Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    ENGLISH

    Victor Wooten & the Wooten Brothers İstanbul’da

    Tuba İldeşBy Tuba İldeş28 Ekim, 2025
    Victor Wooten & Wooten Brothers

    Funk, jazz, soul ve fusion müziğin harika grubu Wooten Brothers, 29 Ekim 2025 akşamı Zorlu PSM sahnesinde. Konser öncesinde Victor Wooten, Tuba İldeş’in sorularını cevapladı.

    Click here for the interview with Victor Wooten

    Tuba İldeş: Teknik ustalık ile müzikal hikaye anlatımını nasıl dengeliyorsunuz?

    Victor Wooten: Müzikal virtüözlüğü, geniş bir kelime dağarcığına sahip bir konuşmacı gibi görüyorum… Bakalım bunu net bir şekilde ifade edebilecek miyim… Sözlü ya da müzikal olarak ne kadar geniş bir kelime dağarcığına sahipsem, hikaye anlatımım da o kadar güçlü olur. Eğer sadece birkaç teknik veya birkaç kelime biliyorsam, anlatımım yüzeysel kalır. Çünkü biz müzisyenlerin müzikal olarak yararlanabileceği çok fazla teknik var. Geçmişten bugüne uzanan geniş bir müzik tarihimiz var; hikayemizi anlatmanın birçok yolu mevcut. Tıpkı konuşmak gibi, kelime dağarcığım ne kadar geniş olursa, hikayemi o kadar iyi anlatabilirim.

    Victor Wooten & Wooten Brothers

    Tuba İldeş: Çocukluğunuzda evinizdeki müzik kültürü, bugün sahnede hissettiğiniz duyguları nasıl şekillendirdi?

    Victor Wooten: Öncelikle, yetiştirilme tarzım için çok minnettarım. Daha beş yaşındayken insanların karşısında çalma fırsatım oldu ve müziğin insanları nasıl etkileyebileceğini o yaşta keşfettim. Tıpkı kelimelerle insanları etkileyebileceğiniz gibi. Artık sizi sözlerimle ve müziğimle duygulandırabileceğim birden fazla yolum var. Bu yüzden, çok küçük yaşta müziğin dilini öğrendiğim için çok minnettarım. Müzikle insanları etkilemenin güzelliği, kelimelerimi anlamak zorunda olmamanızdır. Ne dediğimi bilmenize gerek yok, ama yine de hissedebilirsiniz. Bu, epey güçlü bir şey. Bu yüzden müziğe, bana bu armağanı veren kardeşlerime ve aileme minnettarım.

    Tuba İldeş: Kariyeriniz birçok genç müzisyene ilham veriyor. Yaratıcılık krizi yaşayan veya özgüven eksikliği çeken bir gence ne söylemek istersiniz?

    Victor Wooten: Çoğu zaman yaratıcılık krizi yaşadığınızda, aslında sadece biraz ara vermeniz gerekir. Birçok müzisyenin yaratıcı tıkanıklık yaşamasının nedeni, çok fazla prova odasında vakit geçirmemiz. Kendinizi bir odaya kapatarak hayatta daha iyi olamazsınız. Müzik hakkında düşünün: Müzik aslında müzikle ilgili değildir. Müzik, hayatla ilgilidir. Eğer dolu dolu bir hayatınız yoksa, müziğiniz neyle ilgili olabilir ki? O yüzden bu tuzaktan, o çalışma odasından çıkın; iyi bir hayat yaşayın. Arkadaşlar edinin, yeni yerler görün, başka ülkelere gidin, iyi yemekler yiyin, deneyimler yaşayın, sonra da bunları çalın. Çalmayı konuşmak gibi düşünün. Bu tür bir tıkanıklık yaşadığınızda, ara verin. Tıpkı müzikte olduğu gibi, hayatın da zaman zaman dinlenmeye ihtiyacı vardır. Özgüven eksikliği konusunda ise şunu unutmayın: Parmak uçlarınızda, insanlık tarihinde daha önce hiç var olmamış bir parmak izi taşıyorsunu –  geçmişte, şimdi ya da gelecekte eşi benzeri olmayan. Siz daha önce hiç var olmadınız, bu yüzden iyi ya da kötü, sadece size ait bir şeye sahipsiniz. Birçok öğretmen size başkasının sesini kullanmayı öğretir ama aslında dünyanın aradığı sizin sesinizdir. Ve siz, en iyi şekilde sadece “siz” olabilirsiniz. O yüzden kendiniz olun.

    Victor Wooten and the Wooten Brothers

    Tuba İldeş: “Dinlemek” sizin yaklaşımınızda çok önemli bir kavram. Günlük yaşamda insanları, doğayı veya sessizliği dinlemek müziğinizi nasıl dönüştürüyor?

    Victor Wooten: Tekrar söylemek gerekirse, benim müziğim hayatla ilgilidir. Eğer hayatta iyi bir dinleyici olmayı öğrenmişsem – insanları, doğayı, kendimi ve düşüncelerimi dinlemeyi -o zaman çaldığımda besleneceğim çok daha fazla şey olur. Daha fazla deneyimim, daha fazla ilham kaynağım olur. Ama müziğin anahtarı -hatta belki her şeyin anahtarı- ne kadar iyi dinleyebildiğinizdir. Bu yüzden sadece müzik çalmayı değil, dinlemeyi de pratik edin; sadece müziği değil, kendinizi, duygularınızı, hayal gücünüzü ve doğayı da dinleyin. Çünkü dinlemek, her şeyin anahtarıdır.

    Tuba İldeş: Wooten Woods’ta düzenlediğiniz kampta, müzikle birlikte doğa, farkındalık ve topluluk kavramlarını vurguluyorsunuz. Müzik ile doğayı birleştirmek, sizin ve öğrencilerinizin deneyimini nasıl zenginleştiriyor?

    Victor Wooten: Diyelim ki iki yaşında bir çocukla tanıştınız. Onu piyanonun başına oturttunuz ve bir akor çaldı. “Vay canına, bu bir tesadüf müydü?” dediniz. Sonra çocuk başka bir akor çalıyor, ya da diyelim ki eline bir tenis raketi verdiniz, topu attınız ve o topu kortun üzerinden, ulaşamayacağınız bir yere gönderdi. Bu şans mıydı? Tekrar deniyorsunuz ve bu kez topu mükemmel bir şekilde diğer tarafa geçiriyor. İşte o zaman diyorsunuz ki: “Sen doğalsın.” Peki, “doğal” ne demek? Doğa gibi olmak demek. Biz de aslında doğa gibi olabilmek için pratik yapıyoruz. Çünkü doğa çabalamaz. Bir bitki sadece büyür. Bir kuş, güneş doğduğu için şarkı söyler. Bir kunduz ağacı kemirir ve baraj yapar. Bunlar için pratik yapmaları gerekmez. Okula gitmezler, ödül kazanmak için çalışmazlar. Bir kuş Grammy kazanmak için mi şarkı söyler? Hayır. Hayvanlar ve bitkiler doğaldır. Biz ise kendimizi besin zincirinin en üstünde görüyoruz ama aslında doğadan en çok uzaklaşanlarız. O yüzden diyorum ki, doğanın örneğini takip edelim; nasıl doğal olunacağını doğadan öğrenelim. Bunun en iyi yolu da doğanın kendisine dönmektir.

    Wooten Woods’ta öğrencilerimizle yaptığımız şey tam olarak bu. Günün bir bölümünde enstrümanları bir kenara bırakıp doğaya çıkıyoruz. Sonra doğayı içimize alıp enstrümanlarımıza geri dönüyoruz — ve o zaman her şey değişiyor.

    Victor Wootenn and the Wooten Brothers

    Tuba İldeş: Wooten Kampı sırasında, öğrencilerle etkileşimlerinizden öğrendiğiniz veya ilham aldığınız anlar oluyor mu?

    Victor Wooten: Her zaman… Ben her zaman öğrencilerden bir şeyler öğreniyorum. Bu, kıvılcımın kaynağı. Bence iyi bir öğretmenin kriteri, hâlâ öğrenen ve hâlâ öğrencilerinden öğrenen kişidir. Öğrencilerde benim sahip olmadığım bir şey var: kim oldukları. Ben onlar değilim ve nereye gideceklerini gerçekten bilmiyorum. Bana anlatabilirler, ama bu onların yolunu tamamen bildiğim anlamına gelmez. Ben onlara gitmek istedikleri yere ulaşmalarında yardımcı olabilirim, ama bu, onların gerçekten varacakları yer olmayabilir. Amacım, onlara istediklerini vermek -istediklerinin bir kısmını- ama aynı zamanda bir öğretmen ve bir büyük olarak, ihtiyaç duyduklarını düşündüğüm şeyleri de vermek. Eğer benim öğretme yöntemim bir öğrenciye uymuyorsa, ondan öğrenmem ve bilgiyi aktarmanın başka veya daha iyi bir yolunu bulmam gerekir. İyi bir öğretmen, öğrencisinden öğrenmeye her zaman açık olmalıdır. Ve çoğu zaman, öğrenciler bizden daha hızlı öğrenir. Onlara bir şey yapmalarını söyleyebilirim, ama onlar hata yapıp başka bir şey dener ve bazen yaptıkları şey, benim onlardan yapmalarını istediğimden çok daha iyidir. Bu yüzden iyi bir öğretmen, öğrencilerinden öğrenmeye daima açık olmalıdır.

    Tuba İldeş: Modern müzikte basın rolünün hala gelişmekte olduğunu düşünüyor musunuz?

    Victor Wooten: Kesinlikle, evet. Elektrik bas gitar daha yeni, henüz 70 yaşında – yedi on yıl. Yeni bir enstrüman olduğu için hızla değişiyor. Bir düşünün: Hayatımın ilk yıllarında kimse bas gitarda thump ve slap kullanmazdı. Elektrik bas gitar o kadar yeni ki, hâlâ dönüşüyor, değişiyor. Tıpkı bir bebeğin her gün değişmesi gibi. Kısa cevap: Evet, hâlâ gelişiyor.

    The Wooten Brothers

    Tuba İldeş: İyi ritim, doğru zamanlama, iyi ruhlu, doğru dinamik müzik çalmak isteyen genç bir müzisyene ne önerirsiniz?

    Victor Wooten: Dinamik mi? Benim tavsiyem şu: O kişi bir konsere katılsın. Zaten yapıyorsanız da daha fazla sahne deneyimi kazanın. İnsanlarla birlikte çalmanız çok önemli; bu benim herkese verdiğim bir numaralı tavsiye. Biraz pratik yapın, ama çok çalın. Konuşmayı pratik yaparak iyi öğrenmediniz; insanlarla konuşarak iyi öğrendiniz. Ve konuştuğunuz insanlar, zaten iyi olan insanlardı; size sohbete katılma izni verdiler. Aynı şekilde müzikte de, onlarla çalmanıza izin verecek insanları bulun. Daha iyi olanlarla çalın, daha az iyi olanlarla çalın, ama herkesle çalın. Herkesle çalmak, tıpkı herkesle konuşmak gibi, sizi çok hızlı geliştirir. Bu, genç müzisyenler için en önemli anahtardır.

    Tuba İldeş: Şu sıralar hangi yeni pedalları, müzik eklemelerini kullanmaktan hoşlanıyorsunuz?

    Victor Wooten: En sevdiğim pedallardan bazıları: Eventide H9 veya H90. Çok güzel pedallar. Ayrıca Digitech Whammy pedalı kullanıyorum ve Boss’un yeni RC-600 looping pedalını seviyorum. Loop’lar, davul loop’ları ve çeşitli efektleriyle harika bir pedal. Wah wah pedalını ve distortion efektlerini özellikle seviyorum – kendi “Rotten Burger” distortion’ım favorilerim arasında. Freeze ve sustain pedalları da bas için harika. Aslında piyasada çok sayıda iyi pedal var ama benim için en önemlisi, pedalsız da çalabilmek. Yine de yeni bir şey görürsem denemeye her zaman açığım; bana göstermek isteyen biri varsa haber versin.

    Tuba İldeş: Londra ve Paris’te konser verdikten sonra 29 Ekim’de İstanbul’da konser vereceksiniz. Bu konser hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Victor Wooten: Londra ve Paris’teki konserler harika olacak, sabırsızlıkla bekliyorum. Ama İstanbul’a geldiğimizde, Londra ve Paris sadece İstanbul için bir ısınma turu olacak. Türkiye’ye geldiğimizde tamamen hazır olacağız. Oraya gelip bazı dinleyicilerle tanışmayı ve sizin güzel yemeklerinizi tatmayı dört gözle bekliyorum. Sanırım Türkiye’de birisi bana o ünlü dondurma külahı şakasını yapmıştı; elimle almaya çalıştıkça külah hareket ediyordu, gerçekten sihir gibiydi! Adamın bunu nasıl yaptığını bilmiyorum… Tıpkı dondurmalı Michael Jordan gibiydi.

    Her neyse, Türkiye’de sizlerle buluşmak için sabırsızlanıyorum. Wooten kardeşleri tekrar ağırladığınız için teşekkür ederim. Ben Victor Wooten, yakında görüşmek üzere!

    Tuba İldeş’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    Dark Blue Notes’da Röportajlar

    Victor Wooten & the Wooten Brothers in İstanbul

    Tuba İldeş: How do you balance technical virtuosity with musical storytelling?

    Victor Wooten: I look at musical, virtuosity like a person, a speaker who knows has a big vocabulary… a big vocabulary. See if I can speak clearly. The more vocabulary that I have verbally or musically, helps me with storytelling. If I only know a few techniques or a few words, my storytelling will be shallow, because musically have so much technique. We have a vast history of music, of past music to draw upon. We have a lot of ways of telling our story. So just like talking, the more the vocabulary, the better I can tell the story.

    Tİ: How did the musical culture in your home during childhood shape the emotions you feel on stage today?

    VW: Well, for one, I’m just so thankful for my upbringing. I got a chance to play in front of people as a at a very young age, five years old. I learned how to move people with music. In the same way you can use words to move people. I now have more than one way I can hopefully move you with my words as well as with music. So I’m very thankful that I learned this language of music at a very, very early age. The thing about moving people with music is you don’t have to understand my words. You don’t have to know what I’m saying, but you can still feel it. That’s a very, very powerful thing. So I’m thankful for music, and I’m thankful for my brothers and my family for giving me the gift of music.

    Tİ: Your career inspires many young musicians. What would you say to a young person experiencing creative block or lacking self-confidence?

    VW: Well, many times when you have a creative block, you just need to take a break. And many musicians have creative blocks because I think we stay in the practice room too much. You can’t… You don’t get better at life by locking yourself in a room. If you think about music. What is music about? Music is not about music. Music is about life. So if you don’t have a life, what is your music about? So get out of the trap, out of the practice room and have a great life. Meet friends, visit places, visit other countries, eat good food, have experiences and then play about it. Think of playing like talking. So when you have that block, take a break. Just like music, life needs some rest in their lack of confidence. Just remember you have a fingerprint on the tips of your fingers that has never been here in the history of humans past, present or future. You have never been here, so you have something that nobody else has, whether you think it’s good or not. You are an individual that’s never been here, so use your voice. Many teachers teach you to have someone else’s voice, but it’s your voice that the world is looking for and you are the best at being you. So be you.

    Tİ: “Listening” is a very important concept in your approach. How does listening to people, nature, or silence in daily life transform your music?

    VW: So once again, my music is about life. So if I learned how to listen well in life, listening to people, listening to nature, listening to my myself, my thoughts, then when I play it, I have more to draw upon or more to draw from. I have more experience, but the key to music, if not the key to everything, is how well you listen. So as you’re practicing your musical instrument, also practice listening, not just to music but to yourself, to your feelings, your imagination, and to nature. So, listening is the key.

    Tİ: At the camp you host in Wooten Woods, you emphasize nature, mindfulness, and community alongside music. How does combining music with nature enrich the experience for you and your students?

    VW: So if you think about something, if you met a little kid two years old, you put them at the piano and that kid plays a chord and you say, ‘’Whoa, was that an accident?’’ The kid plays another chord, a different chord or maybe you give that child a tennis racket and you toss the ball, and they just hit that ball with the racket low over the net, out of your reach. Was that luck? You try it again. They hit that ball the other way over the net perfectly. And that kid is just naturally good. What do you say? You’re a natural. You’re a natural. What does natural mean? It means you are like nature. So, don’t we practice to be natural? We are practicing to be like nature. Because it doesn’t seem like nature really has to try. A plant just grows. A bird just sings because the sun comes up. A beaver chews down a tree and builds a dam. Did they have to practice? Did they have to study? Go to school? Is a bird singing to win a Grammy? No. The animals and the plants are natural. Well, we say that we’re at the height of the food chain, but we’re some of the most unnatural people. I say, let’s follow the role of nature. Let’s follow the example of nature and how to be natural. And the best way to do it. I think, is to go into nature. So that’s what we do with our students at Wooten Woods. We make sure that at some point of the day, we get your instrument out of your hands and we go into nature and then we bring nature back to our instrument and things change.

    Tİ: During the Wooten Camp, are there moments when you learn from or are inspired by your interactions with the students?

    VW: All the time… I always learn from the students. I always learn… That is the spark. I think the measure of a good teacher is one who’s still learning and still learning from the students. You see the students… They have something that I don’t have.. And it’s who they are. I’m not who they are. I don’t really know where they’re headed. Right? They can tell me, but doesn’t mean I still know. I can help them go where they say they want to go. But that may not be where they actually go. So my goal is to give them what they want. Some of what they want, but also give them as an elder, as a teacher, what I think they need. But I also know if they tell me where they want to go, I have an idea as a teacher, as an elder. I have an idea of the road they’re going to have to travel to get to where they want to go. But I only have my method of teaching it. But if my method of teaching it doesn’t resonate with that student, I need to learn from the student right away to find out another way or a better way of giving them the knowledge. So, a good teacher has to learn from their student, so that we can teach them in the best way… absolutely. And many times, if not most times, students learn faster than us. I might say do this, but they’ll make a mistake and do that. And doing that was better than what I was trying to get them to do. So as a good teacher, you’re always open to learning from your students.

    Tİ: Do you think the role of the bass in modern music is still evolving?

    VW: Oh, definitely, yes. The electric bass is barely 70 years old… seven decades. It’s a young instrument, so it’s changing rapidly. Just think about it. In my early years in my life, nobody was thumping on the bass or slapping, nobody. Nobody was two hand tapping on the bass. Nobody. Right? The electric bass is so young that it’s changing. Just like a young baby changes every day. So the answer, the short answer is yes.

    Tİ: What do you recommend to a young musician who is willing to play good rhythm, right timing, to play music has a good soul, right dynamic?

    VW: Dynamics, huh? What do I recommend? I recommend that guy get a gig. That woman get a gig. If you’re that doing that already, get a gig. You need to play with people, but that’s my number one advice for everybody: Practice a little, but play a lot. You didn’t get good at talking by practicing. You got good at talking by talking with people. And you spoke with people who were already good. But the people who were already good allowed you to join the conversation. So find people that will allow you to play with them, play with people that are better and people that aren’t as good, but play with everybody. That is the key. The same way you spoke with everybody and you still talk to everybody, that gets you good very quickly.

    Tİ: What kind of new pedals, musical addings you are enjoying to use nowadays?

    VW: One of my favorite pedals… I have a few. One of them is a what is it? Eventide H9 or H-90. Beautiful pedals. I use a Digitech whammy pedal. I’m using a a boss. What is the RC six? Rc 600, I think it… no RC. Anyway, it’s the new looping pedal from boss. I love it because it has effects in it. Loopers, drum loops, all kinds of stuff. That’s my one of my go to pedals. I love it, but there are many pedals out there, but we want to make sure that we can play without pedals also. But I love a wah wah pedal. I love distortion, my rotten burger distortions. Oh my goodness… Beautiful pedals… There are so many good pedals. The freeze pedal, sustain pedal for the bass. Get that sustain for the bass. There are a lot of good ones out there, but I’m always open to something new. So if you have something to show me, let me know. Alright.

    Tİ: You will play in Istanbul in Oct. 29th after playing in London and Paris. How do you feel about this concert?

    VW: Well, London and Paris will be great concerts. I’m looking forward to it. But by the time we get to Istanbul, London and Paris are just warm ups to come to Istanbul. So by the time we get to Turkey, we will be ready for you. I’m already ready for you. But because we’re going to have more concerts before we come, we’re going to be super ready for you. I can’t wait to get back there and meet some of you. Eat some of your good food. I think it was Turkey where that guy tricked me with that ice cream cone. I kept trying to grab it and he kept moving it. It was like magic. I don’t know how he did it. It’s like Michael Jordan with ice cream.

    Anyway, I look forward to seeing you all in Turkey. Thank you for having the Wooten brothers back. I’m Victor Wooten and I’ll see you soon. Peace.

    Joseph Wooten Regi Wooten Roy “Futureman” Wooten Victor Wooten Wooten Brothers
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleSesler ve Cümleler/ 6
    Next Article Jack DeJohnette: Zaman Şifacısı
    Avatar fotoğrafı
    Tuba İldeş
    • X (Twitter)
    • Instagram

    Caz müziğine ve bas gitarına tutkulu bir yazar. Fransızca ve İngilizce dillerinde mütevazı bir çevirmen ve aynı zamanda öğretmen. Sanatında psikanaliz, antropoloji, felsefe, nörobilim gibi çeşitli disiplinlerden beslenen bir sanat anlayışını benimsiyor. Bu süreçte, sinema ve müzik üzerine yazarak tutkularını paylaşılabilir hale getiriyor.

    Related Posts

    Sahnenin hafızasını taşıyan bas: Nezih Yeşilnil

    4 Haziran, 2026

    Steve Swallow: Winter Songs (ECM 2026)

    4 Haziran, 2026

    Emre Topak ile müziğin geleceği

    4 Haziran, 2026
    Yazarlar
    Kimiz?

    Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

    DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

    Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

    İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

    Yazıların telifi yazanlara aittir.

    Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

    Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

    Reklam: [email protected]

    Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

    Kanalı Görüntüle