insanın içine işliyor. Entering Heaven Alive, 2022 yılı için mutlak dinlenmesi gereken albümlerden. Tabii ki bu albümü dinleyenler hemen öncesinde çıkan Fear Of The Down’a da kulak misafiri olmalı.

֍

Jethro Tull – The Zealot Gene

Çıkacağını duyduğumda o kadar meraklanmadığım; ama dinler dinlemez işte bu ve özlediğim Jethro Tull dediğim albüm. Albümün ismi The Zealot Gene, tam 18 yıl aradan sonra Jethro Tull adıyla yayınlanan ilk albüm olma özelliğini taşıyor. Belirteyim, bu albümü neden kendi adına değil de Jethro Tull adına yayınladığının sorusunun cevabını ancak kendisi verebilir. Benim albüm hakkında vardığım sonuç ise bize 70’li yılların o sevdiğim Jethro Tull çalışmalarının beni heyecalandıran duygusunu aldığım. İncil ekseninde birbiriyle bağlantılı insanlık hikayelerinin anlatıldığı bu albüm tam olarak bir Ian Anderson Alamet-i farikası olarak nitelendirilebilir. Ancak; albümde efsane Martin Barre gitarını aradığımı da söyleyebilirim. Evet; Jethro Tull ve Ian Anderson iyi ki hayatımızda.

֍

Johnny Marr – Fever Dreams Pts 1-4

Johnny Marr tarihinin 4. solo albümü ve 2022’nin hemen başlarında yayınlandı. Marr’ın ilk iki plaklık albümlerinden. Albüm çok rahat dinlenen melodik yapısı güçlü şarkılardan kurulu. Belki de en büyük eksikliği Johnny Marr gitarının çok az olması. Ama her şeye karşın albümdeki şarkılar, çok güzel düzenlemeler ve Marr’ın gerçekten güzel vokaliyle çok hoş. The Smiths benim için özel, Johnny Marr ve gitarı da; bu albümde 2022 için benim en iyilerimden…

֍

Mike Campbell & The Dirty Knobs – External Combustion

Tom Petty and the Heartbreakers benim vazgeçilmez grubum; hemen hemen her albümü benim için özeldir.Tom Petty ne yazık ki aramızda değil; yarattığı ses örgüsünde çok katkısı olan grup üyesi Mike Campbell onun açtığı yolda yürümeye devam ediyor. Mike Campbell grubu The Dirty Konobs ile birlikte 2022 yılında Externel Combustion albümünü çıkardı. Albüm işte rock’n’roll bu dedirtiyor ve bu anlamda her şarkısıyla kayda değer bize de Mike Campbell ve arkadaşlarına teşekkür etmek kalıyor.

֍

Ozzy Osbourne – Patient Number 9

Doğruyu söylemem gerekirse 2020 tarihli Ordinary Man’i bir veda albümü olarak kabul etmiştim. Ancak, “Sabah uyanmamı sağlayan şey bu; ben bunu yapmak için buradayım. Son albümü yapmak benim hayatımı kurtardı. Tüm gün kıçımın üstünde oturup koduğumun salgınının geçmesini beklemekten çok daha iyi. Kendi kendime ‘Ben bir rock ‘n’ roll’cuyum, iyisi mi bir albüm yapayım’ diye düşündüm. Sonuçta olabilecek en iyi albümü yapmak için elinizde istemeyeceğiniz kadar çok zaman var.” diyen Ozzy Osbourne, yepyeni albümü Patient Number 9 ile 2022 Eylül’ünde karşımıza çıkıverdi. Tam 74 yaşında Ozzy Osbourne, bir çok hastalıkla mücadele ediyor. Bu olumsuz koşullara bir de pandemiyi eklediğimiz de çıkan bu albüm ile en iyi yaptığı işin rock’n’roll olduğunu kanıtlıyor. Albümde bir çok sürpriz konuk var ama bana esas heyecan veren topluluk arkadaşı Tony Iommi’nin desteği. Iommi, Ozzy’nin solo albümlerinden birinde ilk kez yer alıyor ve dokunuşuyla da albümü farklı kılıyor. Evet; Ozzy batıl inanç anlamında takıntılı; albüm 13. solo albüm ama 2022’de onu bu albüm ile dinlemek bizim için gerçekten bir ayrıcalık.

֍

Taj Mahal & Ry Cooder – Get On Board

Belirteyim bu albüm gecikmiş, çok gecikmiş bir buluşmanın ürünü. 60’larda Rising Sons grubunda birlikte çalışmışlardı. Yıllar yıllar sonra buluştular ve Get On Board albümünü birlikte yaptılar. Biri blues’un ikonik isimlerinden eksantrik Taj Mahal, diğeri şarkı yazarı, yapımcı, yazar olarak ve bir çok enstrümanı kullanma yeteneği ile ayrıksı Ry Cooder ki aynı zamanda Buena Vista Social Club projesinin mimarı kendisi. Taj Mahal ve Ry Cooder’ın gecikmiş buluşması, blues ve arp ustası Sonny Terry ile gitarist Brownie McGhee’nin 1952 tarihli Folkways çalışmasına saygı duruşu niteliliğinde. İkili, 1952 tarihinde iki güzel isim tarafından üretilen şarkıları birlikte yorumluyor. Hem de ne yorumlama. Düşünsenize iki eski arkadaş küçük bir stüdyo da buluşuyor; 50’li yılların blues’una ve ilham aldıkları iki güzel ustaya selam çakıyor. Evet; bu albüm için Taj Mahal ve Ry Cooder’a minnettarım.

֍

Willie Nelson – A Beautiful Time

Doğum tarihi 29 Nisan 1933 olan Willie Nelson, 89 yaşına girdiği tarihte kariyerinin 98. albümünü çıkardı. Yaş gününü taçlandırdığı albümün ismi A Beautiful Time. Yalnızca country müziğin değil popüler müziğin de anıt ismi olan Willie Nelson pandemi sonrası bir nevi geçmişiyle tatlı tatlı sohbet ederken hayatı da sorguluyor. Albümde iki cover şarkı da var; bunlardan biri Leonard Cohen’e ait Tower of Song, diğeri Lennon/McCartney ortak çalışması olan ‘With a Little Help From My Friends ‘; özellikle bu ikinci şarkı bana göre mücevher değerinde bir yorum olmuş. A Beatiful Time, ikonik bir isimden gelen sımsıcak bir albüm olarak yılın en iyilerinden. Ayrıca albümün bir çok dalda Grammy adayı olduğunu da belirteyim.

֍

Bülent Seyitdanlıoğlu

Bülent Seyitdanlıoğlu, hakim emeklisi bir hukukçu ve her şeyden önce iyi bir müzik dinleyicisi. 9 yıldan bu yana Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri isimli programı hazırlıyor ve sunuyor. Rock'n'roll'un bir yaşam tarzı olduğuna inancı ise sonsuz. Ona göre müzik büyük bir disiplin ve ciddiyet demek.

Bülent Seyitdanlıoğlu 'in 21 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Bülent Seyitdanlıoğlu ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir