Comfortably Numb: Roger Waters’dan Yeni Yorum

Roger Waters uzun zamandan beri yeni şarkılar yazmaktansa enerjisini eski malzemeyi değerlendirmeye, onları gününün algısına göre yeniden yazmaya harcıyor. Bu sefer de yeni düzenlemeyle ve icrayla çalınmış Comfortably Numb‘ı, eşlik eden video klibiyle birlikte müzik platformlarına sürdü.

Comfortably Numb şüphesiz Pink Floyd’un en bilinen şarkılarından. Young Lust ve Run Like Hell ile birlikte The Wall albümünde yer alan 3 Gilmour/Waters ortak bestesinden biri; Waters sözleri, ’77 turnesinde aldığı -sanıldığının aksine uyuşturucu değil- ilaçlara rağmen çektiği dayanılmaz mide ağrısıyla sahneye çıkmak zorunda kalışından ilham alarak yazmış. Parçanın nasıl bir düzenlemeyle çalınacağı, The Wall kayıtları sırasında ikilinin tartışmalarına konu olmuş, hatta Gilmour’a göre aralarında bugüne kadar devam eden husumetin de ateşleyicisi olmuş. Tahmin edileceği üzere, Gilmour şarkının klasik rock formunda çalınmasını isterken Waters yaylıların da eşlik ettiği orkestral bir düzenleme ile çalınmasında ısrar etmiş. Bilindiği üzere albüme giren hali her ikisinin bileşkesi. Ancak şarkının albümde yer alan kaydı daha ziyade Gilmour’un soloları ile hatırlanıyor ki özellikle çıkıştakini gelmiş geçmiş en iyi elektrik gitar solosu olarak kabul edenler çoğunlukta.

Waters düzenlemeyi This Is Not A Drill turnesinin açılış parçası olması için yapmış; Radiohead albümlerinin prodüktörü Nigel Godrich dışında yeni yorumda turne grubu çalmış. Gilmour’a nazire yapmak istercesine solo albümlerinde Eric Clapton ya da Jeff Beck gibi, gitar tanrısı olarak anılan isimleri kullanan Waters, yeni Comfortably Numb düzenlemesinde gitar solosu kullanmamış.

Gök gürültüsü, telefon zili, radyo sunumu, siren sesleri gibi alameti farika efektlerle açılan yorum moody, -hatta adıyla müsemma şekilde- uyuşmuş, hissiz bir tempoda ilerliyor. Sean Waters‘ın yönetmenliğini yaptığı klipte bu atmosfer, Blade Runner‘ı andırır şekilde, katastrofik, agorafobik bir görünüm kazanmış. Öne çıkmadan ancak dekoratifmiş gibi de düşündürtmeden çalınan enstrumanlar bu donakalmışlık hissiyatını kuvvetlendiriyor. The Wall yorumunda müzik dinleyiciyi öylesine tutsak alıyordu ki sözlerin anlattığı hikaye gölgede kalıyordu; Waters, bu sefer, kendi vokali de dahil, icranın herhangi bir elemanının gereğinden fazla öne çıkmasını istememiş, dinleyicinin tümüyle sözlere -ya da daha doğru bir ifadeyle bizatihi şarkının kendisine- odaklanmasını istemiş.

Parçayı, tur grubunun da üyesi olan Shanay Johnson‘ın -tarifi imkansız güzellikteki- vokal solosuyla tamamlamış. Vokalinde (The Dark Side of the Moon albümünün ikonik parçası The Great Gig in the Sky‘deki Clare Torry’nin ya da daha önceki Waters albümlerindeki kadın vokallerinin tersine) gospel hatta blues motifleri yok; Johnson, şarkının orijinal sözlerinde olmayan bir dizeyi, umutsuzca, yakarırcasına, yenilmişçesine, sanki kıyametten hemen öncesi gibi, çığlık çığlığa söylüyor: “Please hear me, hear me when I call…

Müzikalite açısından bakıldığında yeni Comfortably Numb’ın artık başka bir şarkı haline geldiği açık. 1978’de Gilmour’la didişmesine neden olacak orkestral düzenleme buna mı benziyordu bilinmez ama yeni Comfortably Numb başından sonuna hatasız, lekesiz çalınıyor, düzenleme ve icra, sözlerin anlattığı öyküyü derinden hissetmenizi sağlıyor. Aynı bakışla başka albümlerine ya da şarkılarına el atması ve onlardan yeni bir anlatı yaratmasını dilerim. Ancak illa da gitar solosu isterim, Gilmour inletiyor gitarı, ikonik müziklerime dokunmayın, dokundurtmam, diyenlerdenseniz siz orijinal halini dinleyin.(*)

Waters şarkılarında ve yorumlarında atıflar yapmasıyla, metaforik dil kullanmasıyla ünlü bir müzisyen. Hiç bir adımını da rastgele atmayan bir insan. Değişik bir şey deneyeyim diye yola çıkmadığına kalıbımı basarım; ama kanıtlayamam. Demlensin bakalım, deştikçe altından neler çıkacak. Dinledikçe belki neyi neden yaptığını anlayabilirim; anlarsam da bu yazıya ek yaparım.

Roger Waters, karşı kamptakiler ne derse desin, Pink Floyd kültünün hakiki yaratıcısı olduğunu kanıtlamaya devam ediyor.

֍

(*) Roger Waters’ın yayınladığı yeni yorumu bir başkası yapsaydı bu şekilde düşünür ve yazar mıydım, bilmiyorum. Orijinal halini ben de seviyorum; hem bu şarkıyı hem de albümü, kasete çektirdiğim günden bu yana, 40 küsür yıldır azalmayan bir keyifle dinliyorum. Gilmour’ın soloları hala beni alıp başka yerlere götürüyor. Ancak besteler yaşayan varlıklarsa değişmelerine de izin verilmeli. Comfortably Numb eğer farklı şekilde çalınacaksa buna en çok Gilmour ve Waters’ın hakkı var. Waters da müzik yapmaya devam ediyor. Ben neden beğendiğimi yukarıda öznellikten uzak durmaya çalışarak yazmaya çalıştım. Beğenmemiş olabilirsiniz.

Misal, yazıyı bitirdikten sonra sevgili yazarımız Turgay Kantürk‘e gönderdim. Kantürk bu denli anlatım ve anlam peşinde koşmanın müziği ve müzikaliteyi yok ettiği düşüncesinde. Johnson’ın vokal solosunu o da müthiş bulmuş, orada şarkıya döndüğünü ancak bu son bölüme kadar bu düzenlemenin kavramsal sanat gibi tınladığını söylüyor.

Ya siz? Neden sevdiğinizi ya da sevmediğinizi yazar mısınız?

Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Turgay Yalçın 'in 173 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Turgay Yalçın ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir