Eşlik ettiği albümlerle 3 Grammy ödülü sahibi davulcu, besteci, yazar, eğitimci ve prodüktör Ulysses Owens Jr. ve grubu Generation Y, bu yılın Mart ayında, caz klasiklerinden ve özgün bestelerden oluşan Around The World With (Cellar Live) albümünü yayımlamıştı. Aynı ekip şimdi de, grunge klasiklerinin radikal yorumlarını içeren yeni projesini yayımladı. Kind of Grunge, Owens’ın, çevrimiçi enstrüman öğrenme platformu Drumeo için gerçekleştirdiği performansların bir uzantısı.
2012 yılında Kanadalı müzisyen ve girişimci Jared Falk tarafından kurulan Drumeo’yu Pianote, Guitareo, PlayBass ve Singeo takip etmiş; enstrüman öğrenmek isteyenlere sistematik bir yapı sunan bu programlar Musora Media çatısı altında toplanmıştı.
Owens 2024 yılı başlarında Drumeo stüdyosuna davet edilmiş ve davul bölümü miksajdan ayrılmış halde dinletilecek bir parça için davul çalması istenmişti. “For the First Time” projesinin prodüktörü Brandon Toews, bu ilginç performans için, Nirvana’nın 1991 yılında yayımlanan albümü Nevermind’ın hitlerinden “In Bloom” şarkısını seçmişti. Grubun adını duymuş ancak daha önce dinlememiş olan Owens, kısa bir hazırlıktan sonra, final performansta davulu muhteşem şekilde çalmıştı. Youtube’a konulan performans, bir caz müzisyeninin normal koşullarda asla göremeyeceği türden bir izlenme sayısına ulaştı: 7.9 milyon!
Performansın kalitesi ve görülen ilgi sonrasında, Drumeo, Owens’ı bir kez daha ama bu sefer Generation Y ile birlikte davet etti. Önceden bir planlama veya hazırlık yapmaksızın, bir başka grunge klasiğini, Nirvana’nın “Heart Shaped Box” şarkısını yorumladılar.
Stüdyoda yapılan çekimi izlemenizi öneririm; şarkıyı dinlemeye başladıkları andan itibaren, birer birer ve birlikte düzenlemeyi yapmaya başlıyorlar. Orijinal düzenlemenin ve icranın perdelemesine izin vermeden, şarkının özünü kavrıyorlar, Benny Benack III’ün (trompet) attığı çığlıkta olduğu üzere kendi katkılarının neler olabileceğini belirlemeye başlıyorlar. Aralarında konuşmaya başladıklarında anlıyoruz ki, Thomas Milovac (bas) hariç diğerleri şarkıyı daha önce dinlememiş. Owens davulda bir ritim deseni öneriyor, Milovac yürümeye başlıyor, Tyler Bullock II (piyano) melodiyi çeşitlemeye başlıyor, Benack III ve Erena Terakubo (alto saksofon) melodiyi çalmaya başlıyorlar; melodi, armonik eşlik ve ritim anında birbirlerine kilitleniyorlar. Owens, bu easy swingin’ düzenlemenin dışına çıkmayı öneriyor; Benack, John Coltrane ve Elvin Jones stili bir hissiyatla, biraz daha kompleks bir ilerleyişle çalmayı öneriyor. Fikirler uçuşuyor, karara varılıyor ve çalmaya başlıyorlar.
Sonuç etkileyici! Aşinalığı kaybetmeden, şarkıyı, daha önce varlığı bilinmeyen bir yere götürüyorlar. Ortaya “Caz Nasıl Çalınır” dersi çıkıyor ve bu video da zirveye çıkıyor: 9.6 milyon izlenme.
Sonuç böylesine başarılıyken, Owens ve grubunun, benzer icralardan oluşan bir albüm kaydetmek için stüdyoya girmesi de kaçınılmaz olmuş. Dan Wilson (gitar) eklenmiş, Terakubo’nun yerine Langston Hughes II (alto saksofon) gelmiş. Altılı, Vancouver’daki Drumeo stüdyolarında üç günlük bir çalışmanın neticesinde, 12 grunge klasiğini çalmış.
Haliyle, şarkılar sözleri olmayınca nakaratlarının taşıdığı mesajı; tınısal karakterlerini belirleyen gitarlar devreden çıkınca da tavırlarının önemli bir bölümünü kaybediyor. Armonik yapıları ise tipik bir caz bestesiyle karşılaştırıldığında fazlasıyla sade — basit demekten kimseyi gücendirmeyeceksek, basit. Ancak bu sadelik, ekibin bu malzemeden birinci sınıf caz performansları çıkarmasına engel olmuyor. Çünkü Owens ve arkadaşları akıllıca bir yol izliyor: Sololarda ana melodiyi bütünüyle terk etmiyor, böylece parçaların kimliğini koruyorlar; öte yandan şarkıların mevcut armonik iskeletine sürekli yeni akorlar ekleyerek onları zorla cazlaştırmaya da çalışmıyorlar. Bunun yerine gruptaki enstrümantal çeşitliliği özgür bırakıyor, farklı seslerin birbirleriyle kurduğu ilişkiyi çoğaltıyor ve müziği çok katmanlı hale getiriyorlar. Trompet, alto saksofon, piyano ve gitarın zaman zaman birbirini destekleyen, zaman zaman birbirinden uzaklaşan çizgileri, bas ve davulun yarattığı hareket alanıyla birleşiyor. Üzerine bir de swing katmanı eklendiğinde, ortaya çıkan icraların cazlığı artık armonik karmaşıklıktan değil, müzisyenlerin malzemeyle kurduğu doğaçlamacı ilişkiden, ritmik esneklikten ve kolektif etkileşimden kaynaklanıyor. Sonuçta işitilen müziğin caz olduğundan şüphe etmek imkânsız hale geliyor.
Şarkıların orijinal hallerini biliyorsanız ve tabii ki açık fikirli iseniz, tanımakta zorlanmazsınız. Ancak, siz de Owens ve Generation Y gibiyseniz, yani şarkıları daha önce dinlemediyseniz, 65 dakika boyunca birinci sınıf modern caz dinleyeceğinizin garantisini verebilirim.
İcraları tek tek yorumlamayacağım; albümde kimlerin şarkıları olduğunu merak edenler için grupları sıralayayım: Mudhoney, Pearl Jam, Alice in Chains, The Smashing Pumpkins, Nirvana, Soundgarden, Stone Temple Pilots ve Hole. Bir çeşit grunge derlemesi yapsak, bu isimler kaçınılmaz olarak listede yer alacaktır.
Ancak, “Where Did You Sleep Last Night” için birkaç cümle etmezsem yazı eksik kalacak. Aslen 19. yüzyıla ait bir Amerikan halk şarkısı iken, 1940’larda Leadbelly tarafından yorumlandıktan sonra blues kanonunun parçası haline gelmiş. Günümüzde yaygın olarak bilinmesini sağlayan ise Nirvana; 1993’te MTV Unplugged konserini bu şarkıyla kapatmışlardı. Kind of Grunge da bu şarkıyla kapanıyor. Dan Wilson, otantik blues formuna saygılı çalımı ve solosuyla parçayı geçtiğimiz yüzyılın başlarına, blues’un doğduğu döneme geri götürüyor. Böylece albüm, caz ile grunge arasındaki uzak görünen mesafeyi kapatmakla kalmıyor; ikisinin de aynı köklere, blues’a uzandığını hatırlatarak sona eriyor.
Her şeyden önce Kind of Grunge, cazı anlamanın yolunun “ne”den değil, “nasıl”dan geçtiğini gösteren bir albüm. Cazın ne kadar geniş bir ifade alanına sahip olduğunu ustalıkla ortaya koyuyor. Ama bana kalırsa albümün asıl başarısı şurada: Güzel müzik, iyi müzisyenlerin elinde türlerin içine sıkışmak zorunda kalmıyor.
■
Turgay Yalçın’ın Dark Blue Notes’daki yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Bandcamp: Kind of Grunge


