Kurt Elling: SuperBlue Londra Seansı

Kurt Elling’in gitarist Charlie Hunter ile ortaklığının ürünü olan son albümü Superblue, alışılagelmiş kalıpların dışında yeni bir müzik algılayış biçimi yaratma fikriyle yola çıkarak yaratılmıştı. Geçtiğimiz yıl yayımlanan ve en iyi caz vokali dalında Grammy adayı olan albümün ardından bu sene de 5 parçalık bir EP yayımlandı. Kayıt Londra’daki The Pool’da Billy Halliday tarafından gerçekleştirildi. Mix ve Mastering işlemleriyse Anthony Gravino tarafından yapıldı.

Elling, vokal tekniğini özgür bırakma konusunda kendisiyle ismi aynı kulvarda anılan tüm vokalistlerden daha cesur bir isim. Albümde Hip-Hop atmosferinde soluk alıp veren isimler de yer almıştı. Funk stili vuruşlarıyla gitarlarda dinlediğimiz Charlie Hunter, D’Angelo, Snarky Puppy, Christian McBride gibi isimlerle çalışmalar gerçekleştirmiş. 2009’da kurulan Butcher Brown Quintet’den arkadaşlar, tuşlu çalgılardaki DJ Harrison ve davulda yer alan Corey Fonville ise albümün iki diğer önemli elementi. Özellikle bu iki isim albümün funky havasını iyiden iyiye yükselten isimler. Geri vokallerde ise Vula Malinga ve LaDonna Young’ı dinliyoruz.

Albüme ismini veren SuperBlue’da daldığı ses dehlizlerinden “autotune” marifetiyle çıkmıştı. London Sessions’da da albümdekiyle aynı şekilde ekolu bir intro ile start almış ve son bölümde aynı şekilde autotune ile vokalini zenginleştirmeyi tercih etmiş.

Elling’i uzun süredir takip eden bir müziksever olarak EP’de bulunan “Lonely Avenue” parçasında geri vokallerle Elling’in tarifsiz uyumu 90’lar blues etkili pop müziklerine benzer formda bir yapıyı çağrıştırdığı için büyük keyif aldım. Çok yönlü vokalist, şarkılarında geri vokalistlerinin yardımlarıyla arka planda bir motif oluştururken özgüveni yüksek vokaliyle, muazzam bir ifade ile son derece keyifli kurgular yaratabiliyor. Albüme ismini veren SuperBlue’da daldığı ses dehlizlerinden “autotune” marifetiyle çıkmıştı. London Sessions’da da albümdekiyle aynı şekilde ekolu bir intro ile start almış ve son bölümde aynı şekilde autotune ile vokalini zenginleştirmeyi tercih etmiş. Şarkıda, Charlie Hunter’ın övgüleri hak eden solosu parçayı tam ikiye bölüyor ve solosun sonunda Ellington tarafından takdim ediliyor.

Edition Records’un müzikal karakteri dijital dönemde yaşayan progressive ve yenilikçi sesler üretmek. Bu albüm de SuperBlue gibi türler arası trafiği yoğun olan, bağımsız ve güzel bir müzik üretme kaygısı ile hazırlanmış.

Elling her zaman bebop’tan saf pop’a ve progresif cazdan neo-soul’a uzanan bir stil ustası olmuştur, ancak hiçbir zaman bir albümünü bu tür ritimlerle doldurmamıştı. Super Blue The London Sessions da Elling’i geleneksel cazla ilintili işlerinden tanıyan kıyasıya eleştirici gelenekselciler için bir hedef tahtası olmaya aday. Ama Elling eleştirileri sonuna kadar göğüsleyecek ve yolunda emin adımlarla yolunda yürüyecek cesarette bir vokalist. SuperBlue’da olduğu gibi, bu EP’yi ön yargı perdelerinizi indirmişseniz ve keyif almak için geldiyseniz dinleyin. Umarım benim keyif aldığım gibi siz de keyif alırsınız.

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 42 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.