Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    CAZ 101

    DJ Barthez

    Dark Blue NotesBy Dark Blue Notes29 Eylül, 2022

    Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Cazla ilintinizi belirtebilir misiniz?

    30 yıldır müzik hayatımın içinde var. Çocukken sadece sevdiğim bir olguyken, ilerleyen yaşlarımda uğrunda eğitimimi feda ettiğim ve meslek olarak seçtiğim şeydir müzik.

    Bir müzisyen gibi konuştum farkındayım; ancak değilim. Genel tanımıyla radyo yapımcılığı, dj’lik, küratörlük ve müzik yazarlığı yaparak doldurdum bu 30 yılı.

    Her şey yolunda giderse de 50. yılı görmek istiyorum.

    10 yıldır hayatını sürdürmeyi başaran JoyJazz’ı kurdum ve halihazırda da küratörlüğünü yapmaya devam ediyorum. Ben çocukken hayatıma bilinçsizce aldığım caz müziği bu yaşıma geldiğimde, kendi kendime kaldığımda sığındığım en güvenli liman oluyor her zaman.

    Dinlediğiniz ya da sizde iz bırakan ilk caz albümünü hatırlıyor musunuz?

    Belirttiğim gibi, çocukken evin tavan arasında bulduğum birkaç plakla başladığım tanışıklığımda, bu pikaba yerleştirdiğim ilk plak, Art Blakey & The Jazz Messengers’ın Moanin’ albümü olmuştur. Taş bir plaktı, dinlenmekten harap oldu ve kırılıp gitti. Bugünkü bilincimle tekrar ona sahip olabilmeyi çok isterdim.

    Cazın yaşamınızdaki anlamı nedir?

    Cazı dinlemekle yaşamak bambaşka şeyler. Hayatınızın içine aldığınız bir müziğin, hayatınızı komple dönüştürdüğünü gördüğünüz anda, cazın bir müzik türünden daha öte bir kültür olduğunu algılıyorsunuz. Bu noktada da cazı yaşamaya başlıyorsunuz. Cazı yaşamak nasıl olur diye merak edenlere;

    • Duyduğunuz her müziğin içinde kulağınız başka şeyler arar.
    • Hayatınızı çevrenizde olup biten etkinliklere göre planlarsınız.
    • Canlı performansları kaçırmamaya çalışırsınız.
    • Kulağınız yeniye her zaman daha açık olur.
    • “Müzikle ilgilenen insandan kimseye kötülük gelmez” mottosunu zihninize yerleştirir ve ona göre bir insan olursunuz.
    • Kulağınızı kirleteceğiniz düşündüğünüz seslerden kendinizi uzak tutmaya çalışırsınız.

    Sizce caz diğer diğer müzik türlerinden hangi yönleriyle farklıdır? Farklı mıdır?

    Sizce caz diğer diğer müzik türlerinden üstün müdür? Neden?

    Klasik müzik saray müziği olarak bilinir aslında. Bu da dışarıdaki algısını, müzik türleri içinde en üste taşır belki de. Klasik dönem kompozitörlerinin yarattığı eserleri her zaman şaşkınlıkla dinlemişimdir. Besteci tarafında insan zihnini zorlayan eserler bunlar. Ancak yorumculuk tarafına baktığımızda, enstrümanistlerin notaya bağlı olarak çaldığını görürüz. Cazcılar ise, cazın doğası gereği uçar kaçarlar. Özgür ruhla çalarlar. Onların kıvraklıklarına, geniş interval derinliklerine ulaşılması zordur. Her iki müzik türü de birbirinden beslenir sıkça. Ancak bir caz müzisyenini en yüksek mertebede görmemizdir doğru olan.

    Artık faal olmayan ya da ölmüş hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek isterdiniz?

    Kendi kuşağında Miles Davis’i sahnede izleme şansına sahip olmuş sayılı insanlardan biri olabilirim. 14 yaşımdayken son derece bilinçsizce izledim Miles’ı Açıkhava’da. Yine de çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Özellikle trompetiyle yere doğru çalması ve çevresini pek umursamayan tavrı bana çok değişik gelmişti. Eğer bu başıma gelmemiş olsaydı, tek cevap olarak Miles Davis diyebilirdim.

    Bugüne kadar izlediğim konser sayısını hatırlamıyorum. En büyük efsaneleri canlı canlı gördüm. Ray Charles, Oscar Peterson, B.B.King ve şu an aklıma getiremediğim onlarcası.

    Bill Evans’ı ufak bir kulüpte izlemeyi çok isterdim mesela.

    Veya Mingus. O heybeti ve bass’ına hükmedişi; sahnede yarattığı gerilim falan görülmeye değerdi.

    Prince’e özel bir hayranlığım vardır. Tek bir türe sıkışıp kalanlardan değil, her dönemin ve her müziğin adamlarındadır çünkü. O da sahnede göremeden gidenlerden.

    Faal olan hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek istersiniz?

    Artık durum eskisi gibi değil. Eskiden büyük müzisyenlere ulaşmak daha hayal katında bir şeydi. Şimdi bir sürü festivalimiz var ve o dönem hangi müzisyen veya proje gündemdeyse bir şekilde yolu buralardan geçiyor. Geçmese de siz atlayıp gidip izleyebiliyorsunuz. (İzleyebiliyordunuz $ £ €)

    Bu yüzden de canlı izleyip çok fazla heyecanlanacağım birini getiremedim şimdi aklıma.

    Cazı bir enstrumanla özdeşleştirecek olsanız, bu, hangisi olurdu? Neden?

    Sanırım trompet. Miles’ın yüzündendir bu kesinlikle. Beni o konsere götüren büyüklerim, “tarihin en büyük müzisyenlerinden biri o” demişlerdi. E öyleymiş de gerçekten. Aklıma caz = trompet şeklinde yerleşti o günden sonra.

    Yapılması kolay değil, biliyoruz; ama tarifinin yapılması gerekirse, caz nedir?

    Caz anlatılmaz, yazılmaz, konuşulmaz, dinlenir. Dinlediğiniz şey kendi kendini size anlatır. Sizin onu, kafanızda kelimelere döküp ifade etmek gibi bir zorunluluğunuz yoktur. Çokça görüyorum çevremde cazın veya başka müziklerin anlatıldığını ve yazıldığını.

    Mingus’a sormuşlar “caz nedir” diye; “Bilmiyorum, umurumda da değil” demiş. 🙂

    Sınırsız bütçeniz olsa cazla ilintili ne yapmak isterdiniz?

    Hayal etmenin sınırı olmaz derler aslında. Ama size desem ki efsane müzisyenleri tekrar mezarlarından kaldırıp getirelim, bu aşırı saçma olur. O yüzden hayal etmenin de bir mantığı olmalı.

    Hologram teknolojisi artık çok ileri seviyelere vardı eğlence dünyasında. Tüm efsaneleri, hiç değilse hologram olarak bir araya getiren bir dünya caz festivali, tüm dünyayı turlasa hiç fena olmayabilirdi.

    Bir de; ben hayata veda eden her müzisyenin kendi kendine yaptığı ve kimsenin bilmediği bir sürü kaydının olduğunu düşünürüm hep. İşte bu kayıtları herkesten önce dinleyebilecek bir imkanım olsun çok isterdim.

    Caz 101 DJ Barthez
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleEmre Kartarı
    Next Article Efe Demiral
    Dark Blue Notes

      Editor

      Related Posts

      Corcoran Holt: Gelenek, topluluk ve kendi sesini bulmak üzerine

      11 Haziran, 2026

      Sahnenin hafızasını taşıyan bas: Nezih Yeşilnil

      4 Haziran, 2026

      Emre Topak ile müziğin geleceği

      4 Haziran, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle