Besteci, vokalist Şenay Lambaoğlu ve besteci, piyanist Tuluğ Tırpan ikilisi, 29. Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında, 22 Kasım 2025 Pazar akşamı, Türk Amerikan Derneği’nde sahne alacak. Turgay Yalçın, Şenay Lambaoğlu ile Mavi’ye Şarkılar projesinin detaylarını, Tuluğ Tırpan ile işbirliğini konuştu.
Turgay Yalçın: 2015’de yayımlanan “Başka Türlü Bir Şey” albümü ile “Mavi’ye Şarkılar” arasında bir çeşit akrabalık olduğunu varsayabilir miyiz?
Şenay Lambaoğlu: Bu projede “Başka Türlü Bir Şey” albümünden söylemeyi çok sevdiğim bazı şarkıları repertuara ekledik çünkü bu proje coğrafyamızın önemli şair ve kent ozanlarının eserlerinden oluşuyor. Ben şairleri, güzellikleri görmemiz konusunda bizlere yol gösteren, ufuk açan, özgür bir bakış açısı kazandıran özel insanlar olarak görüyorum. Mavi, bu projede aslında tüm bu değerlere verdiğim önemi anlatmak için seçildi. Bu yönüyle evet benzerlikler var.

Turgay Yalçın: Şiir bestelerken seçimi nasıl yapıyorsunuz? Bir besteci-müzisyen olarak şiirde aradığınız ve bulduğunuz nedir?
Şenay Lambaoğlu: Her şiirin bir ritmi olduğunu düşünüyorum. Tüketilmemiş hatta değeri anlaşılamamış olanları tekrar hatırlatmak, dinleyicilerle buluşturmak beni çok daha mutlu ediyor.
Turgay Yalçın: Başlıbaşına kendi melodisi, ritmi varken iyi bir şiiri şarkılaştırmak, sizce, ne tür tehditler içeriyor?
Şenay Lambaoğlu: Beklentileri karşılayamamak bakımından risk barındırdığını söyleyebilirim. Bu bakımdan çok özenmeye çalışıyorum. Çok başarılı örneklere olduğu kadar, kötü örneklere de rastlıyoruz. Bu noktada aranjöre büyük görev düşüyor elbette.
Turgay Yalçın: Türk pop müziğinin altın çağında şiirler, besteler için önemli bir kaynak iken, günümüzde çoğu sanatçı bestelerinde özgün sözü tercih ediyor. Sizce bu değişimin nedenleri nelerdir?
Şenay Lambaoğlu: Bunun bilinçli bir yönelim olduğunu düşünmüyorum fakat son 10 yıldır singer-songwriter kavramının daha çok kabul gördüğünü düşünüyorum. Kadın hikayelerinden yola çıkarak yazılan şarkılar daha sıcak, dokunulabilir ve bağ kurmaya odaklı. Bu, şair şarkılarının yerini elbette gölgelemez fakat zamanın ruhunu yakalamak adına güzel ve yerinde bir dönüşüm olarak değerlendirebiliriz.

Turgay Yalçın: Tuluğ Tırpan’la işbirliği nasıl başladı? Projeye niteliksel açıdan nasıl bir katkısı oldu?
Şenay Lambaoğlu: Tuluğ Tırpan çok sevdiğim ve hayranlık duyduğum bir müzik insanı. Bizi bu projede bir araya getiren aslında Caz Derneği’nin başkanı sevgili Özlem Oktar Varoğlu.
Bodrum Caz Festivali için bizi buluşturdu, çok da güzel oldu. Tuluğ’un sahne performansı esnasında şarkılara kattığı yaratıcılık, benim önüme farklı kapılar, fikirler uyandırıyor. Kendi müzikal sınırlarımın ötesine geçiyor olmak müthiş bir deneyim.
Turgay Yalçın: Projenin odağında şiirin olduğunu düşünürsek, düzenlemelerde söz ve müzik arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Şenay Lambaoğlu: Şiirlerin kendi içinde bir ritmi var ve biz bu ritim içinde bir ahenki oluşturduğumuzu düşünüyorum.
Turgay Yalçın: Ortaya çıkan performanslar icra açısından caz ve pop arasında mı duruyor? Kulağa nasıl gelmesini hedefliyorsunuz?
Şenay Lambaoğlu: Çok müzikal ve teatral buluyorum ortaya çıkan performansı. Doğaçlamalarla zenginleşen konserimizin her defasında farklılaşarak başka bir kabuğa bürüneceğini düşünüyorum.
Turgay Yalçın: Şarkıların orijinal hallerine ne denli sadık kalıyorsunuz? Uzaklaştıkça risk aldığınızı düşünüyor musunuz?
Şenay Lambaoğlu: Hayatım boyunca risk almaktan hiç çekinmedim. Sanat söz konusu olduğunda ise her zaman sınırın diğer tarafına geçilmeli. Dinleyicileri şaşırtmak, merak uyandırmak benim olmazsa olmazlarım arasında. Müziğe dokunmak ve bir iz bırakmaktan yanayım.
Turgay Yalçın: Çok tanınanların yanında az bilinenleri de gömüldüğü yerden çıkarmak hedefi var mı projenin?
Şenay Lambaoğlu: Elbette var. Zamanında değeri bilinmemiş şarkıların ortaya çıkarılması, hakkettiği değeri bulması çok çok mutlu ediyor beni. Az bilinen şarkıların tekrar yorumlanıyor olması, orijinallerini de yaşatmaya devam ediyor. Bu keşif sürecinin parçası oluyoruz böylelikle.

Turgay Yalçın: Caz icrasının önemli bir kaynağının caz standartları olduğunu düşünürsek, bizim de bir “Türk standartlar kitabı” oluşturmamız sizce olası mı?
Şenay Lambaoğlu: Bu yönde birtakım çalışmalar yapılmıştı diye hatırlıyorum. Çok da güzel ve yerinde olur.
Turgay Yalçın: Bodrum Caz Festivali’nde duo, Enka Sanat Oditoryum’da quartet olarak çaldınız. Şimdi de Ankara seyircisi karşısına yine duo olarak çıkacaksınız. Projenin albüme dönüşmesi hedefiniz var mı?
Şenay Lambaoğlu: Albüme dönüşmesi konusunda ciddi bir beklenti var. Enka konserinde quartet olarak çalmak da ayrı bir keyifti. Eylem Pelit bas gitarda ve Erkan Sönmez davulda yer almıştı. Neden olmasın. Bakalım zaman ne gösterecek bize.
Şenay Lambaoğlu ve Tuluğ Tırpan: Mavi’ye Şarkılar bilet satışı
Dark Blue Notes’da Röportajlar
Turgay Yalçın’ın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
29. Uluslararası Ankara Caz Festivali programı



