Yazar: Mine Gürevin

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

BaBa ZuLa, otuzuncu yılında yayımladığı XXX ile geçmişini kutlamakla yetinmiyor. Elektrikli sazın, dub baslarının, aksak ritimlerin ve elektronik seslerin arasında bu kez zeytinlikler, ormanlar, kıyılar ve doğasını savunan insanların sesleri dolaşıyor. Glitterbeat Records etiketiyle 25 Eylül 2026’da yayımlanan albüm, grubun otuz yıllık müzikal serüveninin hem bir özeti hem de bugüne dair sözü.

Bir A Love Supreme kasetiyle yönü değişen Yavuz Akyazıcı’nın yolu İstanbul’dan New York’a, The New School’dan şehrin caz kulüplerine, Turkish Standards’tan Jazz-A-Minute’a uzanıyor. Akyazıcı’yla cazı öğrenmeyi, yaşamayı, öğretmeyi ve bütün bunların sonunda hâlâ özgürce çalabilmenin ne demek olduğunu konuştuk.

Geçmişe bakarken yeni bir yol açmak: Dokuz yıllık bir sessizliğin ardından Tony Grey, Bob James’le yan yana geliyor. Nostalgia, iki kuşağın hafızadan bugüne uzanan sakin ama renkli sohbetine dönüşüyor.

Batuhan Aydın Folk Quartet’in Jülide Özçelik ile birlikte kaydettiği Homewards, Anadolu türkülerini geçmişte bırakmak yerine bugünün caz diliyle yeniden karşılıyor; geleneğe dönmekten çok, geleneğin hâlâ nereye gidebileceğini araştırıyor. 

John Coltrane’in Pharoah Sanders’la bir rehinci dükkânında başlayan hikâyesi, cazın en büyük spiritüel yolculuklarından birine dönüştü. Coltrane’den Sanders’a, Alice’den Ayler’a uzanan bu yolun sonunda huzur, arayış, çığlık ve fırtına da vardı.

Davin Ojala, Iwuda adıyla yayımladığı ilk albümü Music for Iwuda’da bası müziğin merkezine taşıyor. First Nations köklerinden beslenen albüm, groove, çağdaş caz ve serbest doğaçlama arasında basın kendi dilini kurduğu kısa ama güçlü bir yolculuk. 

Ercüment Orkut, sekiz yıllık solo albüm sessizliğini Far From Both Ends ile bozuyor. Piyano, trompet, kontrbas ve davulun birbirine alan açtığı albüm, Orkut’un klasik müzikten caza, bestecilikten doğaçlamaya uzanan müzikal dünyasının bugünkü karşılığını arıyor.