Henry Threadgill, Vijay Iyer ve Dafnis Prieto’nun Fifteen albümü,  on beş yıldır zaman zaman aynı sahnede buluşan üç müzisyenin, bugüne kadar stüdyoya taşımadıkları uzun müzikal ilişkilerinin ilk kaydı. 21 Ağustos 2026’da Nonesuch Records etiketiyle yayımlanan albümün adı bu yüzden “Fifteen.” Üçlü yıllardır var. Arada bir birlikte çalıyorlar. Birbirlerinin müzikal diline hakimler. Kasım 2025’te New York’taki Oktaven Audio’da geçirilen iki gün, bu uzun hikâyeyi sonunda kayda dönüştürdü.

Hikâye 2010’ların başında New York’taki The Jazz Gallery’ye uzanıyor. Mekânın sanat direktörü Rio Sakairi’nin düzenlediği yardım konserlerinden birinde Henry Threadgill, Iyer ve Prieto aynı sahnede buluşuyor. Üç müzisyen birbirlerine yabancı değiller. Özellikle Threadgill ile Küba doğumlu davulcu Dafnis Prieto’nun ilişkisi 1990’ların sonlarına kadar gidiyor. Alto saksofon/flüt, piyano ve davuldan oluşan bu alışılmadık üçlü, o gece başka türlü çalışıyor. Sonrasında Jazz Gallery’de yeniden buluşuyorlar. Amerika’da ve başka ülkelerde konserler veriyorlar. Grup, düzenli turneye çıkan ve peş peşe albüm yayımlayan klasik bir caz topluluğuna dönüşmüyor. Yıllarca daha çok onları sahnede görmüş insanların hafızasında yaşayan bir trio olarak kalıyor.

Henry Threadgill, Vijay Iyer ve Dafnis Prieto

Fifteen albümünün en belirgin özelliği enstrümantasyonunda gizli. Henry Threadgill alto saksofon ve flütte, Vijay Iyer piyanoda, Dafnis Prieto davulda. Bas yok. Cazın armonik ve ritmik zeminini çoğu zaman taşıyan kontrbasın ortadan çekilmesi, üç müzisyene olağanüstü geniş bir hareket alanı bırakıyor. Iyer’in sol eli bu boşluğa giriyor, Prieto’nun bas davulu ağırlık merkezini değiştiriyor. Threadgill melodinin üzerinde durmak yerine müziğin boşluklarına yerleşebiliyor. Fifteen ritmik olarak son derece güçlü, şaşırtıcı biçimde havadar bir albüm olarak ortaya çıkıyor.

Threadgill’in müzik anlayışı, bu yapıya aşina. 82 yaşındaki Chicago doğumlu müzisyen, AACM (Association for the Advancement of Creative Musicians) çevresinden başlayıp yarım yüzyılı aşan kariyeri boyunca alışılmış caz kadrolarını defalarca bozdu. Very Very Circus’ta iki tuba ve iki elektro gitar gibi sıra dışı kombinasyonlar kullandı. Zooid ile armoni ve doğaçlamanın çalışma biçimini yeniden düşündü. 2016’da In for a Penny, In for a Pound ile Pulitzer Müzik Ödülü’nü kazandı. Son yıllarda büyük ölçekli kompozisyonları ve besteciliği icracılığının önüne geçmişken, Fifteen onu yeniden alto saksofonu ve flütüyle müziğin tam ortasında duymamızı sağlıyor.

Vijay Iyer ise çağdaş cazın ritim konusunda en meraklı piyanist ve bestecilerinden biri. Matematiksel denebilecek yapıları groove duygusunu kaybetmeden kurabilmesi, hip-hop’tan elektronik müziğe, modern klasik müzikten Hint ritmik düşüncesine kadar uzanan geniş ilgi alanı uzun zamandır müziğinin karakterini belirliyor. Albümün prodüktörlüğünü de üstlenen Iyer’in Fifteendaki rolü, Threadgill’in parçalı melodik diliyle Prieto’nun sürekli değişen ritmik dünyası arasında gerektiğinde köprü, gerektiğinde üçüncü bir karşı kuvvet olmak.

Dafnis Prieto ise bu üçgenin ritmik motoru. Küba’da yetişip 1999’da New York’a yerleşen Prieto, Afro-Küba ritimlerini çağdaş cazın karmaşık metrik yapılarıyla buluşturan önemli besteci ve grup liderlerinden. Back to the Sunset ile 2019’da En İyi Latin Caz Albümü dalında Grammy kazandı. Fifteende yaptığı zamanı bükmek, bölmek ve gerektiğinde ortadan kaldırmak. Bu nedenle albümde ritim sabit bir zemin olmaktan çıkıp üç müzisyen arasındaki konuşmanın kendisine dönüşüyor.

Albümde sekiz beste var. Besteler demokratik biçimde paylaşılıyor. Henry Threadgill “Trio Piece”, “Last Night” ve “Where Coconuts Fall”ı; Iyer “I Wanted a Map”, “Fire City” ve “Perfect Victims”ı; Prieto ise “Gently Trapped” ve “On the Way”i getiriyor. Bu dağılım önemli, çünkü Fifteen hiçbir noktada “Henry Threadgill ve eşlikçileri” gibi işlemiyor. Üç lider, üç besteci ve üç ayrı müzikal imza var. Threadgill’in söylediği gibi, besteci değiştiğinde müziğin dünyası da değişiyor.

Açılıştaki “Trio Piece” bu ilişkinin nasıl çalıştığını hemen gösteriyor. Threadgill’in flütüyle başlayan parçada Iyer ve Prieto asimetrik hareketlerle müziğin yönünü sürekli değiştiriyor. “Where Coconuts Fall” daha seyrek ve boşluklu bir dünya açarken Iyer’in “I Wanted a Map”i albümün ileri doğru hareket eden parçalarından biri. Parçanın adı şair ve sosyolog Eve L. Ewing’in bir şiirinden geliyor. Müziğin giderek büyüyen, dinleyiciye tam anlamıyla güvenli bir yön göstermeyen yapısı düşünüldüğünde başlık ayrıca anlam kazanıyor.

Prieto’nun bestelerinde ise ritmik hafızası daha belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Özellikle albümü kapatan “On the Way”de Küba ve Latin müziklerinin hareket duygusu yüzeye çıkıyor. Prieto ritmi kurduğu anda bozabiliyor, Iyer armonik merkezi değiştirebiliyor, Threadgill birkaç kısa alto cümlesiyle müziğin yönünü başka tarafa çevirebiliyor. Üçlü arasındaki on beş yıllık tanışıklığın sonucu olarak, birbirlerinin nereye gidebileceğini biliyorlar.

Fifteen’i free jazz başlığı altına koymak istemiyorum. Avant-garde jazz, contemporary jazz ve creative improvised music arasında dolaşıyor. Bestelenmiş yapılar, ritmik hücreler ve oldukça güçlü bir groove duygusu sürekli mevcut. Threadgill’in daha büyük ve yoğun kompozisyonlarının yanında buradaki müzik daha çıplak. Üç müzisyen arasında saklanacak fazla yer olmadığı için de her hareket duyuluyor.

Albüm 15–16 Kasım 2025’te Mount Vernon, New York’taki Oktaven Audio’da kaydedildi. Prodüktörlüğünü Vijay Iyer üstlenirken kayıt ve miks Ryan Streber, mastering ise Mike Fossenkemper tarafından yapıldı. Üstelik Fifteen, Threadgill, Iyer ve Prieto’nun Nonesuch Records etiketi altında yayımlanan ilk albümü olma özelliğini de taşıyor.

Henry Threadgill

Bu üç müzisyen 2010’ların başında bir araya geldiklerinde hemen stüdyoya koşup birlikteliklerini hemen belgelemek istemediler. Konserler verdiler, ayrıldılar, başka projelere döndüler ve yeniden buluştular. Yıllar boyunca müzik kendi kendine olgunlaştı. Sonra on beş yıllık bir ilişkinin karşısına, iki günlük bir stüdyo zamanı koydular.

Fifteen üç büyük caz müzisyeninin yan yana geldiği gösterişli bir “all-star” albümünden çok daha fazlası. Birbirini uzun zamandır tanıyan üç bestecinin, basçının bile bulunmadığı açık bir alanda birbirlerine ne kadar güvenebileceklerini gösteren bir kayıt. Bazen on beş yıl boyunca söylenenlerin kayda geçmesi için gerçekten iki gün yetebiliyor. (Gülümsüyorum.) 

Dark Blue Notes’da Mine Gürevin
Dark Blue Notes’da Vitrin
Henry Threadgill resmi web sitesi
Vijay Iyer resmi web sitesi
Dafnis Prieto resmi web sitesi

Share.

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Exit mobile version