Babası Jens Arne Molvær da caz klarnetçisi ve saksofoncusu olan Nils Petter Molvær, genç yaşta bu müziğe ilgi duymaya başlamış, 18 Eylül 1960’da, Norveç’in Sula adasında doğumundan 19 yaşına bu adada yaşamış. Norveç’in yetiştirdiği en yetenekli müzisyenlerden olan olan Nils Petter Molvær caz trompetçisi, besteci ve prodüktör olarak haklı bir uluslararası üne kavuşmuştur. Nu jazz veya future jazz olarak adlandırılan, cazı elektronik müzik, trip-hop, ambient, house, rock ve hip-hop unsurlarıyla birleştiren yenilikçi tarzıyla öne çıkmıştır.
1979’da Trondheim Musikkonservatorium’da caz eğitimini yarıda bırakarak Oslo’ya taşınmış, burada Jazzpønkensemblet ve Masqualero adlı, Wayne Shorter’ın bir bestesinden adını alan grupta Arild Andersen, Jon Christensen, Tore Brunborg gibi isimlerle çalmıştır. Masqualero ile beraber 1983 ve 1991 yılları arasında albümler kaydetmiş, ödüller kazanmıştır. Grup bugün hâlâ az da olsa dinlenen Masqualero (Odin, 1983), Bande À Part (ECM, 1986), Aero (ECM, 1988), Re-Enter (ECM, 1991) gibi nitelikli albümlere imza atmıştır.

1997’de ECM etiketiyle yayımlanan ilk solo albümü Khmer, Molvær’in uluslararası ün kazanmasını sağlamakla kalmamış, caz ve rock ile elektronik ses renklerini ve hip-hop ritimlerini birleştiren özgün füzyonu, trompete yaklaşımındaki inceliği, elektronik efektlerle işlenmiş özgün tınısıyla dikkat çekmiş. Albüm, başta Alman Plak Eleştirmenleri Ödülü olmak üzere ödüller almış, L.A. Weekly tarafından 1998’in caz albümü seçilmiş. Nils Petter Molvær’in müziğindeki Miles Davis etkisi, özellikle trompet çalım tarzı, tonal yaklaşımı ve yenilikçi müzik füzyonlarına olan eğilimi gibi benzerlikler kabul görmüş bir yaklaşımdır. Davis’in 1970’ler ve 1980’lerdeki elektrikli caz dönemi (Bitches Brew, On the Corner, Tutu), Molvær’in nu jazz tarzının temel taşlarını oluşturur.
2000’de Solid Ether albümünü çıkaran Molvær, ECM’den ayrılarak kendi şirketi Sula Records’u kurdu. NP3 (2002), Streamer (2004), Er (2005) ve Stitches (2021) gibi albümlerle kariyerini sürdürdü. Stitches albümünde Radiohead’in True Love Waits şarkısına yaptığı cover dikkat çekmekle kalmayıp oldukça ses getirdi. Ayrıca film ve tiyatro müzikleri de besteleyen Nils Petter Molvær, 2025’te Khmer Live in Bergen albümüyle, 1997’deki yayımlanan ilk albümü Khmer’in canlı ve modern bir yorumuyla karşımızda.
“Albümün hiçbir notası ya da hiçbir parçası sıkıcı değil; Molvær, modern, yaratıcı yeni bir caz düşüncesi için harika, devrimci, çok katmanlı sesler yaratmaya devam ediyor ve bunu çok çok iyi yapıyor. İyi ki de yapıyor…”
Hayli entelektüel bir yaklaşımla müzik yapan, uzun zamandır eklektik ve deneysel müziğin öncülerinden biri olarak, sürükleyici ve türler üstü bir ses düzleminde üretkenliğini sınayan, önyargılara meydan okuyan tavrıyla öne çıkan Norveçli, groove ve ambiyansa büyük önem veriyor bildiğiniz gibi. Yeniden canlanan grubu Khmer ile birlikte çıkardığı bu yeni albümü, Khmer’dan esinlenen eski parçaların güncel bir yeni ve yeniden yorumu. Bu canlı performansın, havada yarattığı rüzgârsı salınım albüm kaydının incelikli işlenişinden de kaynaklanıyor sanırım.
Bergen’deki canlı performansta Song of Sand’la başlayan, salınımlı hip-hop ritimleri ve basın konuşkan ve ısrarcı tavrı, Molvær’in synth efektleriyle eşleştirilmiş serin trompet melodileriyle destekleniyor. Gitarist Eivind Aarset öne çıkarak kasvetli doku ve dokunuşları, aramaktan yılmayan agresif tavrı ve gürültülü rock tınıları albüme yetkin bir açılış yapılmasını sağlıyor.

İkinci parça Platonic Years, Jan Bang’ın yarattığı ürpertici atmosferlerin üzerinde gelişirken, davulda Par Lindvall’ın sert ataklarıyla şekilleniyor. Trompet, melodik bas figürlerinin üzerinde yükselirken gitarın funk etkileri taşıyan vuruşlarıyla parça bir ritm şölenine ve yangın yerine dönüşmekte gecikmiyor.
Sıradaki Kakonita, boş bir tuvalin üstünde gezinen fırçanın çıkardığı hışırtılar dibi, gölgeleri ve ışık arasına sıkışmış, özenle zarif boşluklar bırakılan nefis bir çizgi gibi ilerliyor.
Ligotage sizi tekrar bir salımın dalgasına çeken ritmi ve vurmalılarda Runs Arnesen’in katkısıyla ilerliyor. Vilderness’da Audun Erlien’in doygun bas çizgileri albümün dans edilebilir niteliğini ve enerjisini korumaya katkı yapıyor. 81 dakikalık albümde, tüm çalanlarla nerdeyse düet yapar gibi çalan Molvær’i, On Stream’de dinlemeden geçmeyin. Şefin Tavsiyesi…
Çeşitli ve eklektik olduğu kadar tutarlı bir müzik bu; Nils Petter Molvær ve grubunun ilerici tavrını, vizyonunu çok iyi vurgulamakla kalmıyor, kasvetli tonlar içerse de dinleyicisini eğlendirmeyi başarıyor. Hatta bunu ana hedeflerinden biri olduğunu albüm boyunca hissettiriyor. Albümün hiçbir notası ya da hiçbir parçası sıkıcı değil; Molvær, modern, yaratıcı yeni bir caz düşüncesi için harika, devrimci, çok katmanlı sesler yaratmaya devam ediyor ve bunu çok çok iyi yapıyor. İyi ki de yapıyor…
Turgay Kantürk’ün Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Nils Petter Molvær – Khmer Live in Bergen (Spotify)
Edition Records


