Ardından: David Crosby

Her daim yanı başımda: David Crosby… 1970 tarihli Deja Vu, Crosby, Stills, Nash And Young’a ait bir başyapıt olarak her daim yanı başımda… Bu albüm, grubu oluşturan dörtlünün her birinin ne kadar iyi şarkı yazarı olduğunun kanıtı olduğu gibi ne kadar iyi müzisyen ve icracı olduklarının da kanıtıdır.

Albümde yer alan Almost Cut My Hair ise, bir David Crosby alamet-i farikası olarak benim için ayrı bir önem taşır.

David Crosby’nin “Şimdiye kadar yazdığım en çocukça sözler dizisiydi; ama belirli bir duygusal etkisi var, buna hiç şüphe yok…” şeklinde ifade ettiği şarkı, dönemin ruhuna uygun olarak onun hayata bakışının, aslında başka bir ifadeyle muhalif tavrının en büyük simgesidir. Bu muhalif bakış, Crosby’nin şarkıya özel gırtlaktan gelen vokal performansı ile daha bir belirgin hale gelir.

Almost Cut My Hair’in bir diğer özelliği de, albümde yer alan diğer şarkıların aksine dörtlünün, ayrıca davulcu Dallas Taylor ve basçı Greg Reeves’in katılımıyla aynı oturumda kaydedilmiş olmasıdır.

Şarkıyı buraya bırakalım ve siz bir yandan bu şarkıyı dinlerken biz de devam edelim.

Belki de 1960’ların en simge isimlerinden biri olan ve Almost Cut My Hear şarkısının yazarı David Crosby’i 2023 yılının hemen başında 81 yaşındayken yitirdik.

Crosby, 1941’de Los Angeles’ta doğdu ve 1960’ların sonlarında, Batı Hollywood’da Lookout Dağı’nın eteklerindeki ormanlık, bohem bir yerleşim bölgesi Laurel Canyon‘da doğan sanat sahnesinin en önemli kahramanlarından birisi olarak rock tarihindeki yerini aldı.

Mamas and Papas’ın Mama Cass’i (Cass Elliot), Joni Mitchell, Frank Zappa, The Doors’un Jim Morrison’u, Carole King, The Byrds üyeleri, Buffalo Springfield üyeleri Stephen Stills, David Crosby, Neil Young, Buffalo Springfield, Canned Head grubu üyeleri, John Mayall, Eagles’ın üyeleri# James Taylor, Jackson Browne, Bonnie Raitt, Monkees grubunun iki elemanı Micky Dolenz ve Peter Tork’u aynı dönemde Laurel Canyon’da yeşeren muhalif kültürün diğer önemli isimlerinden bazıları.

David Crosby, yukarıda yer verdiğimiz isimlerin bir çoğundan çok ayrıcalıklıydı. Çünkü seçkin bir aileden geliyordu. Babası Floyd Crosby Akademi ödüllü bir sinemacıydı.

Bu ortamda, hayatının merkezine müziği alarak üniversiteyi bırakıp kariyerine 1965’te, bir Bob Dylan yorumu olan Mr. Tambourine Man şarkısı ile zirveye ulaşan The Byrds kurucu üyesi olarak başlamıştı. David Crosby’nin grup ile birlikte yaptığı bir diğer şarkı ise Eight Miles High oldu. Ancak, 1967 Mayıs’ında grupla birlikte sahnedeyken şarkı aralarında sergilediği politik tavır ve sonrasında Buffalo Springfield topluluğunda Neil Young’ın yerini alması onun Byrds’den atılması sonucunu doğuracaktı.

Crosby kariyerine Buffalo Springfield’den Stephen Stills ve The Hollies’den Graham Nash ile birlikte kurdukları süper grup ile devam edecekti. Bu birliktelik sonucu oluşan grup adını Crosby, Stills and Nash olarak bu üç ismin soyadından aldı ve ilk albüm 1969 tarihli aynı isimli albümdü. Albüm, yaklaşık 40 dakikalık süresiyle gerçek bir başyapıttı.

David Crosby’nin solo çalışmalarının ilk durağı ise If I Could Only Remember My Name adını taşıyor. Bu albüm bir varoluş albümü; çünkü kız arkadaşını bir trafik kazasında yitirmesinin ardından ortaya çıkıyor. Dolayısıyla kişisel olarak yaşadığı bu trajediden bir çıkış olarak bu albüme sığınan David Crosby’ye en büyük destek rock tarihinin bir o kadar efsane isimlerinden geliyor. Bu kapsamda topluluk arkadaşları Stephen Stills, Graham Nash, Neil Young’ın yanı sıra Jerry Garcia, Joni Mitchell, Grace Slick hemen bir çırpıda aklımıza gelen bazı isimler. Albümün zirve noktası ise pek tabi Laughing isimli şarkı. Evet, dolayısıyla melodik yapısı, şarkı yazarlığı ve vokalleri ile bir başyapıt olarak rock tarihinde çok farklı yere sahip bu albüm.

David Crosby, yalnızca müziğiyle değil özel yaşamı ile de irdelenmesi gereken bir isim.

David Crosby, “Benim derdim içerik, şarkılarım hep bir şeyler anlatır.” sözüne uygun olarak şekillendirdiği ve yukarıda ayrıntılı olarak anlattığımız müzikal kariyerine paralel olarak her daim aktivist olarak dikkat çekiyor.

Gençlik yıllarından itibaren uyuşturucuyla iç içe; kız arkadaşını bir trafik kazasında kaybetmesi bu bağımlılığının devam etmesinin en büyük etkeni. 1982 yılında uyuşturucu kullanmak ve silah bulundurmak suçları ile kamuoyunun gündemindeydi. Yine; 1994 yılında karaciğer nakli yapılan David Crosby, her şeye rağmen ayakta kalmayı ve uzun aralıklarla da olsa albüm çıkarmaya devam etti.

David Crosby’yi gündeme taşıyan bir başka olay ise, lezbiyen olan Melissa Etheridge için sperm donörü olmasıydı. 1990’ların bu büyük sırrı 2000 yılında Rolling Stone dergisinin kapak yaptığı bir haberle açıklığa kavuşmuştu. Crosby’nin sperm donörü olma önerisinin eşi Jane’e ait olması ise gerçekten bu olaydaki ilginç ayrıntılardan biriydi.

Jane, bir tatilde tanıştığı Melisa Etheridge ve Cyphe çifti arasındaki aşka inancı ve samimi çocuk özlemlerine tanıklık yapması üzerine eşi David Crosby’ya bu öneriyi götürmüş; ondan da olumlu yanıt almıştı.

1960’ların hippi hareketinin simge bir ismi olarak David Crosby’nin, bu ilişkinin kendisini de etkilediğini; ayrıca, lezbiyenlerin de bir ailesi olabileceği fikrine katkıda bulunmak için öneriye olumlu yaklaştığını ve bu nedenle donör olmayı kabul ettiğini de belirtelim.

David Crosby, Etheridge ve Cypher çiftinin oğlu Beckett ve kızı Bailey Jain’in biyolojik babasıydı. Ancak; ne yazık ki büyük oğlu Beckett, 2020 yılında henüz 21 yaşında uyuşturucudan hayatını yitirecekti.

Evet; 2020 yılı David Crosby için hiç iyi bir yıl olmadı. Oğlunu kaybetmek onu gerçekten çok üzdü. Aynı yıl dünya gündemine bir anda oturan pandemi turne programının durmasına yol açtı. Oysa maddi durumu iyi değildi ve paraya ihtiyacı vardı. Bankaya olan borçları nedeniyle evini kaybetme endişesi yaşadı. Yine sağlık sorunları nedeniyle gitar çalmakta da zorlanıyordu.

İşte tüm bu sıkıntılar içerisinde, ilk solo albümünde olduğu gibi şarkılara sığınacak ve bunun sonucunda 2021 yılının Temmuz ayında yepyeni şarkılardan oluşan bir albüm ortaya çıkacaktı. For Free adını taşıyan bu albüm, yaşadığı bunca sıkıntıya karşın neşeli ve bir o kadar umut dolu şarkılardan oluşuyordu. David Crosby, “Zor zamanlar geçiriyordum… Bana güç veren, canlandıran ve iyi hissettiren bir şeye gereksinim duyuyordum. Benim hayatımı kurtardı.” diyordu bu albüm için.

Bu albümde son dönemde çıkardığı albümlerde de yanı başında olan oğlu James Raymond yine en önemli destekçisiydi. Pandeminin en yoğun olduğu dönemde Raymod’un garajında oluştu albüm. Crosby, “harika bir kimyamız var” diyordu Raymond için ve ekliyordu “onun benim oğlum olduğuna inanamıyorum. Bu albüm onun ne kadar iyi bir şarkı yazarı olduğunun da kanıtı…”

Albüme ismini veren şarkı ise eski bir sevgiliye, Joni Mitchell’e aitti.

For Free ile geçmiş günlere, Laurel Canyon’a özlemini dile getiriyordu belki de…

Evet; geçtiğimiz ay yitirdik rock tarihinin bu huysuz ihtiyarını, Huysuzluğu bize geçerli değildi tabii ki. Muhalif tavrı, şarkı yazarlığı ve o yumuşacık sesiyle her daim bir o kadar da değerliydi benim için. Doğum tarihim itibarıyla biraz geç yakalamıştım ama sonrasında hep yanı başımda olmuştu.

Senin adını her daim hatırlayacağım David Crosby…

Bülent Seyitdanlıoğlu

Bülent Seyitdanlıoğlu, hakim emeklisi bir hukukçu ve her şeyden önce iyi bir müzik dinleyicisi. 9 yıldan bu yana Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri isimli programı hazırlıyor ve sunuyor. Rock'n'roll'un bir yaşam tarzı olduğuna inancı ise sonsuz. Ona göre müzik büyük bir disiplin ve ciddiyet demek.

Bülent Seyitdanlıoğlu 'in 21 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Bülent Seyitdanlıoğlu ait tüm yazıları gör

2 thoughts on “Ardından: David Crosby

  • 27 Şubat, 2023 tarihinde, saat 18:31
    Permalink

    Bu güzel şarkıları Bülent beyin yazılarını okurken dinlemek çok keyifli, emeğinize sağlık:)

    Yanıtla
    • 28 Şubat, 2023 tarihinde, saat 13:51
      Permalink

      Büşra Hanım ćok çok teşekkürler…Çok naziksin…Her zaman yanınızda rock’n’roll olsun…

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir