Ahmet Berker

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Cazla ilintinizi belirtebilir misiniz?

Müziğe ilkokul döneminde piyano ve akordeon dersleri alarak başladım. Gazi Eğitim Fakültesi Müzik (piyano) bölümünü bitirdim ve TRT bünyesinde göreve başladım. 1976 yılından itibaren caz, klasik müzik ve hafif müzik programları yaptım, yurt içi ve yurt dışı konserler verdim. Aktif olarak sahne yaşamında devam ediyorum. 2006 yılında TRT’den emekli olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Caz Ana Sanat Dalı bünyesinde piyano, caz teorisi ve caz tarihi dallarında öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladım; halen bu görevimi sürdürüyorum.

Özetle, 70’li yılların başında caz müziği ile ilgilenmeye başladım ve caz müzisyeni olmaya karar verdim, diyebilirim.

Dinlediğiniz ya da sizde iz bırakan ilk caz albümünü hatırlıyor musunuz?

O yıllarda beni çok etkileyen ilk caz albümü İspanyol asıllı piyanist Tete Montoliu oldu. Rahmetli duayen caz muzisyeni Erol Pekcan bana Tete Montolui’nin, standartların da yer aldığı bir albümünü kaydedip vermişti; bu albümden cok etkilenmiştim.

Cazın yaşamınızdaki anlamı nedir?

Caz Müziğin yaşamındaki anlamı çok büyük; şöyle söyleyeyim; kısaca caz çalmadan ve dinlemeden yaşayamam herhalde.

Sizce caz diğer müzik türlerinden hangi yönleriyle farklıdır? Farklı mıdır?

Caz müziği başlı başına bir sanat müziğidir, orjinaldir ve evrenseldir. Diğer müzik türlerinden çok farklıdır; doğaçlama esas olduğuna göre kısaca çalanların duygularını yansıtır. Üslup, caz armonisi ve doğaçlama, cazı diğer müzik türlerinden çok farklı bir yere getirir.

Sizce caz diğer müzik türlerinden üstün müdür? Neden?

Caz müziği diğer müzik türlerinden daha üstündür demek doğru değil. Her müzik türünün sanatsal açıdan birbirinden farklı zorlu yönleri vardır.

Artık faal olmayan ya da ölmüş hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek isterdiniz?

Caz tarihinde en büyük teknikli pianist kabul edilen Art Tatum’u ve trio cazın büyük pianistlerinden Bill Evans’ı canlı dinlemek isterdim.

Faal olan hangi müzisyeni ya da grubu canlı dinlemek istersiniz?

Günümüzün en iyi pianistlerinden sayılan ve beni çok etkileyen Kenny Barron Trio’yu dinlemek isterdim.

Cazı bir enstrümanla özdeşleştirecek olsanız, bu, hangisi olurdu? Neden?

Sanırım benim için piano olurdu, çünkü bu belkemigi enstrümanın caz müziğinde gerekli her şeyi verebildigini biliyoruz.

Yapılması kolay değil, biliyoruz; ama tarifinin yapılması gerekirse, caz nedir?

Caz, caza gönül vermiş, müzisyen olmuş veya olmamış herkes için bir yaşam tarzıdır.

Sınırsız bütçeniz olsa cazla ilintili ne yapmak isterdiniz?

Sınırsız bütçem olsa caz sanatının icra edildiği büyük bir müzikhol açıp her akşam farklı müzisyenlerin yer aldığı etkinlikler yapardım.

Dark Blue Notes

Editor

Dark Blue Notes 'in 55 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Dark Blue Notes ait tüm yazıları gör

2 thoughts on “Ahmet Berker

  • 5 Kasım, 2022 tarihinde, saat 19:12
    Permalink

    Bana göre geçmişin 4 efsane programlarından birisi de Caz Panoramasıydı. Diğerleri Pop ve Caz Dünyası (Teoman Baber), Şu Caz Dedikleri (Ali Sönmez), Günümüzde Caz, Ekinoks v.d (Hülya Tunçağ). Daha eskiye gidersek Erol Tulay’ı da zikretmek gerekir. Bu programlar sayesinde caz müziğini en geniş yelpazede tanımış oldum. Yani Radyo3 hem klasik hem de modern cazın en güzel örneklerini benim gibi meraklı dinleyicilere ulaştırmıştır. Ali Sönmez hariç hepsiyle de tanışma şansım olmuştu. Bu programların sinyal müzikleri de muhteşemdir. Hepsini kasetlerde hala saklarım. Sandıklar dolusu radyo caz kayıtları içeren kasetleri hala saklarım. Ben mezara onlar çöpe yani. Günümüzde Caz’ın sinyal müziğini sorduğumda Hülya hanımın hatırlayamadım demesi beni çok üzmüştür. Sos. medyadaki jazz gruplarından da bilen çıkmadı maalesef.

    Yanıtla
    • 6 Ocak, 2024 tarihinde, saat 02:19
      Permalink

      Keşke o programların sinyal müziklerini ve anonsları paylaşsanız. Erol tulay, aykut sporel gibi

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir