Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Flamenko ve Cazı Buluşturan Ses: Raquel Kurpershoek

    Gökçen Sena KumcuBy Gökçen Sena Kumcu12 Kasım, 2025
    Raquel Kurpershoek

    Amsterdam sokaklarında filizlenen ve İspanya ile Hollanda arasında köprüye dönüşen bir sesin öyküsüne kulak veriyoruz. 1998 yılında başlayan bu yolculuk, Raquel Kurpershoek’un çocukluğunda Endülüs kökenli ailesinin evinde yankı bulan flamenko adımlarıyla şekilleniyor. Kulağına çalınan farklı müzik tarzları, sanatçının belleğinde bir kültürlerarası müzik haritası çiziyor; Raquel Kurpershoek, göçebe ve yerli ruhuyla dinleyiciye seslenerek onlara kendini evinde hissettiren tınılar sunuyor.

    Rotterdam Codarts Konservatuvarı’nda Latin Amerika müziği üzerine uzmanlık kazanırken, Dizzy Gillespie gibi caz ikonlarının ekolüyle geleneksel müzik arasında kurulacak derin bir diyaloğun peşinden gidiyor Kurpershoek. Böylece müzikal kimliği görünürlük kazanırken, özgürlükle teknik ustalığın bir arada hareket ettiği bir dünyayla tanışıyor. Nitekim 2024 yılında aldığı Ulusal Genç Yetenek Ödülü, kültürel köklerinin dünyaya açılan bir kapıya dönüştüğüne işaret ediyor.

    Raquel Kurpershoek

    Kurpershoek’in 2021 yılında yayımladığı ilk EP’si Mil Cosas, Kübalı müzisyen Alberto Beltrán’ın 1957 tarihli bolerosunu merkezine alıyor. Latin Amerika müziğinin duygusal mirasına sadakatle yaklaşan bu çalışma, kelimelerden çok duygularla ses veriyor. Mil Cosas, Kurpershoek’un köklerine sadık ancak bir o kadar da evrensel bir müzik dili inşa ettiğini gösteriyor.

    Pers şair Nizâmî Gencevî’nin Yedi Prenses adlı eserinden ilham alan 2022 tarihli albümünde ise, her biri farklı bir renk ve duygusal ton taşıyan yedi hikâyeyi müziğin diliyle yeniden aktarıyor Kurpershoek. Gitarist Alejandro Hurtado ve perküsyonist Danny Rombout ile birlikte, doğu ile batı arasında henüz keşfedilmemiş bir öyküyü canlandırıyor. Bu çalışma, onu artık yalnızca bir vokalist değil, seslerin ve hikâyelerin taşıyıcısı olarak konumlandırıyor. NIZAMI, sesin bir enstrüman olmanın yanı sıra bir anlatı biçimine dönüşebileceğini de hatırlatıyor bizlere.

    Meksika’da kaydedilen Bienaventurada (2025) adlı albümünde ise, “kucaklama” anlamına gelen bienvenida ile “macera” anlamına gelen aventura kelimelerini birleştirerek sürprizlerle dolu sıcak bir karşılamayı müjdeliyor Kurpershoek. İlhamını Meksikalı şair Amado Nervo’nun sevgi, umut ve yenilenme temalarından alıyor. Bienaventurada, flamenko köklerinin kıvılcımını, Latin caz müziğinin zarafetiyle ve akıcı pop melodileriyle buluşturuyor. Albümde yer alan “Ya juntas viviréis” ve “Qué más me da!” mutlaka kulak verilmesi gerekenlerden.

    Sanatçının 2020’de yönettiği Traslasierra belgeseline de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Müziğin yalnızca bir engelleri aşma yolu değil, bizzat varoluşun kendisini ifade eden bir dil olduğunu aktaran ve birçok ödül alan yapım, Kurpershoek’un sanatındaki duyarlılığa, dirence ve sıcaklığa tanıklık etmemizi sağlıyor.

    27 Kasım akşamı saat 20.30’da Last Penny Büklüm, flamenko ile cazın iç içe geçtiği özel bir konsere ev sahipliği yapacak. Raquel Kurpershoek’un büyüleyici sesi, Danny Rombout’un ritimleri, Fran Rodríguez’in piyano dokunuşları ve Mauro Méndez’in kontrbasıyla hayat bulacak. Müziğin diliyle kurulacak bu diyaloğun, her notada yeni bir hikâye sunacağı şüphesiz.

    29. Uluslararası Ankara Caz Festivali programı
    Gökçen Sena Kumcu’nın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    Dark Blue Notes’da 29. Uluslararası Caz Festivali

    29. Uluslararası Ankara Caz Festivali Alejandro Hurtado Amado Nervo Ankara Caz Festivali Danny Rombout Fran Rodríguez Last Penny Büklüm Mauro Méndez Nizâmî Gencevî Raquel Kurpershoek
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleSilvia Neureiter ile Avusturya Kültür Ofisi İstanbul’un Rolü
    Next Article Sesler ve Cümleler/ 7
    Gökçen Sena Kumcu
    Gökçen Sena Kumcu

      Hacettepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Doktora öğrencisi. Konferans tercümanı. Müzik yazarı.

      Related Posts

      Geçmişten gelen bir ses: Thee Sacred Souls

      18 Haziran, 2026

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026

      Newk gidince Harlem biraz daha sessizleşti

      28 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle